YÜKSEK ÖĞRETİMİN 2022 TRAJEDİSİ: NE OLACAK BU CİMRİ VAKIF ÜNİVERSİTELERİ VE YKS'DEN SIFIR ÇEKENLERİN

Micheal KUYUCU 24 Tem 2022

Bu hafta eğitim dünyası YKS 2022 Sınavının sonuçlarını tartışırken, üniversiteler de nasıl müşteri pardon, öğrenci alacaklarının hesaplarını yaptı.

Bu hafta eğitim dünyası YKS 2022 Sınavının sonuçlarını tartışırken, üniversiteler de nasıl müşteri pardon, öğrenci alacaklarının hesaplarını yaptı. Bu yıl üniversite giriş sınavında barajın kalkmış olması gündeme damga vurdu.

Eğitimin özelleşmesinin çürük meyveleri

Şunu tüm açık yüreklilikle söylemek istiyorum ki Türkiye’de üniversite eğitiminin özelleşmesi ile üniversiteli olmanın hiçbir değeri kalmadı. Üniversite diploması eski prestijini kaybetti. Liberal ekonomik sistem ile yönetilen bir ülke olduğumuz için özellikle 1980 yılından vahşi kapitalizm kendisini daha da çok gösterdi. Özal döneminde başlayan ve adına “vakıf üniversitesi” kılıfı uydurulan para ile eğitim veren özel üniversite sayısı son otuz yılda çığ gibi arttı. Sonuç: Bir sürü için boş üniversite.

Üniversite eğitimi bitti

Hem bir akademisyen olarak şahit oluyorum hem de dijital medyadan inceliyorum. Son dönemlerde bir Vakıf Üniversiteleri Dayanışma Meclisi adlı STK’nın sosyal medya iletilerini inceliyorum. Size de onları takip etmenizi tavsiye ediyorum. Türkiye’de paralı eğitim veren adı “vakıf üniversitesi” olan üniversitelerin öğrencilerine ders veren hocalarına yani akademisyenlerine uyguladığı vahşi kapitalist uygulamaları çok güzel anlatıyor. Bende bunları gördükçe ve yaşadıkça kendi kendime “üniversite eğitimi bitti” diyorum.

Üniversitelerin yüzde 80’i boş

Siz gazetelerde,  televizyonlarda orada burada madalyonun ön yüzünü görüyorsunuz. Yani fotoğrafın pembe yüzünü görüyorsunuz. Ama madalyonun arkası da var. Orada ne var biliyor musunuz? Mutsuz akademisyenler var, parasız, devletin resmi kanunla belirlediği maaşı alamayan hocalar var. O kadar komik maaşlar ve şartlar sunuyor ki üniversiteler hocalarına, öylesine ağır şartlar altında çalıştırıyorlar ki hocalarını bunu yaşamadan anlamak imkansız. Bugün tercih dönemlerinde size bangır bangır “en iyi biziz diyen” üniversitelerin, abartmıyorum yüzde 80-90’ı felaket durumda. Burada alınacak eğitimden hiçbir hayır gelmez. Hani sokakta ‘bir cacık olmaz’ derler ya, işte öyle!

Akademisyen = Kuntakine Kölesi

Ben de bir akademisyenim, üstelik naçizane Türkiye’de iletişim alanında aktif olarak çalışan, bir medya mücadelesi veren sektöründe üç aşağı beş yukarı bilinen bir akademisyenim. Vakıf üniversiteleri ile öyle saçma sapan ticari diyaloglar yaşıyorum ki “şaka gibi” size anlatsam Kemal Sunal filmi çıkar. Üniversite tercih yapacak olan gençlere çok samimi ve açık bir şey söylemek istiyorum: Size “en iyi akademik kadro bizde” diyen her on üniversiteden sekiz tanesinin akademik kadro filan umurunda bile değil. Onların gözünde akademik kadro 1977 yılında çekilen ve bir dönem ülkemizde de popüler olan “Kökler” dizisindeki kuntakilerden fark sız !

Bu nedenle bu yıl para karşılığı eğitim verecek üniversitelere kayıt yaptırmak isteyenler çok dikkat etsin. Orada öyle size anlatıldığı gibi güzel bir dünya yok. Paralı eğitim veren üniversitelerin ortalama yüzde onu, taş çatlasa yüzde yirmisi hakkı ile eğitim veriyor. Özellikle İstanbul piyasası felaket durumda. Bu nedenle tercih yaparken gençler İstanbul’daki vakıf üniversiteleri ile ilgili çok titiz davranmalı. Öncelik devlet üniversitesi olmalı. Puanlar yetmiyorsa o zaman vakıf üniversitelerine yönelmeli ve  çok ama çok dikkatli seçim yapılmalı.

Gelelim YKS sınavına

Bu YKS barajının kalkması için vakıf üniversitelerinin patronları çok baskı yaptı. Müşterilerinin artmasına bir çare olarak baktılar barajın kalkmasına. Çare olacak mı? Göreceğiz. Şu an matematiksel olarak Türkiye’deki tüm üniversitelere girebilecek kadar öğrenci var. Baraj yok, elenen nerdeyse yok kadar az. O elenenler de sıfır çekenler. O.5 adet soruya yani yarım soruya cevap veren herkes üniversiteli olabilir. Ama bir detayla: Parayı basarlarsa! 

Barajın artılarını daha göremedik ama olumsuz etkilerini hemen gördük. Puanlar yığıldı, başarı sıraları değişti. Aynı puanın milimetrik farkını alan öğrenciler birikti. Mesela atıyorum, 353.432 alan bir öğrenci varken 353.433 alan bir başka öğrenci var. Bu çocukların seçecekleri bölüme yerleşip yerleşmeyecekleri fotofinish  ile belli olacak.

İzlanda nüfusunun 9 katı kadar kişi sınava girdi

Neyse, bunlar teknik detaylar. Benim vurgu yapmak istediğim bir konu daha var. 2022 yılında YKS sınavına 3 milyon 243 bin 425 kişi girmiş. Bu inanılmaz bir rakam. Yunanistan nüfusunun üçte biri, İsviçre nüfusunun yüzde kırkı, Hollanda’nın nüfusunun yüzde yirmisi kadar bir kitleden bahsediyorum. İzlanda’nın nüfusunun dokuz katı kadar insan YKS sınavına girdi. Bu sayı yüksek öğretime olan talebi gösteriyor, bu sayı Türkiye’nin iş gücünün gösteriyor. Ama bu iş gücünün de kimse farkında değil. 

Bu SIFIRcılar kim?

Dönelim konumuza. Bu sınavda toplam 96 bin 518 kişi “SIFIR” puan aldı. Ben en çok buna takıldım. Temel matematikte 40 sorudan sınava girenlerin ortalaması 6,9 olmuş, Türkçe’de 40 sorudan ortalama yanıt sayısı 17.7 oldu konularına girmeyeceğim. Bu konuyu herkes tartıştı zaten, bu veriler eğitim sisteminde bir sorun olduğunu çok net gösteriyor. Benim kafama takılan bu sıfır çeken tayfa. 

Bir insan düşünün bir sınava giriyor, sınav test (yani cevapları kafadan da atabilirsin) ve bu sınavdan sıfır alıyor. Bir insanın bu YKS sınavından sıfır alması için ya okuma yazma bilmemesi lazım ya da hiç Türkçe bilmemesi lazım. Bu sınava bir Angolalıyı getirin oradaki temel matematik sorularından en az birini Türkçe bilmeden yapar. 

96 bin lise mezunu kara cahil mi?

Yani demek istediğim bu sınavda Türkçe bilginiz olmasa bile bir iki sayısal soru yapabilirsiniz. Ama 96 bin 518 öğrenci bunu yapamadı ve bu sınava girip sıfır puan aldı. Bunlar bunu nasıl başardı çok merak ediyorum. Okuma yazma bilmese zaten sınava girmez. Bir okul mezunu olmadığı için ÖSYM onu sınava almaz. Bu sıfır alan çocuklar en az lise mezunu gençler. Yıllardır eğitim alan hatta lise diploması almayı da başaran insanlar. 

Hadi bunların on bin tanesi soruların cevaplarını seçerken şıkları kaydırdı ve hatalı kodlama yaptı diyelim. Yine kurtarmıyor. Bir haftadır bu sıfır çekenlerin bunu nasıl başardığını anlamaya çalışıyorum ama bulamıyorum. Bunu size samimi olarak söylemek istiyorum bu sıfır alanların incelenmesi lazım. Bunun altında ne var? Bu sıfırcılar bunu nasıl başardılar? Bunda ÖSYM’nin suçu olabilir mi? Yoksa bu insanlar kara cahil mi?