O TÜRKİYE'NİN KEREMCEM'İ DÜNYANIN ATEŞ'İ

Micheal KUYUCU 05 Nis 2020

Keremcem ile hem yeni sinema projesini hem de müziğini konuştuk.

Müzik dünyasında on beş yılı devirdi. Şubat ayında yayınlanan “Gitmiş Çoktan” şarkısını beş yıldır bekletiyordu. Dizilerde yakaladığı başarı onun şöhretini Türkiye dışına taşıdı. Keremcem ile hem yeni sinema projesini hem de müziğini konuştuk.

“Bu klipte tek başıma yer aldım”

 “Gitmişsin Çoktan” klibimin yönetmeni aslında gitarın içine hapsolmuş bir Keremcem hayal etmiş. Teller falan hazırlattı “Allah Allah ne yapıyor acaba” diye düşündüm. Küçüklü büyüklü teller, siyah beyaz bir klip oldu. “Tek başına olacaksın” dedi. “Tamam” dedim pekiyi tek başıma olayım. Aşktan sonrasını anlatan bir klip. Gitarın tellerinin içine hapsolmuş, yalnızlığına takılı kalmış şarkının sözleri. “Sen gitmişsin çoktan ben geç fark ettim şaşkın hallerim ondan” diyen çok da güzel anlatan geri dönüşleri de çok güzel olan bir klip oldu.

“Dizilerin kamera arkası görüntülerini Youtube kanalıma koyacağım”

Bir Youtube kanalımla hiç ilgilenmemiştim 12 bin abonem falan vardı. Dizi çekerken yani “Kimse Bilmez”i çekerken oradaki karavanımdan şarkılar söylemeye başladım. Ben, arkadaşlarım, settekiler kostümcüsü, oyuncusu herkes şarkı söyledi. Dizilerim dünyada da seyredildiği bir anda aboneler artmaya başladı. Dört ayda 115 bin gibi bir rakama geldi.

Youtube çok ilginç bir yer. Amatör kayıtları, samimi kayıtları seviyor. Ama bir yandan bizim işimizin aslı şarkı söylemek ve oyunculuk yapmak olduğu için o şarkıları, aranje edilmiş şarkıları ve detaylı bir biçimde ve titizlikle çekilmiş video klipleri de koymak gerekiyor. Ben o kanalda o kadar özgür hissediyorum ki kendimi. Bir de oynadığım dizilerin kamera arkasını da çeken bir adamım. Bütün dizilerde, televizyonlarda çektiğimiz sahnelerin kamera arkaları da var. Şimdi yavaş yavaş onları da Youtube kanalıma koymaya başlayacağım.

“O Hayat Benim” dizisi çok ülkede yayınlandı

 “O Hayat Benim” dizisi dört sezon sürdü 131 bölüm sürdü. Dünyada pek çok ülkede yayınlandı. Tüm Güney Amerika’da, Endonezya, Orta Avrupa, Azerbaycan zaten Etiyopya’da konserler yaptım. Yurt dışında konser vermek çok güzel bir şey. Müzik ortak dildir diye bir laf vardır ya gerçekten öyle. Hatta Etiyopya’da komik bir şeyde yaşadım. “Kara Sevda”yı söylemeyi çok severim, sevgili rahmetli Barış Manço’nun şarkısı. Onun “Kara Sevda”sını söyledim. Sonra bir arkadaşım videoyu seyrederken “şey” dedi. “Ya kara kara insanlara kara sevda söylemişsin” falan, öyle esprili şeyler de oluyor konserlerde. Ateş olarak biliyor beni orada insanlar. Hayatlarındaki karakter Ateş ama fark etmez. Neredeyse yüzde 100 tanınırlığım vardı, sokağa çıktığım zaman bunu gözlemliyordum.

“Evlenmek için evlenmemeli”

Ben bir defa evlendim ve boşandım. Asla “asla” deme benim mottolarımdan biridir. Yani hayatın sizi nereye getirdiği önemli bir şeydir. Evlenmek için evlenmek değil dert. O ilişki o iki kişi arasında yaşanıyor. İlişki ve o sizi evliliğe veya uzun süreli evli olmadan bir birlikteliğe yönlendiriyor. Hiçbir şeyi zorlamamak lazım, hayatı zorlamamak lazım. Biraz geldiği gibi almak lazım.

“İnsanın foyası on beş yılda çıkar”

Magazinde yer almak için bir şey yapmıyorum. Nasıl yaşadığınız çok önemli, dinleyici ve izleyici sizin dürüstlüğünüzü veya yalan söyleyip söylemediğinizi anlıyor. O kadar zor değil bunu anlamak. Bir de on beş yıldır bu piyasanın içindeyim, hep onu söylüyorum, hani 15 yıl olmadığın bir insan gibi davranmak kimsenin harcı değil. 15 senede çıkar insanın foyası. Eskiden bana şeyi sorarlardı: “Nasıl bu kadar efendi oluyorsun? Yok canım değilsindir” Artık yok öyle şeyler. Herkes anladı nasıl bir insan olduğumu.

Kürdi makamlı şarkılar Türk insanını çok etkilermiş. Bunu Cem Tuncer vardır ünlü gitarist bizde defalarca sahne aldık, onun bir üniversite tezi bu. Bir turne sırasında bu tezi anlatırken Aykut Gürel’e “bir dakika dedim ya Kürdi dediğin ne?” Gitarda gösterdi işte reminör, la minör, sol minör. Ben de böyle bir şarkı yapayım dedim ve “İmtihan”ı yaptım o konser turnesinde.

“Sinema filmim 29 Mayıs’ta vizyonda”

Ordu’da bir sineme filmi çektik. Bir romantik komedi, “Kimse Bilmez” bittikten sonra “artık müzik yapacağım” dedim ve şu an yayınlanan “Gitmişsin Çoktan” şarkımı hazırladım, klibini çektim. Sonrasında bir sinema filmi teklifi geldi. Bir çocuk filmiydi. Türkiye’nin ilk reel animasyon filmiydi “İksir” isminde. Bu benim ilk gişe filmim öyle söyleyeyim. Ordu’da çekildi. Çok güzel bir aşk hikayesi. Aşk gemisi gibi. İçinde aslında değişik aşk hikayelerinin birbirleriyle bağlantılı olduğu bir film. Film eğer korona gündemi biterse 29 Mayıs’ta vizyona girecek.

“Dünyada yapılmamış bir proje geliyor”

Şu an bir sürpriz hazırlıyorum. Kariyerimin 15. yılındayım. Benim ilk şarkım “Nerelere Gideyim”in, ilk dizim “Aşk Oyunu”nun ve ona yaptığım şarkının “Kadife Kelepçe”nin 15’nci yılı. Onunla ilgili bir sürprizim var. Yine Youtube kanalımda olacak, müzikal bir sürpriz. Türkiye’de ve dünyada yapılmamış bir şey olacak.  Sonra da üçüncü şarkımız yayınlanacak.

“Hiç hırslı biri olmadım”

Ben hırslı biri değilim. Hırs işe yaradığı kadar iyidir, işine katkı sağlayacağı kadarı faydalı olur, ama hırslı bir insan hiç olmadım ve olmamaktan da çok memnunum. Çünkü hırs bıçak sırtı bir durum. Eğer hırsın ayarını bilemezseniz kötü bir tarafa götürebilir, görüyorum bazen. İşini en iyi şekilde yapmak ve kalbini temiz tutmak benim için yeterli. 

“Trend diye rap yapmak doğru değil”

Sentezleri seviyorum ben. Rap müziğin içinde de var. Rap müziğin yükselişini ben güzel buluyorum. Bir defa şiirin yükselişi demek bu. Sözün yükselişi demek. O genç arkadaşların çoğu düzenlemelerini de kendileri yapıyorlar. Çok sayıdalar piyasada yer arıyorlar kendilerine. Yabancı müzik radyoları bile onlara yer veriyor ki bu çok tatlı bir şey. Seversiniz veya sevmezsiniz rap zaten dünyada yükselişte, sözleri dinliyorsunuz ve yaratıcılık arttıran ilham veren bir müzik tarzı olduğu için destekliyorum tabi ki. Böyle bir şey yapar mısın diye sorular geliyor. Trend diye yapmak doğru değil bence.