TRT_Buyuk


YOLUNU BEKLER GİBİYİZ!

Fehmi KETENCİ 10 Ağu 2020

Sağlık Bakanı'nın açıkladığı günlük korona tablosu ile ilgili yorumlar, yayınlanan bu bilgilerin gerçeği yansıtmadığıyla ilgili söylenen endişelerin dile getirilişi, kitle iletişim araçlarına konuşan uzmanlarımızca yapılan yorumlar bile nerdeyse aynı.

       Şimdiye dek yazdıklarımız neredeyse hep aynı gibi. Sadece yazı içindeki bazı cümlelerin yerlerini değiştirerek yazdığımızda durumdan yansıyanları anlatabilmiş oluyoruz. Olanlara bakarsak; haberlere yansıyanlarda, ekranlara çıkan uzmanların pandemi dönemi ve salgınla ilgili söylediklerinde de pek farklılık yok gibidir. Değişen tek şey; günlük korona tablosunu bildirmek için akşam saatlerinde Sağlık Bakanı’nın attığı Twittler’deki içeriklerdir. Gerisi neredeyse aynı.

       Kısa ve net bilgileri yansıtan özetler bile aynı. Değişen tek şey, yoğun ilgi ve merakla beklenenler; tablolarda yer alan rakamların yansıttıklarıdır. On günü aşkın bir süredir vaka sayısı 1000’in altında, vefat eden hasta sayısı da 20’nin altında seyrediyor. Bayram sonrasındaki yukarı hareketlenmeler hariç.

      Sağlık Bakanı’nın açıkladığı günlük korona tablosu ile ilgili yorumlar, yayınlanan bu bilgilerin gerçeği yansıtmadığıyla ilgili söylenen endişelerin dile getirilişi, kitle iletişim araçlarına konuşan uzmanlarımızca yapılan yorumlar bile nerdeyse aynı.

     Ne söylenirse söylensin, bir gerçek var ki; Bilim Kurulu’ndan gelen bilgiler doğrultusunda Bakanlıkça açıklanan sonuçlar var ortada. Ve ne olursa olsun, resmi ağızlardan açıklanan bu bilgilere inanmak zorundayız. Aslolan ise, görevlerimizi eksiksiz, olabildiğince özenle yerine getirmeliyiz.

      Özellikle Anadolu’da bazı bölgelerde artma eğiliminde olan vaka sayılarıya ilgili olarak açıklamalar yapan Sağlık Bakanı’nın yanı sıra, Bilim Kurulu’ndaki Bazı Uzmanlar, bu artışın nedenleri ile ilgili yoğun ikazları var. Aşırı ve kontrolsüz normalleşme sonuçlarının  pandemi sürecini olumsuz etkileyebileceği konusunda endişelerini dile getiriyorlar.

      Bir yerlerde bir şeyler olduğu kesin. Pandemi dönemindeki durumu nedir, bunu net olarak bilemiyoruz ama, bu konu ile ilgili daha çok söylentilerin oluşturduğu iletişim kanallarının, özellikle kişisel bilgi aktarışları üzerine kurulu şehir efsanesine dönüşerek giderek yayıldığını, durumu önemini anlayabilmek adına çok etkin olmaya başladığını söyleyebiliriz.

      Buna Anadolu’dan gelen bilgileri eklemeliyiz. Artık telefonlarla iletilen bilgiler daha çok rağbet görmeye başladı. Durum neredeyse resmi kaynaklardan gelen bilgilerin çok ötesine taşındı.

      Bu arda dünyanın birçok yerinde, salgınla ilgili “ikinci dalga” söylentilerinin gündeme gelmeye başladığı, hele hele, Dünya Sağlık Örgütü’nden gelen resmi açıklamalardan, salgının oldukça ciddi bir konumda olduğunu herkes anlamalı

      Burada asıl öne çıkan, resmi makamlarca alınan ve mutlaka uygulanması istenen önlemleri en etkin uygulayabilecek olanların bizler olduğu gerçeğinin farkına varmalıyız. Hep söyleniyor, birçok kez yazdık.

      Şunları hiç aksatmadan ve ihmal etmeden mutlaka yapmalıyız;

      - Evden dışarı çıkarken mutlaka, takmamız gerektiği gibi; ağzımızı ve burnumuzu tamamen kapayacak şekilde maske takmalıyız.

      - Sokaktayken, sosyal mesafye mutlaka dikkat etmeliyiz.

      - Gerekmedikçe; kapalı, havasız ortamlara girmemeliyiz. Girersek de fazla kalmamalıyız.

      - Düğünlerde, toplu yemek organizasyonlarında, her ne şekilde olursa olsun, çok gerekmedikçe yoğun kalabalıkların olduğu; kutlamalar yapmamalı veya bu tür organizasyon ve toplantı ortamlarından uzak durmalıyız.

      - Hijyene dikkat etmeliyiz. Dezenfaktan ve limon kolonyası gibi temizleyici koryucuları mutlaka yanımızda bulundurmalıyız ve ellerimizi sık sık dezenfektan veya kolonya ile temizlemeliyiz. Fırsat bulabildiğimizde ise elimizi 15-20 saniye süreyle iyice sabunlayarak bol suyla yıkayarak temizlemeliyiz.     

      Durum bu haldeyken yapılacakların en önemlisi; alınan önlemlerin en etkin ve eksiksiz şekilde uygulanmasıdır. Pandemi döneminde en etkim mücadele bizlerin bireysel olarak yapacaklarımıza kalmıştır. Görünen o ki; salgın ile mücadeleden ancak böyle galip çıkabiliriz.

      Tüm bunları yaparken, salgının başlangıcından beri canlarını dişine takarak mücadele eden sağlıkçılarımıza da çok yardımcı olacağımızı unutmayalım.

      Var olan tehlikeyi görelim, önümüzde bir kritik dönem daha var. Bunu unutmayalım ve yapmamız gerekenleri ihmal etmeyelim. Emekler boşa gitmesin.

      Allah sağlık ordumuzun ve bizlerin yardımcısı olsun.