BU DEĞİŞİM NEREYE VARIR!

Fehmi KETENCİ 14 Haz 2018

Geçtiğimiz haftaki yazıma "Türk Sporu'nda Ali Koç Rüzgarı" başlığını atmış ve yazımı onun üzerine kurmuştum.

      Fenerbahçe’de olan önemli bir olayı yazılarıma aktamak pek de fazla abartı olarak görülmesin. Geçtiğimiz hafta Fenerbahçe’de yaşanan Başkanlık seçimi olayı, başlıkta verdiğim gibi, Türk Sporu’nda bir değişimin başlangıcı olarak değerlendirildiği için dikkat çekti ve bu konuda bir şeyler yazmak gereği doğmuştu. O nedenle de, bugünkü yazıma, geçen hafta yazdıklarımdan bir bölümünü aktararak devam etmek istedim.

      Yazıya yukarıdaki başlık altında ve şöyle başlamıştım;

      “Bir dönem mi sona erdi veya Fenerbahçe kendini bir başka görüntüsüyle mi takdim edecek..”
      “Ne olursa olsun, Fenerbahçeliler; bir dönemi kapatan yeni Başkanı Ali Koç'a “Merhaba” dedi. Dönemler değişir, Başkanlar yenilenir, ama Fenerbahçe bu kez başka bir Sarılacivert devrime start veriyor. Lider Başkan; bu kez tavrıyla, tarzıyla ve örnek kimliğiyle çok modern bir profil; Ali Koç. Yolu ve bahtı açık olsun. Bugün kaybeden Başkan Aziz Yıldırım için söyledikleri ise; Fenerbahçe terbiyesine, geleneğine çok yakışan sözlerdi…”
      “… Başkan Aziz Yıldırım Fenerbahçe için yaptıkları ile hep gönüllerde olacak, ne taraftar, ne de bundan böyle yönetime gelecekler, yapılanları asla unutmayacaktır. Başta yeni Başkan Ali Koç, bunun için en sağlam güvence olacaktır. Ve bunu başkanlık konuşmasında çok net dile getirmişti”.
      “Fenerbahçe geleneğine yakışan da buydu”.

      “Yeni Başkan Ali Koç, Fenerbahçe başta olmak üzere, Türk Spor Kamuoyundaki taraflı tarafsız herkeste hissedilen bir değişim rüzgarı estirdi. Bu, Aziz Yıldırım’ın sergilediği tek adamlığın yarattığı olumsuzluklar ve genele yayılan rahatsızlığın ortaya çıkardığı bir silkiniş miydi, yoksa; yeni Başkan Ali Koç’un sergilediği yapıcı, paylaşımcı ve de olaylara olumlu yaklaşımından mı kaynaklanıyordu bilinmez ama, toplumda olumlu karşılanan bir hareketti. Olaylara yaklaşımı, birleştirici tavrı, yıllardır Fenerbahçe’nin, başta ezeli rakipleri olmak üzere, diğer kulüplerle süregelen olumsuzlukların da giderek yumuşayacağı bir ortamın oluşmasına büyük katkı yapacaktır”.

      “Ali Koç şimdiye kadar ki birleştirici, kavgadan uzak, tavrı ve yaklaşımları ile Türk Sporuna önemli bir değişim ivmesi kazandıracağı düşüncesi şimdiden filizlenmeye başladı”.
      “Ali Koç yönetimindeki yeni Fenerbahçe merakla bekleniyor.”

      Burada bazı şeylerin değişebileceğini, Türk Sporunda neler yapılması gerektiğini gösteren bu yeni düzen sporumuzda gelecek için bir umut ışığı olarak görülebilir.

      Oldukça uzun bir süredir sporumuzun liderleri  durumunda olan ve sporumuzun marka olması konusunda örnek olması gerekenler, dünya futbolunda rekabet eden temsilcilerimiz olan bu takımlarımız arasında, sportif yarış dışına taşınan ve rekabetten ziyade tartışma ve kavgaya dönüşen bu ilişkilerin düzelmesi açısından da çok önemli bir gelişme olabilir bu değişim hareketi.

      O nedenle de; ta tabana kadar yayılan bu kısır çekişme ve kavgadan bıkan, taraflı tarafsız tüm sporseverlerin içindeki o kardeşçe rekabet duygularının harekete geçmesi için önemli olabilir, bu değişim bunun önünü açabilir, o kısır çekişmeler, kavgalar ortadan kalkabilir. Özellikle futbolumuzda giderek kangren haline dönüşen bu ayrışma ve kavgaya dönüşen rekabet ortamı onarılabilir.

      İşte o nedenle bugün bu konuyu bir kez daha buraya taşıma gereği duydum. Taraftarlık bu değildi. Takım tutma, çok farklı duyguların yaşandığı özel bir paylaşımdır. Özellikle bir temaşa sporu olan futbolun, taraftarlığın odaklandığı futbolumuzun bu güzel duyguları yaşamaya hakkı var.

      Umarı bu değişim buna vesile olur, başta futbolumuzu yönetenler olmak üzere hepimizin doğruyu görmesini sağlar ve futbolumuzdaki kavgayı, didişmeyi ortadan kaldırır.