VE SENARYODA BEKLENEN SON: AFGANİSTAN TALİBAN'IN KONTROLÜNDE

ABD, El Kaide Lideri Usame Bin Ladin'in etkisiz hale getirilmesi ile ABD'nin hedefine ulaştığını ve bu nedenle Afganistan için terörle savaş adı altında başlattıkları harekatın sona erdiğini, belirterek birkaç yıldır telaffuz ettikleri ülkeyi terk etmek kararını uygulamaya soktular

ABD, El Kaide Lideri Usame Bin Ladin’in etkisiz hale getirilmesi ile ABD’nin hedefine ulaştığını ve bu nedenle Afganistan için terörle savaş adı altında başlattıkları harekatın sona erdiğini, belirterek birkaç yıldır telaffuz ettikleri ülkeyi terk etmek kararını uygulamaya soktular. İlginçtir ABD’nin yönlendirmesi ile Afganistan’da görev alan NATO da hemen benzer bir kararı aldı. Ve ülkeyi hızlı bir şekilde terk etti. Bu durum, NATO’nun ABD tekelinde, ABD’nin bir güç aracı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. ABD olmadan bir hiç olan NATO. Rusya ve Çin, memnuniyetle izlemektedir muhtemelen bu gelişmeleri, batının övündüğü değerlerin içinin boş, bu değerler üzerinden batıya güvenenlerin sonunun kan, gözyaşı ve kaos olduğunu birkez daha gördüler.

BEKLENEN SON

Afganistan için beklenen son çok hızlı geldi. AB, Taliban tarafından kurulacak yeni yönetimin tanınmayacağını ifade ededursun, Taliban planlı bir strateji ile önce sınır kapılarını sonra tek tek il merkezlerini ele geçirdi. Bazı görüşlere göre ABD istihbaratının öngörmediği bir gelişme yaşandı, bazı görüşlere göre ise ABD tarafından yazılan senaryonun bir parçasıydı yaşananlar. Taliban’ın Kabil’e giriş öncesi ABD’nin B52 uçakları ile Taliban üzerine düzenlediği uyarı saldırısı ve ardından ABD askerlerine saldırı olursa karşılığının ağır olacağı söylemi de bu senaryonun bir parçası gibi görünüyor. Bu eylem ve söylemin ardından yumuşayan bir Taliban görmeye başladık. Ve final sahnesi çekilmeye başlanıldı, Afganistan Cumhurbaşkanı Gani, gemisini önce terk etti. Sahneyi tamamen Taliban’a devretti. Taliban bir strateji değişikliğine gitmedi aslında. Afganistan’ın diğer bölgeleri uluslararası kamuoyunun fazla ilgi odağı olmadı. Taliban’ın ne yaptığı, merkezi hükümetin nasıl mücadele ettiği/etmediği yansıtılmadı veya yansıtılamadı. Ancak,Kabil’de olacaklar Taliban’ın bugüne kadar kazanımları açısından önemliydi. Asıl sahneye yeni çıkıyordu. Batılı ülkeleri, Afganlıları ürkütmemek ve şirin görünmek istiyordu. Tanınma,mali yardım ve destek vb. nedenlerle.

TEKRAR TARİH SAHNESİNE

Artık Taliban, Afganistan İslam Emirliği’ni bir kez daha ilan etmeye çok yakın. 1996 yılında Muhammed Ömer'in meclis tarafından Burhaneddin Rabbani yerine emir seçilmesiyle kurulan Emirlik ABD’nin Afganistan’a müdahalesi ile başlayan savaşta Kabil’in kaybedilmesi ile 13 Kasım 2001 tarihinde sona ermişti. İlan edilmesi ile Pakistan ve Suudi Arabistan tarafından tanınan Emirlik tekrar tarih sahnesine çıkmaya daha güçlü olarak hazırlanıyor. Taliban tarafından gündeme getirilen geniş bir mutabakat hükümeti oluşturulması ve Başbakanlığa şimdiki İçişleri Bakanı’nın getirilmesi fikri dahi Taliban stratejisinin bir parçası. Nasıl yapılacağı belli olmayan Anayasa ve seçim sonrası Taliban hızla ülkeyi kendi ideolojisi doğrultusunda şekillendirmeye başlayacaktır.

Biden, 300 bin asker  eğittiklerini, artık Afganlıların ülkelerine sahip çıkmaları ve ülkeleri için mücadele etmeleri gerektiğini belirtmişti birkaç gün önce. Kağıt üzerinde evet. Eksik olan vatan, millet kavramları, silah arkadaşlığı gibi değerlerin zaman içinde paslanması, yolsuzluk, rüşvet ve her türlü kaçakçılığın bu değerlerin yerini almasıdır. Firar, Taliban saflarına geçenler, göç  vb. nedenlerle Afganistan’da şeklen bir askeri güç ve polis olsa da sahada asla karşılığı olmamıştır. ABD tarafından ödenen aylık ücreti almak için sahte isimlerle üretilen bir güç vardı sahada. Yani kağıttan kaplan. Maddi nedenlerle hemen saf değiştirmeye hazır bir güç. ABD aslında bu sahneyi çok defa yaşamış olmasına, eğittiği askerlerden ordu oluşturulmayacağını öngörmesine rağmen kamuoyu açısından yoluna devam etti. Böylelikle Taliban neden başarılı oldu? sorusunun ABD açısından cevabı da kolay oldu. Afganlıları eğittik, donattık, araç ve gerçelerini verdik, Ancak onlar Ülkeleri için savaşmadılar, biz çok kayıp verdik, çok para harcadık (yaklaşık 88 milyar dolar) dediler. Ülkeyi kaosa sürüklediler ve ardından nedenini hemen buldular. Suçlu Afganlılardı. Taliban ile mücadelede önem taşıyan Afgan Hava Kuvvetlerine ait pilotlar Taliban tarafından etkisiz hale getirilirken, pilotsuzluk ve bakım eksikiği nedeniyle hava kuvvetleri uçamaz hale getirildi. Bu önemli eksiklik giderilemedi ve pilotlar korunamadı.

BU RESMİ GÖRDÜK

Taliban’ın elindeki silah ve araçlar, Afgan Silahlı Kuvvetleri’nin elindekilerle boy ölçüşemeyecek derecede basit. Zırhlı araçı, uçağı, hava savunma sistemi yok. Ancak, savaşçılarına iyi veya kötü bir ruh vermişler. Her türlü yokluğa rağmen bu ruh ile savaşma azmi oluşturmuşlar ve zafere ulaşmışlardır. Bu resmi, Irak-Şam Federe İslam Devleti (DEAŞ) adı altında Suriye ve Irak’ta da görmüştük. Afrika’nın Sahel bölgesinde de benzer bir yapı oluşturulmuş durumdadır. Kuzey Afrika Federe İslam Devleti. Bu tür yapıların sayısı artacak gibi görünmektedir. Görüldüğü gibi tank, top, hava kuvvetleri bu iş için yeterli olmamaktadır. Arkasına silah takılan ve personel bindirilen bir arazi aracı, telsiz, kaleşnikof piyade tüfeği ve roketatar. Bu silahlara birkaç çeşit daha ekleyebiliriz. Bu acı son, bu tür yapılarla  mücadele şeklinin artık  değiştirilmesi gerektiğini bir kez daha göstermiştir.