FIRAT HAVZASINDA BİR VAR OLMA MÜCADELESİ

Suriye'de 2011 yılında başlayan olaylar 8 yılda kanlı bir savaşa dönüşmüş durumda.

Türkiye açısından alanda bulunan ABD ve Batı destekli terör yapıları artık bir beka sorunu haline geldi. Suriye savaşı artık vekaletler üzerinden yürütülen mücadeleden öteye Türkiye’yi hedef alan çok uluslu bir projeye dönüştü. Gelin son tabloya bakalım;

Suriye Rejimi, SDG- PKK için "terörist ve suçlular" ifadesini kullanırken, PKK, Şam'ı kendilerini "dünya kamuoyuna yanlış tanıtmak“la suçladı. Şam, PKK'dan bütün toprakları almak isterken, PKK, kendisine yapılan bu "düşmanca tavrın" bitirilmesini istiyor.

İdlib de ise, Ankara zirvesi sonrası;

1-Ağır silahlardan arındırılmış bölge oluşturulacak.

2-Türk ve Rus askerlerin ortaklaşa gerçekleştireceği devriyelerin yapılacağı bölgeler belirlenecek.

3-Uluslararası terör listesinde bulunan kişiler uzaklaştırılacak.

4-Suriye Geçici Hükümeti bölgeye girecek ve hizmet verecek.

5-Anayasa komisyonunda nihayi aşamalar tamamlanacak.

6-Yeni seçim kanunu belirlenecek.

Bu yol haritası uygulanabilecek mi? Rejim son günlerde Halep –İdlib hattına sürekli milis güçlerini yolluyor. Burada Rusya’nın rejime vereceği askeri destek belirleyici olacak. İdlib’te Rusya’nın hava desteği olmazsa Rejim sonuç elde edemez.

MÜNBİÇ VE FIRAT’IN DOĞUSU

Terör yapısı PKK/YPG Suriye’de ABD desteği ile alan kontrolüne devam ediyor. Bu DEAŞ sonrası ikinci bir terör örgütünün alan kontrolü sağladığı bir durumun ortaya çıkması demek. Suriye devlet dışı aktörlerin ve terör yapılarının şehirleri ve yerleşim alanlarını kontrol ettiği bir alana dönmüş durumda. Bugün Kandilci kadroların kontrolünde olan DSG Halep’in ilçesi olan Münbiç’i, Rakka’yı, Haseki’yi ve Der Zor’u kontrol ediyor. Suriye’de örgüt 51 bin 657,72 km2 ülkenin yüzde 27,53’i elinde bulunduruyor. Bu alanda petrol, doğal gaz, barajlar ve su hatları ile ana karayolları da bulunuyor. PKK Türkiye-Suriye sınırında 440 km çizgide ABD himayesi altında bir “MANDA TERÖR YAPISI” oluşturdu. Örgüt ABD’nin gönderdiği tırlarla hem militanlarına bakıyor hem de güçleniyor. Başta iç sığınmacılar olmak üzere bölge halkından gelir elde ediyor. PKK elinde tuttuğu kontrol noktalarından araçların geçişinden de para topluyor. Yapısı PKK/YPG ABD desteği ile sözde DSG adı altında petrol ticaretinin yanı sıra uluslararası organ kaçakçılık örgütlerine kaynak teşkil ediyor. Örgüt özellikle savaş şartlarından yetim kalan çocukları kendi içindeki birimlerdeki ünitelerinde alıkoyarak organlarını alıyor. PKK bu yöntem ile elde ettiği organları organ kaçakçılığı şebekelerini satıyor. Bu olaylar bölgede bulunan ABD ve uluslararası koalisyonun gözü önünde oluyor. Yapısı PKK/YPG ABD desteği ile sözde DSG adı altında Irak ve Suriye’de yaşları 13-16 arasında değişen çocukları yapısına katarak insanlık suçu işiliyor. Bugün başta Irak’ta bulunan kampları olmak üzere Suriye’de Fırat’ın Doğusunda yüzlerce aileden çocuklar zorla alınarak terör kamplarına alındı. Euro-Mediterranean Human Rights Monitor, Terör örgütü YPG/PKK'nın Haseke'nin güneyinde bulunan el-Hol kampından yaşları 13-16 arasında 200 çocuğu çatışmalarda kullanmak için zorunlu eğitim kampına götürdüğünü açıkladı. Yine Türkiye’den kaçırılan çocuklar Suriye’ye bu kamplara getiriliyor. Örgüt eylemleri için insan kaynağını çocuklar ile temin etmeye çalışıyor. Şu an Rejim PKK’dan petrol almak zorunda çünkü yeterli petrolü yok. Fırat’ın doğusunda Heseke ve Kamışlı’da Şam’a bağlı askeri üsler var.

Liste uzun karşımızda sonlanmayan ve hep yeniden takvimlerin başladığı bir Suriye gerçeği Var. Günlere ve haftalara dayanan açıklamaları yaparken Türkiye milli ve yerli gücünü Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatlarında olduğu gibi Münbiç’ten başlayarak Fırat’ın doğusundaki tüm terör odaklarını temizleyerek göstermelidir. Bunu yapmazsak AMERİKAN MANDASI altında PKK terör örgütünün yönettiği bir kuzey Suriye karşımıza çıkar.