BİRİNCİ GELENEKSEL...

Sorgulama olmadığından sanırım bizde keyfe keder uygulamalar var. Bazı belediye başkanları seçilir seçilmez önceki başkanla anılan tüm etkinlikleri iptal etmekle işe başlıyor. Ekonomik zorluklar bahane edilerek, biz bu yıl bu organizasyonu yapamayız diyor.

Belediyeler, üniversiteler, federasyonlar, kamu veya özel kuruluşlar yapacakları ilk organizasyon, festival, kongre veya spor yarışmaları için kullandıkları başlıklara dikkat edenleriniz olmuştur. Hazırladıkları organizasyon duyuru afişlerine “BİRİNCİ….” veya daha da ileriye giderek “BİRİNCİ GELENEKSEL….” diyerek başlayan başlıkları kullandıklarını görüyoruz.

Belediye seçimleri sonrasındaki yeni yapılanmalara denk gelmesinden dolayı olsa gerek bu aralar daha da çok görmeye başladık. Daha ilkinde bu başlıkların yazılması hep tuhaf gelmiştir bana. Yahu hele siz bir tanesini yüzünüze gözünüze bulaştırmadan tam tamına yapın da ikincisi, üçüncü veya dördüncüsünü gelecek o yıllardan sonra yazmaya başlasanız daha iyi olmaz mı? Bu konudaki ısrarcılığın bana göre iki nedeni var:

Ya “Biz bu etkinlik için çok iddialı hazırlandık. Altyapısını öyle sağlam yaptık ki yıllarca sürecek ve kendinden söz ettirecek kalitededir. Onun için ilk yılında “BİRİNCİ…” dedik.” Yahut “Bu yıl öylesine başladık. Bizden çok iddialı bir etkinlik beklemeyin. Gelecek yıllarda daha büyüğünü yapmak için alt yapı olsun diye başlatıyoruz.” demektir bu.

Tamam başlatıyoruz ama kaç yıl daha devam edecek? Asıl marifet ilkleri yaptıktan sonraki istikrardadır. Yurt dışı örneklere baktığımızda kaçıncı yılda olduğunu başlığında değil de hikayesin de görürüz. Savaş, deprem vb. çok özel bir durum olmadığı müddetçe her yıl geleneksel dokusuna dokunmadan mutlaka yaparlar. Bilinir ki o etkinlik şehrin marka değeridir.

Sorgulama olmadığından sanırım bizde keyfe keder uygulamalar var. Bazı belediye başkanları seçilir seçilmez önceki başkanla anılan tüm etkinlikleri iptal etmekle işe başlıyor. Ekonomik zorluklar bahane edilerek, biz bu yıl bu organizasyonu yapamayız diyor. Salt sporla ilintili olmayıp kültürel tüm etkinlikler için geçerli bir uygulamadır bu.. Hele bir de siyasi olarak ters düşen bir yönetim devir almışsa tümden silinip atılması demektir bu. Ancak kendi siyasi görüşlerine yakın başka etkinliklere bütçe sağlıyor olmaları işten bile değil. Onlar için ekonomik dar boğaz sıkıntılar bahane değil. Oysa ki önceki belediye başkanı bu etkinliği markalaştırmak için belediye bütçesinden paralar harcamış olması ve hatta organizasyonu daha popüler hale getirmek için organizasyon öncesi veya sonrası konserler ile bayağı bir sermaye harcanmış olması da önemli değil. Bir belediye başkanının iki dudağı arasında maddi manevi yatırım yapılmış bir etkinlik silinip gidiyor. Kendilerine uygun yaptıkları şeyi de “1. Geleneksel……” olarak lanse etmek çok kolay…

Sporda da işler çok farklı değil. “55. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu”ndan sonra en istikrarlı yapılan yarışımız da eski ilçe kaymakamı Fatih Çiçekli’nin sağlam temeller üzerine başlattığı “10. Yenice Dağ Bisikleti Yarışı”dır. Bu yarışmanın bunca yıl devam ediyor olmasının nedeni olarak da Zeki Çaylı’nın üç dönemdir Belediye Başkanı olarak seçilmesidir. Ayrıca ilçede yaşayan ve bisiklet dünyasının duayenlerinden, eski Bisiklet Federasyonu Başkanlarından Ünal Tolun’un gayretleri ve bu anlamdaki mücadelesidir.

Aslında birçok ilimizde yarışlar yapılıyor üç, dört, beş defa yapıldıktan sonra bir belediye başkanı “Ben artık yokum.” dediğinde kendisine yaptırım uygulanamıyor. Aynı şekilde federasyon başkanı da “Ben bu yarışı başka şehre aldım.” dediğinde de yapılacak bir şey yok. Önceki yıllarda bu yarışı markalaştırmak için harcanan paraların hesabı ya önceki düzenleyenlerden ya da “Ben artık

düzenlemiyorum.” diyenden sorulmalıdır. Bütçe sorunu varsa o yıl uluslararası olmasın da ulusala çevir. Ulusal da eğer maliyetli ise yerel bir yarışı her durumda bir belediye rahatlıkla yapabilir. Bunlar olmalı ki 56., 57., 58. diyebilelim. Ekonominize göre sonraki yıllarda ulusala veya uluslararasına tekrardan geçersiniz. Biraz iyi niyet birazda vizyonla alakalı bir durum.

Bu konuda Devlet’in etik kurulları veya sporla ilgili olanları da Gençlik ve Spor Bakanlığı el atarak bazı organizasyonların kalıcı olmaları sağlanmalıdır. Kriterler konulur, standartlar getirilir ve her gelen yeni yönetim bölgeye ve ülkeye mal olan bu etkinliği sürdürerek “Gelenekselleşme” gelecek nesillere aktarılarak sürdürülmelidir.

Nice “Geleneksel” organizasyonları birlikte yaşamak dileğiyle…