YÜZLEŞME: BAŞINI KALDIR VE YÜZÜME BAK!

Faruk AKTAŞ 04 Ara 2019

19 yaşında Aşvak Hacı Hamid adlı bir genç kız, 5 yıl önce kendisini esir alan bir DEAŞ'lı teröristle yüzleştiriliyor.

Sokak gösterileriyle kan gölüne dönen Irak’ta bu günlerde yakın tarihimizin en ağır suçlarından birinin yargılanmaları yapılıyor.

DEAŞ’lı terörist mahkûmlar, esir alıp seks kölesi haline getirdikleri Ezidi kadınlarla, çocuk yaştaki genç kızlarla yüzleştiriliyor.

Bu yüzleştirmelerden birinin videosu bu hafta Irak Medya Ağı tarafından yayımlandı.

19 yaşında Aşvak Hacı Hamid adlı bir genç kız, 5 yıl önce kendisini esir alan bir DEAŞ’lı teröristle yüzleştiriliyor.

Bileklerindeki kelepçesi zincirle duvara bağlı, sarı mahkûm giysileri içinde 40’lı yaşlarda Ebu Humam kod adlı Muhammed Reşid isimli terörist boynunu bükmüş yutkunuyor.

Karşısındaki genç kız gözyaşları içinde, “Başını kaldır ve yüzüme bak! Bana tecavüz ettiğinde 14 yaşındaydım. Kızın, bacın yaşındaydım, bana nasıl kıydın? Sende hiç mi ahlak, vicdan yok? Hiç mi hissiyat yok? Hayatımı kararttın, hayallerimi çaldın” diye haykırıyor.

Genç kız bu sözleri söyledikten sonra düşüp bayılıyor.

Bu video paylaşıldıktan sonra kısa süre içinde tüm dünyada yüz binlerce kişi tarafından izleniyor.

Bu genç kızın haykırışları, dünyanın en masum ve mazlum topluluklarından biri olan Ezidilerin yakın geçmişte nasıl bir vahşetle karşılaştıklarını bir kez daha yüzümüze çarpıyor.

Terör örgütü DEAŞ, Haziran 2014’te Musul’u ele geçirmesinden kısa bir süre sonra Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin denetimindeki, Ezidilerin yaşadığı Sincar’a saldırmıştı. Birleşmiş Milletler’in verilerine göre DEAŞ, bu saldırı sırasında 5 binden fazla Ezidi erkeği öldürmüş, 7 bini aşkın kadın ve çocuk yaştaki genç kızı da seks kölesi yapmak için alıkoymuştu. 

DEAŞ’ın seks pazarlarında satışa çıkarılan bu kadınlar, kızlar ve çocuklar, insanlık tarihinin en utanç verici muamelelerine maruz kalmıştı.

Tüm dünya, DEAŞ’ın bu iğrenç yüzünü Nadia Murad adlı genç kızın teröristlerin elinden kaçıp kurtulmasının ardından yaşadıklarını anlatmasıyla öğrendi. Ezidi kadınların ve kızların sesi olan ve bu çabaları sayesinde 2018’de Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen Murad, geçtiğimiz Temmuz ayında Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile yaşadığı diyalog ile gündeme gelmişti.

Şimdi Irak’taki bu yüzleştirmeler İslam’ın adını kullanarak siyasi hedeflerine ulaşmaya çalışan bu vahşi terör örgütünün sapkın yüzünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

İslamofobik çevreler de bu teröristlerin Ezidi kadın ve çocuklar üzerinde uyguladıkları sapkınlıkları İslam’ı ve Müslümanları karalamak için kullanıyor.

2014’te DEAŞ’tan kaçan on binlerce Ezidiye ev sahipliği yaparak onlara sahip çıkan Türkiye, hem insanlık adına hem de İslamofobik çevrelerin bu hastalıklı ruh halleriyle İslam’ı ve Müslümanları karalama çabalarının önüne geçmek için DEAŞ mağduru bu kadınlara, genç kızlara da el uzatmalı.

Öte yandan yaklaşık 1.5 yıl DEAŞ’ın işgalinde kaldıktan sonra kurtarılan Sincar’a çöreklenen PKK, o tarihten bu yana burayı hem bir propaganda merkezi hem de yeni bir Kandil haline dönüştürmeye çalışıyor. Türkiye’nin Ezidilere, DEAŞ mağduru bu kadın ve çocuklara vereceği destek, PKK’nın buradaki varlığının sonlandırılması açısından da ayrıca önemli diye düşünüyorum.