BİR MODA HAREKETİ OLARAK AŞI KARŞITLIĞI

ERAY YAĞANAK 21 Ara 2020

Aşı karşıtları, insanı işlevsel ve araçsal olana indirgeyerek tüm insanlığın geleceğini tehlikeye attıklarının farkına bir an önce varmalılar.

Aşı karşıtları, insanı işlevsel ve araçsal olana indirgeyerek tüm insanlığın geleceğini tehlikeye attıklarının farkına bir an önce varmalılar.

Dünya neredeyse son bir yıldır küresel bir salgınla karşı karşıya. Bu salgınla birlikte demode olan tarihi bir protesto hareketi yeniden moda oldu. Bu bakımdan, moda olan ile demode olan arasında zamansal olarak doğrudan bir ilişki vardır. Zaman içinde moda olan ile demode birbirine karışır. Bu durum şaşılacak bir şey değil aslında. Bunun nedeni, moda ve demode arasındaki ilişkinin gerçekte ne olduğunun kimse tarafından bilinmiyor olmasıdır. Herhangi bir şeyin moda olduğunu söyleriz ama onun neden moda olduğu hakkında bir bilgimiz yoktur. Moda olanı kendimize yakıştırır, demode olanı ise yakıştırmayız. Bu bir tercih meselesidir ve bu tercihi hangi gerekçeyle yaptığımızı da çoğunlukla bilmeyiz. Aynı durum, son zamanlarda, dünyanın çeşitli bölgelerinde gördüğümüz aşı karşıtı hareketler için de geçerli. Aşı karşıtlığı da son zamanlarda moda oldu. Aşı karşıtları da aşıyı protesto ediyorlar ama onların da bu protestonun ne anlama geldiği konusunda bir bilgileri yok gibi görünüyor. Onların aşıya mı yoksa aşının küresel sermayenin bir oyunu olduğuna mı karşı geldikleri belirsiz. Bu nedenle, bu karşıtlığın zamansal olarak bir karşıtı da yok. Yani buradaki ilişki moda-demode arasında olan türden de değil. Moda olanı yaşantımızın bir parçası haline getirebilir, demode olanı ise yaşantımızdan çıkarabiliriz. Peki aşı karşıtlığı yaparak aşıyı yaşantımızın bir parçası olmaktan çıkarabilir miyiz? Diyelim ki çıkardık. Çıkardığımız şeyin kendi yaşamımız olduğunun farkında mıyız? Son zamanlarda yaşadığımız şey tam olarak bu. Aşı karşıtlarının farkına varamadıkları şey aşı yaptırmama tercihlerinin doğal sonucunun yaşamlarını yitirme tehlikesi olduğudur. Moda olan nesneleri yaşantımızın bir parçası olmaktan çıkarabilir, onların bizi kuşatmalarına, yönetmelerine karşı durabiliriz. Ancak aşı ile olan ilişkimiz moda veya demode olan herhangi bir nesneyle olan ilişkimize indirgenebilecek türden bir ilişki değildir. İnsanın aşıyla olan ilişkisi, gerçekte, insanın insanla olan ilişkisidir. Çünkü bu ilişkide insan insanla kuşatılmıştır; bir nesneyle değil. İşte tam da bu nokta insanın başka insanlara karşı sorumluluğunun ortaya çıktığı yerdir. Evet, ister moda ister demode olsun bir nesneye karşı sorumluluk hissetmeyiz. Peki aynı şey insanlarla olan ilişkilerimiz için de söylenebilir mi? Diğer insanlara karşı bir sorumluluğumuz yok mu? Mesela, herhangi aşı karşıtı biri, çocuğunun yaşamının bir aşıya bağlı olduğu söylendiğinde hâlâ aşı karşıtlığı yapabilecek midir? Aşı karşıtlarının birbirine karıştırdığı en önemli şeylerden bir diğeri de işlevsellik ve araçsallıktır. Nesneler hayatımızı kolaylaştıracak işleve ve güzelleştirecek araçsallığa sahiptir. Moda olan da demode olan da bizler için bir araçtır. Oysa insan başlı başına bir amaçtır. Aşı karşıtları insanı işlevsel ve araçsal olana indirgeyerek tüm insanlığın geleceğini tehlikeye attıklarının farkına bir an önce varmalılar. Daha açık bir deyişle, aşılar üretim-tüketim ilişkilerinin sağladığı özel faydaya indirgenebilecek nesneler değildir. Aşılar bir bütün olarak insan yaşamın sürdürülebilir olmasına yöneliktir. Dolayısıyla, moda ve demode arasındaki zamansallık yaşamın bütünü söz konusu olduğunda anlamını yitirir. Bu durum aşı karşıtları için de geçerlidir.