​AK PARTİ ERDOĞAN FAKTÖRÜ İLE AYAKTA

İlnur ÇEVİK 04 Mar 2017

Kamuoyu araştırmaları birer birer ortaya çıkarken geçmişte isabetli tahminleri ile tanınan kamuoyu araştırma kuruluşları Anayasa değişikliğinin yani Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin 16 Nisan referandumunda yüzde 59'a yakın bir oyla kabul edileceğini gösteriyor.

Kamuoyu araştırmaları birer birer ortaya çıkarken geçmişte isabetli tahminleri ile tanınan kamuoyu araştırma kuruluşları Anayasa değişikliğinin yani Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin 16 Nisan referandumunda yüzde 59’a yakın bir oyla kabul edileceğini gösteriyor.

En son araştırma 25 Şubat-2 Mart tarihleri arasında bu konuda kapsamlı araştırma yapan Mehmet Ali Kulat’ın MAK Danışmanlık Şirketine ait. Bu araştırmaya göre kamuoyuna katılanların yüzde 53’ü evet diyeceğim derken yüzde 37’si hayır diyecek. Yüzde on ise kararsız. Kararsızlar dağıtıldığı zaman ise evet diyeceklerin oranı yüzde 58,8’e yükseliyor…

Ama buna karşılık bugün seçim olsa oylarımız Ak Parti’ye diyenlerin oranı kararsızların matematiksel dağılımının sonunda 52,66. Buna karşılık CHP 24,45, MHP 13,35, HDP 7,78, diğerleri başlığı altıda diğer parti ve bağımsız adayların ise 2,22’de kaldığını görülüyor. MAK Danışmanlığın son 5 ayda peş peşe yaptığı araştırmalarda HDP % 10’luk baraja net olarak takılmış görülüyor. Yani yeni sistem 16 Nisan’da kabul edilirse bu yeni barajın kalkacağı bir seçim sistemi olacak buda HDP’ye yarayacak… Onlar hala “hayır” desin dursun…

Ama bu araştırmanın esas can alıcı noktası buna katılan seçmenlerin geçmişteki seçimlerde yüzde 75 oranında Ak Parti’ye oy vermiş olmaları ama bugün oy vermemeleri…

Türkiye'de oy kullanan her 4 seçmenden 3’ü son 15 yıldaki herhangi bir seçimde Ak Parti'ye oy verdim diyor ve bu seçimlere katılımın çok yüksek olduğu çok partili demokratik bir ülkede oluyor… Evet bu dünyada çok da örneği olmayan bir başarıdır. Ama aynı zamanda bugün için Ak Parti için düşündürücüdür… Halen Türkiye seçmeninin yarısının tercihi olmaya devam eden Ak Parti’ye geçmişte en az bir kere oy veren seçmenin önemli bir kısmının neden daha sonra başka partilere kaydığı irdelenmelidir.

Bu gelecek için de önemli çünkü gelecekte insanımız zaten cumhurbaşkanını seçerek istikrara oyunu verecek ama daha sonra milletvekillerini seçerken artık partinin TBMM’deki performansına bakacak… Yani işler epey karışabilir…