STRATEJİ BELGELERİNDE GÜÇ MÜCADELESİ

Küresel güçlerin ulusal güvenlik strateji belgelerini açık bir şekilde yayımlamaları güç mücadelesinin nasıl şekillenebileceği hakkında da bizlere bir fikir verebilmektedir.

Küresel güçlerin ulusal güvenlik strateji belgelerini açık bir şekilde yayımlamaları güç mücadelesinin nasıl şekillenebileceği hakkında da bizlere bir fikir verebilmektedir. En son Trump döneminde açıklanan ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi, Biden ile birlikte yenilenme aşamasına girmiştir. Rusya ve Çin, mevcut strateji belgelerini şimdilik muhafaza ederken, NATO 2030 vizyonu ile daha etkin bir güç haline gelebilmenin hesaplarını yapmaktadır. Gücünü ekonomik alan dışında, savunma ve güvenlik alanında da göstermek ve sözü dinlenir bir aktör olmak isteyen Avrupa Birliği’nin son açıkladığı “Stratejik Pusula” başlıklı belgesi, güvenlik strateji belgeleri arasındaki savaşı genişletmiş ve belgeli aktör sayısı artmıştır.

BELGELER SAVAŞI

İlginç olan belgelerin açık ve şeffaf olmasıdır. ABD belgelerinde açık bir şekilde Çin ve Rusya’yı hedef alınırken, NATO birinci tehdit olarak Rusya’yı görmektedir. Çin’in belgesinde egemenliğini koruma ve barış kavramı ön plana çıkarılmışken, Rusya, varlığını ve Slav ırkını korumayı öncelikli strateji olarak belirlemiş görünmektedir. Belgeler savaşında batı dünyası tarafından tehdit olarak gösterilen Çin ve Rusya ilginçtir kendi belgelerinde ABD ve Batıyı dikkate almaz gibi görünmektedir. Her iki ülke öncelikle ABD tarafından çevrelenme ve çevre ülkeleri kontrolleri altında tutmaya yönelik bir strateji izlerken, genişlemelerini ve diğer ülkelerle ilişiklerini kontrollü ve güç kapasiteleri ile orantılı olarak sürdürdükleri görülmektedir.

Belgeler savaşında yazılanlar elbette ilgili ülke veya kuruluşların gayretlerini sinerji oluşturacak şekilde kullanmalarına, gayretlerin yoğunlaşacağı alanların belirlenmesine, kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasına katkı sağladığı muhakkaktır. Bu belgelerde eksik olan tehditleri etkisiz hale getirebilmek, zayıflatabilmek için “Nasıl ve Ne Zaman?” sorularının cevaplarının olmamasıdır. İstihbarat birimlerinin öğrenmeye çalıştıkları tamda budur.

STRATEJİ BELGELERİ

Geçmişte Devletler birbirlerine savaş ilan ederlerdi. Şimdi ise savaş ilanı çok önceden strateji belgeleri ile açıklanmaktadır. Bu her an için müdahale olabilir, ayağınız denk alın anlamını taşımaktadır. Bu belgeler diken üzerinde yaşayan dünyanın kutuplaşmasını daha da arttırmaktadır. Belgelerinde barış sözünü eden de yalan söylemektedir. Rusya, ‘barış ve istikrar’ dan söz ederken bir gecede Kırım’ı nasıl ele geçirdiğinin, Çin’in Uygur Türklerine adeta soykırım uygulamasının barış kavramları ile ilgisinin olmadığı kesindir.

Bu belgeler, SSCB’nin dağılması ile adet nefes aldığını zanneden dünyanın yeniden soğuk savaş yaşamasına neden olmaktadır. Üstelik teknolojinin etkisi ile soğuk savaş uzay dahil her alana hızla taşınabilinmektedir.100’den fazla çatışmanın hüküm sürdüğü, sadece Boko Haram denilen terör örgütünün günde 10’dan fazla insanı katlettiği, Yemen iç savaşı nedeniyle her 10 dakikada 5 yaş altında bir çocuğun yaşamını yitirdiği dünyada hangi barıştan söz edeceksiniz.

Belgelerin başlığına kanmamak gerekir. Ulusal Güvenlik ile ilgisi olmayan bu belgeler hakim güç olma mücadelesinin yol haritasıdır. Kendilerini efendiler olarak gören bu ülkelerin yeni sömürgecilik anlayışını nasıl gerçekleştireceklerinin, ülkeleri sömürürken hakim olmanın maliyetini nasıl diğer ülkelerin üzerlerine yükleyeceklerinin yol haritasıdır bu belgeler.

“NASIL SÖMÜRÜLECEĞİNİ BEKLEMİŞTİR”

Dünya acaba yeni ABD Başkanı Biden ne söyleyecek diye heyecanla bekledi. Heyecanla beklenen dünyanın nasıl yönetilmek istenildiğinin, bağımsızlığın, egemenliğin nasıl hiçe sayılacağının belirgenleşmesidir aslında. Kısacası dünya nasıl yönetileceğini yani nasıl sömürüleceğini beklemiştir. Trump barışı kuvvet kullanma yolu ile koruyacağız derken Biden, diplomasinin askeri güç kullanmanın üzerinde tutulacağını belirtmektedir. Her ikisi de aslında hakimiyeti nasıl tesis edeceklerini iki farklı yol ile açıklamaya çalışmaktadırlar.

Ünlü Felsefeci Kant, barış iki savaş arasında ki ara dönemdir, bir dinlenme dönemidir derken, savaşlara her an için hazır olunması gerektiğini “Ebedi Barış Üzerine Felsefi Denemeler” adlı kitabında vurgulamakta, barışın kalıcı olması için neler yapılması gerektiğini belirtirken savaşı da meşrulaştırmaktadır. İngiliz Tarihçi Thomas Fuller, “barışı savaş, savaşı ise cephane belirler” derken Kant’ın sözlerini adeta desteklemektedir.