EKat Mobil


GERÇEKLER VE YANILGILAR

Avni ÖZGÜREL 25 Nis 2021

J. Biden geldi böyle oldu diye bir şey yok bence.. ABD buydu, hep böyleydi..

Soykırım iddiaları yine önümüze sürüldü.. Yanı sıra bizim itirazlarımız..

J. Biden geldi böyle oldu diye bir şey yok bence.. ABD buydu, hep böyleydi.. Ermeni soykırım iddialarını yüzyıl önce temellendiren de Amerikalı misyonerler, onların misyon okullarında Protestanlık adına devşirdikleri kadrolar ve diplomat gazetecilerdi..  

Uzun uzadıya; 1915 olayları öyle olmadı, şöyle oldu, aslında esas mağdur olan bizdik diye anlatmaya niyetim yok.. Merak eden okusun.. Her türlü bilgi internette var. Berlin’de Talat Paşa’nın katli davasını okuyun, okuyun ki şimdi ne olacağını görün.. Taşnak Cemiyeti Amerikan Merkez Komitesi İstanbul Merkez Komitesi ve Ermeni Devrimci Federasyonu tarafından gerçekleştirilen suikastın faili katil olay yerinde yakalandıktan ve suçunu gurur duyarak itiraf ettikten sonra Alman jürisi ve mahkemesi caniyi haklı bulundu, beraat kararı verip serbest bıraktı..

Ve bugüne kadar aralarında Libya, Suriye’nin de olduğu çok sayıda ülke ‘1915 soykırımdır’ diye karar aldı.. Bunları hepsine kulak tıkadık, gözümüzü yumduk desek yeridir.. Adet yerini bulsun kabilinden diplomatik protestolar v.s.

Ancak iş ABD’ye gelince durum farklı. Washington ne diyor diye bakan devletler, kurumlar, çevreler var. Geçmişte Ronald Regan da söylemişti demek manasız.. Zira; evet Regan söylemişti ama başkanlık kararnamesine dönüştürmemişti sözlerini.. Biden’ın takınacağı söylenen tavrın mahiyeti bu.. 

Dün kıymetli tarihçi Murat Bardakçı ‘Bundan sonra ne olacak?.’ diye yazmamış ve ‘uzun vadede hiçbir şey olmayacak’ dememiş olsa, yazma ihtiyacı hissetmezdim. Zira benzer görüşte olan ‘Bir şey olacağı yok.. Karar aldılar da her sene dertlenmekten kurtulduk..’ diyen gazeteciler, yorumcular, siyasiler var.. Daha ötesi ‘Soykırım yaptık biz..’ diyen kalem erbabı, hatta tarihçi v.s. var..      

Şöyle diyor Bardakçı: “Dostumuz ve müttefikimiz” Amerika’nın Türkiye’yi başkan seviyesinde soykırımcı gibi göstermesi bizi ilk günlerde tabii ki hiddetlendirecek, memlekette gittikçe artmış olan Amerikan karşıtlığı daha da fazlalaşacak ama bir müddet sonra her şey eskisi gibi oynak hâle dönecek. Ama, tepemizde senelerdir sallanan ve her ilkbaharda kalpleri çarpıntılara boğan Demokles’in kılıcından da beter bir tehditten kurtulmuş olacağız! Üstelik bu kadar sene boyunca uğradığımız soykırımcı suçlamalarının kazandırdığı bağışıklık sayesinde, Biden’e gönül ferahlığı ile ‘Yayınladığın mesaj ve ettiğin söz bilmemneme kadar!’ diyebileceğiz.. Son senelerin ‘toprak, mal ve tazminat talebi’ paranoyasından da kurtulup rahatladığımız takdirde ‘Bilmemneme kadar!.’ sözünü ağzımızı doldurarak ve öyle bir keyifle söyleriz ki, emin olun, her zerremiz huzur bulur!.”

Keşke kazın ayağı öyle olsa… Böylesi bir kararla Ermeni diasporasının Amerikan başkanının yakasını, Amerikan kongresinin kapısını bırakacağını düşünüyorsanız hayal görüyorsunuz derim.. Zira ‘soykırım ABD’de ‘Ermeni milliyetçiliği davası’ndan öte hatta Ermenistan’dan bile ayrı olarak ‘karlı bir sektör’..

ABD kongresinden geçirilip kanun haline getirilen Caatsa Yaptırımları benzeri bir karar tasarısı girişimiyle Ermeni taleplerini temellendiren ABD’de dava açma hakkı veren düzenleme dahil Türkiye’den toprak tazmini dahil tüm istekleri görüşmek için masaya oturma şartı içeren aksi halde uluslararası yaptırımlar tehdidi koyan girişimlerin hayal ürünü olduğunu söyleyebilir misiniz?