Trump İran’a yönelik nükleer tehdit meselesini neden gündemde tutuyor?
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılara karşılık İran da hem savunma hem de saldırıya dönük hamlelerini sürdürüyor. ABD Başkanı Donald Trump ise İran saldırılarında nükleer altyapı ve nükleer tesislere saldırı kartını tehdit unsuru olarak kullanıyor. Amerikan uçakları da geçtiğimiz günlerde İran'ınNatanznükleer tesisini vurdu.
İran ile ABD arasında ateşkes olacak mı?
İran ile ABD arasında devam eden çatışmaların ateşkese dönüşme durumunu değerlendiren İRAM Araştırmacısı Oral Toğa, “Kısa vadede kapsamlı bir ateşkesin sağlanması güçtür. Tarafların talepleri arasında köprü kurulması zor bir mesafede bulunmaktadır. ABD nükleer programın kalıcı tasfiyesini ve boğazın koşulsuz açılmasını isterken İran savaş tazminatı, egemenlik güvenceleri ve tüm cephelerde çatışmanın durdurulmasını talep etmektedir.” dedi.
Trump İran’da kaybeden taraf mı oldu?
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a yönelik enerji santralleri ve enerji alt yapısına yapılacağını söylediği saldırıları erteleme kararının; Trump’ın İran’da kaybetme durumu olarak değerlendirilmesini yorumlayan Doç. Dr. Merve Suna Özcan, “Trump, taktik düzeyde askeri üstünlük gösterebilir; fakat mevcut aşamada stratejik ve siyasi üstünlüğü kesinleştirmiş değildir. Süreç hâlâ çok katmanlı, çok aktörlü ve yüksek maliyetli bir kriz olarak devam etmektedir. Ancak en önemli husus şudur: Sivil kayıpların yaşandığı bir savaşta gerçek anlamda bir kazanan yoktur. Bu gerçeğin özellikle altını çizmek gerekir. Çünkü stratejik hesaplar, askeri başarılar ve jeopolitik kazanımlar ne olursa olsun, insan hayatının kaybı bu tür çatışmaları nihai olarak bir “başarı hikâyesi” olmaktan çıkarmaktadır.” dedi.
Trump İran’da kaybeden taraf mı oldu?
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a yönelik enerji santralleri ve enerji alt yapısına yapılacağını söylediği saldırıları erteleme kararının; Trump’ın İran’da kaybetme durumu olarak değerlendirilmesini yorumlayan Doç. Dr. Merve Suna Özcan, “Trump, taktik düzeyde askeri üstünlük gösterebilir; fakat mevcut aşamada stratejik ve siyasi üstünlüğü kesinleştirmiş değildir. Süreç hâlâ çok katmanlı, çok aktörlü ve yüksek maliyetli bir kriz olarak devam etmektedir. Ancak en önemli husus şudur: Sivil kayıpların yaşandığı bir savaşta gerçek anlamda bir kazanan yoktur. Bu gerçeğin özellikle altını çizmek gerekir. Çünkü stratejik hesaplar, askeri başarılar ve jeopolitik kazanımlar ne olursa olsun, insan hayatının kaybı bu tür çatışmaları nihai olarak bir “başarı hikâyesi” olmaktan çıkarmaktadır.” dedi.
ABD İran Savaşı’nın krlı çıkanı Rusya mı oldu?
ABD ile İran arasında gerçekleşen savaşta Rusya’nın kârlı çıkma durumunu yorumlayan Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sinem Ünaldılar, “Rusya’nın savaştan karlı çıktığı kesin. Aslında Rusya-Ukrayna Savaşı öncesinde Rusya ve İran birlikte Esad rejimine destek verirken Ortadoğu’da ABD’nin aleyhine işleyen biçimde güçlenmiş durumdaydılar. Ancak Esad döneminin sona ermesi, Suriye’de Şara rejiminin inşası ve Ukrayna Savaşı Rusya’nın ilgisinin görece olarak Ortadoğu’dan çekilmesine neden olmuştu. Bugün gelinen noktada ise Moskova kendisini diplomatik bir arabulucu olarak konumlandırırken bir yandan da küresel petrol fiyatlarındaki artışın kendine sağladığı avantajdan faydalanıyor.” dedi.
ABD İran’a kara harekâtı yapacak mı?
ABD’nin, İran’a yönelik kara harekâtı düzenleme olasılığını değerlendiren DİPAM Başkanı Dr. Tolga Sakman, “ABD’nin bölgeye yığdığı deniz piyadeleri, özel kuvvetler ve kara unsurlarından müteşekkil ordu, bir kara harekâtına hazırlık yapıyormuş gibi gösteriyor. Fakat İran’a karşı ABD’nin tek başına veya İsrail ile doğrudan bir işgal operasyonuna yönelik kara harekâtı yapması çok mümkün görünmüyor.” dedi.
Çin ABD-İran Savaşına dahil olacak mı?
Çin’in, ABD-İran Savaşı’na dahil olma durumunu yorumlayan Öğretim Görevlisi Dr. Diren Doğan, “Pekin yönetiminin doğrudan askeri müdahaleye dayalı riskli angajmanlardan sistematik biçimde kaçınma eğiliminde olduğu görülmektedir. Çin, tarihsel olarak kendisine yönelik doğrudan ve varoluşsal bir tehdit oluşmadıkça askeri çatışmaya girme yerine ekonomik, ticari ve finansal karşılıklı bağımlılık ilişkileri kurarak stratejik manevra alanını korumayı tercih eden bir aktör olarak öne çıkmaktadır. Bu yaklaşım, Pekin’in uluslararası sistemde nüfuzunu genişletirken aynı zamanda yüksek maliyetli askeri çatışmalardan uzak durma stratejisiyle de uyumludur.” dedi.
Kadınlar çiçek değil, eşitlik istiyor! 8 Mart mottomuz: Peki ya 9 Mart?
Yanındayız Derneği Başkanı Selen Okay Akçalı, 8 Mart’ın yalnızca bir anma günü değil, eşitlik mücadelesinin sürekliliğini hatırlatan güçlü bir çağrı olduğunu söylüyor: Asıl soru, 9 Mart’ta neyin değiştiği.
İran dini liderliği için ismi geçen Mücteba Hamaney neden önemli?
İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in, ABD ve İşgalci İsrail saldırısı sonucu öldürmesinin ardından yeni dini lider olarak adı geçen adaylardan biri olan Mücteba Hamaney’in isminin, dini liderlik için bugün ortaya çıkan bir durum olmadığını ve Mücteba Hamaney’in önemine dikkat çeken İran Araştırmacısı Ali Şahin, “Mücteba Hamaney, babasının fiili gölgesi durumunda olmuştur. 20 yıldır Rehberlik Ofisi’ni fiilen o yönetmiştir. Karar mekanizmalarında etkili olmuştur. Atamalar, istihbarat, para akışı ve güvenlik operasyonları büyük ölçüde onun kontrolünde olmuştur.” dedi.
İran Körfez ülkelerini vurarak neyi amaçlıyor?
İran’ın, ABD ve İşgalci İsrail tarafından uğradığı saldırının ardından, misilleme olarak işgalci İsrail başta olmak üzere ABD üslerinin bulunduğu Körfez ülkelerine gerçekleştirdiği saldırılardaki amacını yorumlayan Katar Lusail Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Muhammed Mazhar Şahin, “Aslında İran’ın amacı Körfez ülkelerinde Amerika’nın varlığını ortadan kaldırmak. Çünkü İran, Amerika’yı kendisine bir tehdit olarak görüyor. İsrail ile kendi başına başa çıkabileceğini düşüncesinde.” dedi.
İngiltere GKRY’deki üslerini ABD’ye neden açtı?
ABD-İsrail-İran saldırıları devam ederken, İngiltere’nin GKRY’de bulunan üslerini ABD’ye açma nedenlerini yorumlayan Av. Doç. Dr. Emete Gözügüzelli, “İngiltere, üsleri açtığı andan itibaren Kıbrıs öne çıktı. Kıbrıs üzerinden Batılı ülkeler Kıbrıs’ta silahlanmayı meşrulaştırmaya ve artırmaya yöneldi. Sadece Kıbrıs değil, Yunanistan da adalara füzeler yerleştirmeye odaklandı. Bu şekilde adada Kıbrıs üzerinden Türkiye’ye karşı çerçeveleme ve kuşatma stratejisi İran üzerinden sahaya görülmeden öne sürülmek istendi.” dedi.
Okullarda ders var mı, öğretmenler ne zaman ders başı yapacak?
Okullarda ders var mı, öğretmenler ne zaman ders başı yapacak? 3 Mart’ta öğretmenler neden ders bıraktı, okullar tam gün mü yarım gün mü tatil? MEB açıklaması ve son durum.
İran’da Hamaney sonrası ne olacak?
İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in, ABD ve işgalci İsrail tarafından düzenlenen saldırı sonrası öldürülmesinin ardından İran’da yaşanacaklara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali, “Ali Rıza Arafi’nin Anayasa Koruyucular Konseyi üyeleri arasından Konseye atanması Ali Hamaney sonrası döneme dair ipuçları vermektedir. Siyasi tarihinin en karanlık dönemini yaşayan İran için Ali Hamaney sonrası birkaç senaryo ön plana çıkmaktadır. İran rejiminin teşkilat yapısı dikey değil yatay bir örgütlenme modeli üzerine kurulu. Bu sebeple, sistem içerisindeki koordinasyon devam etmekle birlikte Liderlik anlamında ciddi sorunlar ortaya çıkabilecektir.” dedi.
ABD-İran Savaşı bölgeye yayılacak mı?
ABD ile İşgalci İsrail’in, İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıya İran’ın verdiği karşılığın, bölgede geniş çaplı savaş olma olasılığını değerlendiren İRAM Başkanı Doç. Dr. Serhan Afacan, Orta Doğu'da geniş çaplı bir savaş durumunda olunmadığını, bölgenin bunu kaldırabileceğini düşünmediğini belirterek, “Elbette bölgenin kaldıramayacak olması bunun olmayacağı anlamına gelmiyor ama şu anki gidişata, İran'ın misillemelerine ya da İran'ın karşı saldırılarına baktığımızda, bölgeyi ve ABD'yi bölgede hedef aldığını görüyoruz.” dedi.
Rusya’nın nükleer silah çıkışı taraflar arasında gerginliği farklı bir aşamaya taşır mı?
Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev’in, İngiltere ile Fransa'nın Ukrayna'ya nükleer bomba vermesi durumunda, nükleer silah kullanacaklarına yönelik açıklamasını ve Ukrayna Rusya Savaşı’nda son durumu yorumlayan Dış Politika Uzmanı Umur Tugay Yücel, “Ukrayna’ya nükleer silah konuşlandırılması Rusya tarafından kırmızı çizginin aşılmasıdır. Bu da Moskova’nın taktik nükleer seçenekleri daha görünür biçimde gündeme getirmesine yol açabilir. Yine de geniş çaplı bir nükleer savaş ihtimali hâlâ oldukça düşüktür.” dedi.
Meksika’da kartel elebaşı El Mencho’nun öldürülmesinin ardından ülkeyi neler bekliyor?
Meksika’da kartel elebaşı El Mencho’nun öldürülmesinin ardından ülkeyi bekleyen olası durumları değerlendiren Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Alihan Limoncuoğlu, “Bundan sonrası olacakları hükümetin uygulayacağı politikalar belirler. Bukele örneği takip edilirse; işler olumlu yönde ilerler kanaatindeyim. Sert tedbirler Orta Amerika’da bir zorunluluk gibi görünüyor. Bukele, El Salvador’u Amerika kıtasının en güvenli üçüncü ülkesi yaptı. Demek ki sertlik işe yarıyor.” dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş açıkladı! Yasal düzenlemeler ramazan sonrası
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, aralarında gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Okan Sarıkaya'nın da bulunduğu medya kuruluşlarının yöneticileriyle bir araya geldiği İstanbul'daki Filizi Köşk'te dün akşam düzenlenen iftar programı sonrası değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı.
İsmail Özkan’dan Gönüllere Şifa Bir Eser: Dua
TRT’nin sevilen ses sanatçısı İsmail Özkan, Ramazan ayının manevi iklimini notalara döktüğü yeni çalışması 'dua'yı dinleyicileriyle buluşturdu.
Nemlendirici ve Ruj Tartışması: Ramazan’da Doğru Bilinen Yanlışlar
Ruj orucu bozar mı? Oruçluyken ruj sürülür mü, nemlendirici sürmek orucu bozar mı? Diyanet görüşleri ışığında Ramazan’da makyaj, krem ve dudak koruyucu kullanımıyla ilgili merak edilenler.
İşgalci İsrail’in skandal Batı Şeria kararı ne anlama geliyor?
İşgalci İsrail’in, Batı Şeria’da tek taraflı arazi kayıt süreci başlatarak, Filistinlilerin topraklarını gasp edilmesini resmi hale getirecek kararı onaylamasını değerlendiren Dr. Adnan Küçük, “Bugünün uluslararası düzeni, hukukun hâkim olduğu değil, güçlünün her istediğini yaptığı bir mekanizmadır. Bir devlet güçlüyse, bir başka ülkeyi keyfi olarak ya da sahte gerekçelerle işgal de etse, katliamlar da yapsa, soykırım da gerçekleştirse, yanına kâr kalmaktadır. Bunun adı Batı medeniyetinin canavar, işgalci yüzüdür. İnsan hakları, demokrasi, hukuk devleti Batılı güçler ve destekledikleri ülkeler bakımından dünya büyüklüğünde bir yalandan ibarettir.” dedi.
2000 sonrası emekliler için maaş artışı ne kadar olacak, intibak zammı kimleri kapsayacak?
O tarihten sonra emekli olanlara dev intibak zammı geliyor mu? 2000 sonrası emekliler için intibak düzenlemesi, maaş artışı tutarları ve kimlerin kapsama gireceği netleşiyor.
Sahada veri siyaseti
AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, teşkilatın raporlara değil birebir saha temasına odaklandığını belirtti.
ABD ile İran arasında uzlaşma olacak mı?
ABD ile İran arasında yaşanan gerginliğin savaşa dönüşmeden uzlaşma olasılığını yorumlayan Dr. Ufuk Necat Taşçı, “ABD’nin hem kendi içerisinde yüzleşmekte olduğu ve yüzleşeceği, hem de Çin ile mücadelesinde girişeceği bir mücadele mevcut. Trump ve temsil ettiği kurumsal hafıza artık askeri, siyasi, ekonomik ve sosyolojik olarak dünyada karşılığı olan aktörlerle Çin’e karşı bir dizayn peşinde. Burada birinci öncelik iktisadi değil siyasi. Kaya gazı Devrimi ABD’nin enerji bağımlılığını ciddi ölçüde azalttı. Burada ABD’nin birincil önceliği Çin’i yavaşlatmak. Bunu yaparken de mümkün mertebe kendisine zaman kaybettirip yeni bedeller ödetecek boyutta çatışmalara girmemek.” dedi.
Türkiye'nin enerji geleceği hibrit modelle şekilleniyor!
Türkiye, artan enerji talebi, fosil yakıtlara bağımlılığı azaltma hedefi ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında enerji politikasında köklü bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümün en stratejik adımlarından biri olan nükleer enerji yatırımları, yalnızca elektrik üretimi değil; teknoloji transferi, insan kaynağı ve uzun vadeli enerji güvenliği açısından da kritik bir rol üstleniyor.
Refah Sınır Kapısı’ndan insani yardım malzemelerinin geçişine izin verilecek mi?
Refah Sınır Kapısı’nın, iki yılın ardından tekrar açılmasıyla birlikte Gazze Şeridi’ne insani yardım malzemelerinin geçiş olasığını yorumlayan Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe, “Kapıdan giriş çıkışın ötesinde İsrail’in kısıtladığı insani yardım malzemelerinin günlük ihtiyacı karşılayacak miktarda olması gerekmektedir. Bölgenin kış gelmeden önce kışı atlatabilecek şekilde olması gerekirken, halen yardımların etkin olmadığı görülüyor. Refah kapısından gelecek olan malzemeler, kısıtlamalar olmadığı takdirde bir nebze fayda sağlayacaktır.” dedi.