FORMULA'NIN YOLLARI TAŞTAN

Çok zevkli, çok çekişmeli, zaman zaman yağan yağmurla heyecanın doruğa çıktığı bir yarış olarak ağızlarımıza bir parmak çaldı, yaşandı ve bitti.

Geçen hafta sonu seyircili yapılan Formula 1 Rolex İstanbul Grand Prix’ini Mercedes AMG-Petronas’dan Valtteri Bottas kazandı. İkincilik ve üçüncülük Red Bull pilotları Max Verstappen ve Sergio Peres’in oldu.

Çok zevkli, çok çekişmeli, zaman zaman yağan yağmurla heyecanın doruğa çıktığı bir yarış olarak ağızlarımıza bir parmak çaldı, yaşandı ve bitti.

2022 takviminde ne yazık ki olmayacağımız için bir daha ne zaman bu heyecana ev sahibi olacağız Allah bilir. En iyi ihtimalle yarış takviminde yer alan şehirlerden birisi bir sebeple (covid vb.) çekilirse bu sene Singapur’un bize yaptığı ikram gibi bir ocassion yakalarsak ne alâ. Yoksa çıkmaz ayın son Çarşambası mı olur, 30 Şubat mı olur yarışın bize gelmesi belli olmaz.

Organizasyonun özellikle Pazar günü yapılan son gününde yarış severleri canından bezdiren birçok aksaklık da meydana geldi. İstanbul Park Pisti’ne ulaşmak isteyen seyirciler kilometrelerce yolu yürüyerek aşmak zorunda kaldı. Yarışlar için pist alanına ulaşan yarış severleri daha başka kötü sürprizler de beklemekteydi. Daha önceki senelerde giriş çıkış yapılan yerlerin bazıları bu sene açılmamış ve açık olan nadir kapılarda yoğunluk sebebiyle yığılmalar baş göstermişti.

Piste 7 kilometre kala başlayan trafik sıkışıklığı konusunda hiçbir tedbir alınmadığı ve gelen insanlar doğru şekilde yönlendirilmediği için kaos piste doğru dalga-dalga yayılmış ve yağmur ve olumsuz hava şartları ile daha da katmerlenen sıkıntı gelenleri canından bezdirmişti.

Geçen sene seyircisiz olarak yapıldığı için her şey güllük-gülistanlık yaşandığından olsa gerek alınması gereken önlemler ve tedbirler konusunda pist yönetimi deneyimsizliğinin kurbanı oldu belki de. Daha önceki yıllarda yapılan yarışlardan elde edilen birikim ve tecrübe araya giren yarışsız yıllardan sonra pisti kiralayan organizasyona doğru olarak aktarılamadı anlaşılan. Yoksa niye böyle bir kaosa sebebiyet verilsin ki?

Yarışın teknik altyapısı ve yarış süresince tüm aşamalar mükemmelen halledilmesine rağmen seyircilerin alana intikali ve alan içinde kapılara yönlendirilmeleri ile çıkışta alandan ayrılmaları konuları aynı mükemmellikten uzak bir şekilde yaşandı.

Yaşanan acil durumlara müdahale etmek için gelen ambulansın hastaya ulaşmadığı, aradaki tellerin seyirciler tarafından yıkılarak yola ulaşılabildiğine dair onlarca video paylaşıldı çeşitli mecralarda. Aynı şekilde bu sefer yarış çıkışında kapılarda yaşanan yığılma yüzünden aradaki bariyerlerin, tellerin ve direklerin yıkılarak insanların izdihamdan kurtulduklarına da şahit olundu.

Kamu otoritesi, yerel yönetim ve yarış pisti işletmecisinden oluşan saç ayağında bir uyumsuzluk olduğu çok aşikârdı. Pendik’le Pist arasındaki yolun iyi yönetilememesi, ring seferi yapan otobüslerin yolcularını çok uzak bir noktada bırakarak trafiğin içinde sıkışmaları binlerce insanın yarışın başlangıç saatinde dahi alana ulaşamamış olmasına sebep oldu. Alana ulaşanları ise “ilgililer bilgisiz, bilgililer ilgisiz” bir ortam beklemekteydi.

Neyse gene bir organizasyonu daha “Türk gibi başlayıp, Alman gibi bitiremedik” ya helal olsun bize.

Sağlık ve afiyet dileklerimizle.