TÜRKİYE'NİN SORUNLARI, MEDYANIN GÜNDEMİ

Faruk AKTAŞ 13 May 2021

Vatandaş, kendisini doğrudan etkileyen sorunlar arasında ilk sıralara taşımasa da, sözünü ettiğimiz sorunların önemli bir kısmının dış sorunlarla bağlantılı olduğu da biliniyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre, sıralamaları küçük farklarla değişse de toplumun büyük çoğunluğu, ülkenin en önemli sorunları olarak terör, Kovid-19 pandemisi, ekonomik sıkıntılar, işsizlik gibi sorunları öncelikli sorunları olarak görüyor.

Bu sorunların önemli bir kısmı iç içe ve de birbiriyle ilintili.

Vatandaş, kendisini doğrudan etkileyen sorunlar arasında ilk sıralara taşımasa da, sözünü ettiğimiz sorunların önemli bir kısmının dış sorunlarla bağlantılı olduğu da biliniyor.

Doğu Akdeniz’de, Libya’da, Ege ve Akdeniz’de yaşanan gerilimler, güney sınırlarımızdaki Suriye ve Irak’ta, Türkiye’nin bekâsını doğrudan ilgilendiren “terör devleti” kurma girişimleri, söz konusu iki ülkede yaşanan siyasi istikrarsızlık, iç çatışmalar ve bunların ülkemize yansımaları, tüm bu gerilim ve girişimlerin arkasında yer alan dünyanın süper gücü ABD ile yaşanan bilek güreşi, bunun yarattığı basınç ve ekonomik yansımalar, yine bu süper gücün şimdilerde önümüze sürdüğü sözde “soykırım” meselesi, bugünlerde çözülme girişimleri başlayan Suudi Arabistan ve Mısır ile yaşanan problemler, çok fazla dile getirilmese de önemli komşularımızdan İran ile perde arkasında yaşanan çekişmeler, Çin, Rusya ve AB ile ilişkiler vs. vs…

Ve de elbette, Riyad ve Kahire ile olduğu gibi Tel Aviv ile ilişkilerin normalleşmesi sinyallerinin geldiği bir sırada İsrail’in bir süreden bu yana baskılarını artırmaya başladığı Filistin’e yönelik son saldırılar, doğal olarak Türkiye’nin en önemli ve öncelikli gündem maddeleri arasında.

Büyük bölümü Türkiye’nin jeopolitik ve stratejik konum ve öneminden kaynaklanan, bir kısmı tarihi ve kültürel bağ ve ilişkilerinden kaynaklanan bu devasa meseleler arasında medyanın gündem sıkıntısı çekmesi düşünülemez.

Her medya organının bu konuların her birini günlerce, hatta aylarca gündeminde tutması, tartışması, sorunları tüm yönleriyle masaya yatırması, çözüm önerileri üretmesi, geliştirmesi habercilik refleksi açısından da, medya etiği açısından da, vatandaşlık sorumluluğu açısından da doğru olanıdır.

Lakin gelin görün ki, aylardan bu yana, hatta 2019’daki yerel seçimlerin bittiği günden bu yana, medyamızın önemli bir kısmının neredeyse tek gündem maddesi var; Millet İttifakı.

AK Parti iktidarının devrildiği hayaliyle yaşayan, bu iktidarın liderinin sonunun Menderes’e benzeyeceği rüyaları gören bir kısım zevatın medyadaki yansımaları, sabah uyandıklarında yaşadıkları hayal kırıklığıyla ilk yaptıkları iş, hükümeti yıpratacak malzeme aramak oluyor.

Bu arayış sonucudur ki, nerede kıyıda köşede ipe sapa gelmez bir konu, bir iddia varsa, doğruluğunu, önemini araştırmadan, sorgulamadan en önemli gündem maddeleri haline getirip ülkenin önüne taşıyorlar.

Büyük çoğunluğu lağım çukuruna dönmüş sosyal medyadaki, aslı astarı olmayan çöp yığını safsataları, allaya pullaya gerçek bilgi gibi halka satmaya çalışıyorlar.

Hal böyle olunca, en gerçek haberciliği kendilerinin yaptığını öne süren bu zevatın siyasi gündemlerindeki en önemli konu da, devrilmesinin hayaliyle tutuştukları hükümetin yerini almasını umdukları Millet İttifakı ve bu ittifak cephesinde yaşanan ceviz kabuğunu doldurmaz tartışmalar oluyor.

İttifakın unsurlarından birisi bilmem nerede ne söylemiş, bir diğeri başka bir yerde başka bir konuya başka bir şey söylemiş, çok sayıda insanın ölümü ve sayısız terör suçundan hapis yatan ittifakın vazgeçilmez unsuru zat cezaevinden birilerini tehdit etmiş, tüm bunlar ittifakı nasıl etkilermiş, ittifakın adayı kim olacakmış, ittifakın seçimleri kazanacağı kesinmiş de, hangi zat aday olursa daha kolay kazanacaklarmış vs. vs…

Ortada ne seçim var ne de tartışması.

Hatta bu ittifakın unsurlarının bile, herhangi bir erken seçim beklentisi yok.

Amma velakin bu kesimin varsa yoksa tek gündemi seçim ve Millet İttifakı.

Ülke yansa umurları değil.

Dünya yıkılsa haberleri olmaz.

Onlar için tek ama tek gündem var; bu iktidar gitmeli.

Onların tabiriyle öyle ya da böyle.

Seçimle ya da başka bir yolla.

Mutlaka gitmeli, olmazsa da gönderilmeli…

Onlara göre bunun için her yol mubah.

Oysa biraz gerçeklikle bağ kursalar, biraz mesleklerinin gereğini yapsalar belki siyaseten de kendileri için daha iyi şeyler yapmış olacaklar.

Suni gündemler yerine biraz ülke meseleleriyle ilgilenseler, belki iktidarda görmek istedikleri ittifaklarını oluşturan partilerinin de boş laflarla gündeme gelemeyeceklerini, ülke yönetimine talip olmak için daha ciddi projelerle halkın karşısına çıkmaları gerektiğini anlamalarına yardımcı olacaklar.

Belki bu sayede gerçekten de başka yolla değil, öyle ya da böyle değil, demokrasi içinde seçim yoluyla iktidara gelmeyi başaracaklar.

Halktan, gerçeklikten ve ülke gündeminden kopuk bu cenahın gerçekliğe dönmesi eminim ülke kadar onların da hayrına olacaktır.

Bizden söylemesi…

NOT: Tüm okurlarımızın Ramazan Bayramı’nı şimdiden tebrik ediyorum.