
Düşüp durdular
Öncelikle hepimizin mübarek Ramazan Bayramı kutlu olsun. Bayram neşemiz yılın geri kalanında da daim olsun. Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden.
Bugün Nisan ayının ilk günü, meşhur Nisan 1 şakalarına karşı uyanık olmakta fayda var. Mart baharın ilk ayı olmasına rağmen neredeyse kışa yakın serinlikte geçti. Şimdi Nisan’la beraber bahara da “merhaba” diyoruz. T. S Elliot’un dediği gibi “Nisan ki, en zalimidir ayların, ölü topraktan leylaklar fışkırtır, yoğurup anılarla istekleri, can verir ölgün köklere bahar yağmurları.”
Neyse bu kadar bayram/Nisan muhabbeti yeter diyelim ve attığımız başlığın altını dolduralım. Geçen hafta Macaristan deplasmanında A Milli Futbol takımımızdan sonra Cuma akşamı da Bodrum’da Bodrum-Fenerbahçe maçında sahadaki birçok futbolcu maç oynanırken sürekli ayakları kayarak düşüp durdular. Neyse ki görebildiğimiz kadarıyla bir sakatlık olmadı ama rakibe ikram edilen bolca pozisyon oldu maçların içinde.
A Milli Takımın malzeme sorumluları maçtan önceki gün statta yapılan idman öncesinde zeminin durumuna göre kullanılması gereken uygun krampon cinsini mutlaka tespit etmişler ve futbolculara da bunun bilgisini vermişlerdir. (Aynı Fenerbahçe’nin malzeme sorumlularının yaptığı gibi.) Fakat ne olduysa ve nasıl olduysa hem milli futbolcularımız hem de Fenerbahçe 90 dakika boyunca vıjt-vıjt kayıp durdular, düşüp durdular. Burada gözden kaçan ince fakat önemli bir detay var ama acaba nedir diye biraz tefekkür edince aklımıza bazı cevaplar geldi.
Öncelikle muhtemelen her iki maçta da maçta hemen önce zeminde yoğun bir yağmurlama yapılmış olmalı. Bunu bazı ev sahibi takımlar nedense kendilerine avantaj sağlayacağını düşünerek icra edebiliyorlar. Halbuki o zeminde kendi oyuncuları da oynayacak, ya kalecileri tam topu uzaklaştıracakken ağır/ıslak zeminde ayağı kaysa da düşse, gol yeseler bunun takıma ne faydası olacak?
Gene opsiyonlardan birisi çimlerin boy uzunluğu ile ilgili olabilir. Bazı takımların maç günü uzayan çimleri kesmeyerek sadece taradıkları ve uygun derinlikte çivili olmayan kramponların zemine tutunamayarak kaymalarına yol açmış olması muhtemeldir. Bunu çaresi hemen yedek krampon setlerinden uygun olanla takımdaki tüm oyuncuların ayakkabılarını değiştirmek olacaktır. (Eğer yedek set tesislerde unutulmadıysa ve hazırdaysa).
Bir de şimdi hemen her prima futbolcunun kendi krampon sponsoru var artık. Kulüp maç ve antrenman kıyafetleri için hangi sponsorla anlaşırsa anlaşsın futbolcular kendi kramponlarını giymekte serbestler. Bu taa eskiden Maradona zamanından beri var. Bazı futbolcuların ayaklarının ortopedik özelliklerinden dolayı destekli/takviyeli/dolgulu/yastıklı ayakkabılar giymeleri gerektiği için kendilerine özel olarak kramponlar üretiliyor sponsorları tarafından. Bunlar yazlık, kışlık, uzun çim, kısa çim, doğal çim, suni çim diye muhtelif spesifik özelliklere sahip olabiliyor.
Bu iki maçta da muhtemelen malzeme sorumlusunda futbolcunun ekstra ihtiyaçları için gerekecek yedek futbol ayakkabısı olmayabilir de. Bu da vıjt-vıjt kayıp düşmek için bir sebep olabilir.
Neyse zaten konuyla ilgili olan etkili ve yetkili takım sorumluları bunu en güzel şekilde çözecekler ve futbolcular artık kayıp düşmeyeceklerdir diyelim ve hepimize Nisan yağmurlarına doyacağımız bir ay dileyelim.