
Taşların Fısıltısı: Mor Yuhanun’un Hikayesi
Tarih boyunca din ve kültürün buluştuğu mekanlar, insanların ruhuna dokunan izler bırakır. Bu mekanlardan biri de Mardin’in büyülü atmosferinde yer alan Mor Yuhanun Kilisesi’dir. Yaklaşık iki yıl önce yaptığım ziyaret sırasında, bu tarihi yapının derin anlamını ve huzur veren atmosferini bizzat deneyimleme fırsatı buldum. Bu deneyim, bana hem tarihle hem de maneviyatla iç içe geçmiş bir yolculuk sundu.
Mor Yuhanun Kilisesi, adını Hristiyanlık tarihinde önemli bir figür olan Aziz Yuhanun’dan alır. 4. veya 5. yüzyılda yapıldığı düşünülen bu kilise, Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi’nin en eski ve en kıymetli ibadethanelerinden biridir. Yüzyıllardır ayakta kalmayı başaran bu yapı, Mardin taş işçiliğinin zarif detaylarını ve Süryani kültürünün derin izlerini taşır.
Kilisenin dış cephesindeki taş işçiliği, görenleri büyüleyecek kadar etkileyicidir. Güneş ışınlarıyla altın rengine bürünen taşlar, zamana karşı duran bir gücü gösteriyor. Kilisenin içerisine adım attığınızda ise sizi sade ama bir o kadar da derin bir atmosfer karşılar. Yüksek tavanlar, taş duvarlar ve ikonaların incelikli işçiliği, bir ibadethane olmanın ötesinde bir sanat eserine tanıklık ettiğinizi hissettirir.
Ziyaretim sırasında bir rehberden kilisenin tarihi, geçirdiği restorasyon süreçleri ve burada gerçekleştirilen dini ritüeller hakkında detaylı bilgiler edindim. Öğrendiğim en etkileyici detaylardan biri, Süryani topluluğunun zorluklara rağmen bu yapıyı koruma ve yaşatma azmiydi. Kilisenin içindeki ahşap ikonalar ve taş kabartmalar, inanç ve sanatın birbirine nasıl sıkı sıkıya bağlı olduğunu gösteriyordu.
Mor Yuhanun Kilisesi, sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda çok kültürlü Mardin’in ruhunu yansıtan bir semboldür. Mardin’in farklı din ve kültürlere ev sahipliği yapan zengin geçmişi, bu kilisenin taş duvarlarında yankılanır. Süryani, Müslüman ve diğer toplulukların barış içinde bir arada yaşadığı bu coğrafyada, Mor Yuhanun Kilisesi barışın ve hoşgörünün yaşayan bir tanığıdır.
Kiliseden ayrıldığımda hissettiğim huzur, hala unutamadığım bir anı olarak aklımda. Güneşin yansıttığı ışık oyunları, taş duvarlar arasında yankılanan sessizlik ve rüzgârın taşlara fısıldadığı melodiler, burada geçirdiğim her dakikayı eşsiz kıldı.
Eğer yolunuz bir gün Mardin’e düşerse, Mor Yuhanun Kilisesi’ni ziyaret etmeyi unutmayın. Hem tarihe hem de maneviyata dokunmak isteyenler için bu yapı, benzersiz bir deneyim sunuyor. Size sadece geçmişin izlerini değil, aynı zamanda huzurun ve dinginliğin sıcaklığını da hissettirecektir.