
Türkiye dışındaki Türkiye...
İsrail ve Hamas arasında 15 Ocak’ta imzalanan ateşkes anlaşmasına dair “tüm aşamalar yerine getirilerek tamamlanabilecek mi?” sorusu gündemdeyken Hamas Heyeti Türkiye’ye geldi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş liderliğindeki heyeti ağırladı.
Böylesi kritik bir süreçte, henüz ateşkesin tüm aşamaları tamamlanmamışken ve Netanyahu, Hamas ile savaşmaya devam sözü vermişken, üstelik bu konuda Amerika'dan da destek isterken Hamas Heyeti’nin Türkiye’de olması Türkiye’nin sözde güçlere meydan okuduğunun bir göstergesidir.
Türkiye bu hamlesiyle adeta; “Ben burada varım. Burada önemli bir rol oynuyorum. Siz ateşkese uysanız da uyumasanız da ben dediğimi yapacağım!” dedi.
Türkiye, bölgedeki stratejik hamleleriyle, sergilediği gerçekçi ve pragmatik duruşuyla gücünü sahaya yansıttığını tüm dünyaya gösterdi.
Türkiye Hamas heyetini ağırlamakla hem Filistin yönetimine hem dış güçlere iki önemli mesaj verdi;
Birinci mesaj; Mahmut Abbas’a... “Biz Hamas’ı tanıyoruz ve seni de tanıyor, biliyoruz!” ...
İkinci mesaj ise; İsrail’e... “Sen Hamas’ı bitirmek istiyorsun fakat biz Hamas’ı destekliyoruz. Siz de Hamas’ı muhatap almak zorundasınız” minvalinde hem içeriye hem de dışarıya mesajlar verdi.
Türkiye bu kritik süreçte sadece Hamas Heyeti’nin değil dünyanın birçok heyetlerinin ziyaret ettiği bir merkez haline geldi. Türkiye bölgedeki gelişmelerin merkez üstü konumunda ve bu konum tüm devletler tarafından da onaylanmış durumda...
Türkiye’nin bölgesel planlamalarına yönelik uluslararası diplomasi kanadında müthiş bir bilgi alışverişi söz konusu...
Türkiye; Suriye, Libya, Azerbaycan, Karabağ, Sudan gibi mazlum coğrafya halklarını himaye etmesinin dışında onları iç savaşa götürecek etkileri de ortadan kaldırdı. Askeri gücünün yanı sıra diplomasi, siyasi ve ekonomik gücünü de ortaya koydu.
Sisi'nin, Suriye Geçici Hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmet El-Şara’ya teşekkürü de dahil olmak üzere uluslararası atılan her adım Türkiye'nin etki gücünü yansıtıyor.
Suriye = Biladü’ş-Şam
Filistin de, Biladü’ş-Şam’ın bir parçasıdır. Suriye ne kadar sağlam yönetilir, emin olursa Filistin meselesi de hiç şüphesiz o ölçüde lehte ilerleyecektir.
‘Filistin meselesinin ateşkes sonrası çözüme ulaşıp ulaşmayacağı’ kadar ‘Filistin'in mevcut durumunun kimin lehine şekilleneceği?’ de önemli bir soru:
▪︎ İsrail ve ona destek veren blok lehine mi şekillenecek?
▪︎ Türkiye ve onun bulunduğu blok lehine mi?
Son gelişmelere baktığımızda Türkiye lehine şekilleneceğini söylemek mümkün...
Trump'ın bölgeden asker çekme meselesi de bu lehte ilerleyişi destekler nitelikte...
Donald Trump, Ortadoğu'da asker bulundurmayacağını açıkladı. Hatta göreve başladığı ilk gün çok sayıda kararnameye imza atan Trump, eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın Gizli Servis korumasını kaldırdı. Amerika Birleşik Devletleri Stratejik İletişimden Sorumlu Ulusal Güvenlik Koordinatörü John Kirby'i de saf dışı bıraktı.
ABD devlet başkanlarına rağmen, tamamen Siyonist rejimin isteğiyle hareket eden, Ortadoğu'da Türkiye karşıtı rol oynayan John Bolton için Trump ne dedi:
“Bolton, savaş yanlısı ahmağın tekidir. Ortadoğu'da bizi çok sıkıntıya soktu."
Ortadoğu'da Türkiye'yi engellemek üzere kurgulanmış bir adamdı Bolton ve ABD Başkanı Donald Trump göreve gelir gelmez bu isme yönelik hakaret cümleleri kurdu ve bu iki savaş yanlısı isme yeni yönetimde ve bölgede herhangi bir görev vermedi.
Donald Trump daha önce de Ortadoğu’da olan askerleri çekmek istemişti ama John Bolton ve John Kirby’nin baskısıyla Pentagon buna izin vermemişti. Bugün Trump’ın siyaseten eli artık fazlasıyla güçlü ve kararlarını tıkır tıkır uygulamaya koyuyor.
Trump, bölgede ABD askeri istemeyen ve kendisiyle uyumlu düşüncelere sahip bir ismi, aynı zamanda Türkiye lehine açıklamalar yapan Lübnan asıllı İş İnsanı Massad Boulos'u "Orta Doğu” Baş Danışmanı olarak atadı.
Tüm bu gelişmelere baktığımızda Türkiye, diplomasi masasında olsun ya da olmasın, Türkiye’nin anlaşmalarda ismi geçsin ya da geçmesin, Ortadoğu’da; ‘Türkiye dışındaki Türkiye'nin gücü ve etkisi’ olduğu yadsınamaz.
Hamas Heyeti Türkiye’de ise; Ortadoğu’da ana aktör Türkiye’dir.
Hamas Heyeti Türkiye’de ise; Filistin’in ana hamisi Türkiye’dir.
Hamas Heyeti Türkiye’de ise; süreç Filistin’in lehine işleyecek demektir.