
Daha adil bir Türkiye için...
Ne idik ne olduk, nereye gidiyoruz?
Eğitimde, siyasette, bürokraside, sivil toplum ve iş dünyasında, aklınıza gelebilecek her alanda gençlerin önü açıldı.
Gençlere yeni ufuklar çizen reformlar, projeler, yatırımlar hayata geçirildi.
Kılık kıyafet yasağı vardı, kaldırıldı.
Katsayı adaletsizliği vardı, son verildi.
Üniversitelerin kapısı önünde ikna odaları kurulmuştu, yıkıp atıldı.
Kamuda başörtüsüyle çalışmak yasaktı, önünü açıldı.
Hayatın her alanında gençlere olan güven ve destek arttı.
Gençlere vitrin malzemesi olarak bakanlardan gelen tüm itirazlara rağmen seçilme yaşı önce 30’dan 25’e, devamında ise 18’e indirilerek siyasetin gençleşmesi sağlandı.
Birileri “gençler yapamaz, gençler halledemez” derken tam aksine “bu işi ancak gençler kotarır, gençler yapar” denilerek politikaların merkezine ülkenin evlatları yerleştirildi.
Millî iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisteki genç Milletvekilleri milleti temsil ediyor, gençler için çalışıyor, didiniyor, gençlerin taleplerine tercüman oluyor.
Hatırlayın, bir dönem sokakta özgürce yürüyemiyor, üniversitede hak ettiğimiz eğitimi alamıyorduk, tüm hukuksuzluklar üzerimizde acımasızca uygulanıyordu. O esaret dolu günlerin çilesini çeken biri olarak bugün özgür yargıda adaletin tesisi onurlandırıyor beni.
Hiç şüphesiz şairin dediği gibi;
"...Bir cemiyetin servetinden, sanayiinden, ticaretinden evvel, ahlâkı düşünülmelidir; çünkü hüsn-i ahlâk cemiyyat-ı beşeriyenin esasıdır."
Bildiğiniz gibi âdet, ahlak ve terbiyece bütün usullerimiz de bozulmuştu. "Bu gidiş nereye?" sorusunu sorar olmuştuk her birimiz. Bu bozuk gidişat tavizi kaldıramayacak kadar ciddi bir mevzuydu...
Gereği yapılmalıydı, yapıldı ve yapılmaya da devam ediyor. Bu toplumsal bozulmanın müsebbipleri bugün bir bir tespit edilip yargılanıyor.
Ayşe Barım’ın başını çektiği, sanatçı ve oyuncuları tek eline aldığı illegal çetenin çökertilmesi...
Kılıç kaldıran Teğmen ve Subayların Disiplinsizlik suçuyla TSK'dan ihraç edilmeleri...
Hakaret suçlarına yönelik gözaltılar...
Terör üyeliği sebebiyle görevden alınan Belediye Başkanları...
Kurumlara atanan Kayyumlar...
Haberleşme gizliliğini ihlal sonucu Gazeteci(!) tutuklamaları...
Sanatta, siyasette, kamuda, sosyal medyada aklınıza gelebilecek her alanda ciddi bir temizlik mevcut...
Bu temizlik, milli ahlakın korunması ve toplumun selameti açısından elzem...
Daha adil bir Türkiye için olmazsa olmaz bir zaruriyet!
Bu mevzu siyaset üstü bir öneme sahip...
'Terörsüz Türkiye' idealinin gereğiyle, iç cepheyi sağlamlaştırma çabasıyla atılan adımlar...
Toplum mühendisliği yapanlara karşın, toplumu hizaya sokan denk adımlar...
Selam olsun garazsız, ivazsız NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...
Her şey daha adil bir Türkiye için.