KIRK BİR CAN, KIRK BİR İNSAN, KIRK BİR VATAN

Grizo madenci için en sinsi tehlikedir. Bir anda gelir 1 saniye ve ötesi kapkaranlık… Kader mi? Keder mi?

Madenci bir avuç kömür için bir ömür veren insanlardır. Bartın’ımızın Amasra maden ocağında acının da ötesinde yaşanan olay ile 41 canımızı kara toprağa verdik.

Grizo madenci için en sinsi tehlikedir. Bir anda gelir 1 saniye ve ötesi kapkaranlık… Kader mi? Keder mi?

Biz madenci öyküleri ile büyüdük. Yerin yüzlerce metre altında yaşanan mücadele… Göçük Mehmet vardı bir de defalarca maden kazası yaşayan bir de grizo Ahmet…

 41 insanımızın bazısı ailemizden, bazısı akrabamız ama hepsi bizim canımız. Anlatılır yaşananlar.. yayınlar.. yorumlar. Ama ateş düşütü ocağımıza.. ateş düştü ölüm ile yüreklerimize.. giden gelmez.. kalanlarımız ise bir şekilde yaşıyor.. Yaşamak zor anılar hatıralar..

GÜLEÇ YÜZLÜ ÇOCUKLARDI HEPSİ DE

Tanırdım bazılarını çay sohbetlerimizde vardı. Güngör abi ekranlara çıkıyorsun anlat şu madencinin derdini derlerdi.. Bir de Karadeniz fırtınası Trabzon’u anlatan Murat Ergin vardı maden şehidimiz.. Yüreği  fırtınalı Kurucaşileli.. Hepsi bizim çocuklarda… Yüzlerinde kömür karası yüreklerinde maden yarası. Öyküleri vardı kiminin yitik bir aşk hikayesi kiminin ise  iş-aş için gurbetten Bartın’a dönüşü.. Elleri nasırlı adamlardı da yürekleri asla nasır tutmadı.. Dertli, neşeli, seven sevilen adamlardı.. ADAMLARDI hepsi…

Şimdi konuşur hepimiz, herkes bir tek şehit madenciler konuşmaz.. Bir an bir patlama gerisi can pazarı.. Her ölüm erkendir elbette ama madencinin ölümü zordur.. Yerin üstünden yerin altına girmek ve bir daha çıkamamak… Biz sizleri UĞUR OLA diye yollardık bu kez geçmiş olsun diyemedik.. Diller sustu lal oldu… Kader mi? Keder mi?