Mobil Masthead


​VEBALİ ÜSTÜNÜZE OLSUN

Hacı İzzet Park'ında, dünya tatlısı oyuncu Seda Fettahoğlu ölü bulunuyor.

İstanbul Beyoğlu'nda.

Hacı İzzet Park'ında, dünya tatlısı oyuncu Seda Fettahoğlu ölü bulunuyor.

Seda 44 yaşında, başından silahla vurulmuş şekilde bulunuyor.

Polis inceleme yapıyor, sonunda intihar ettiği anlaşılıyor ve ölüm nedeni olarak kabul ediliyor.

Çantasına bakıyorlar, çok sayıda antidepresan bakıyorlar.

Yazılanlara ve anlatılanlara göre, Seda uzun süredir dizilerde iş bulamıyor ve bunalıma giriyor.

İçim acıdı.

Çok üzüldüm.

Dizi sektöründe, çok iyi oyuncu arkadaşlarım var.

Anlatıyorlar.

Ve anlatılanlar çok kötü.

Köşeyi tutanlar var.

Her sezon kendi eşrafı ile çalışan, hep torpilli iş bulan ve yer bulan insanlar var.

Cast direktörü kendi cast’ını kendi yakın arkadaşlarından yapıyor, kendi oyuncularını oynatıyor.

Magazinin star yaptığı oyuncular var.

Instagram takipçi sayısına göre iş kapan oyuncular var.

Kabiliyetsiz, suratı güzel, ilişkileri nedeniyle rol kapan oyuncular var.

Ve böylece gerçek oyuncular, kimsenin aklına gelmeyen oyuncular var.

Ve oynayacak dizi bulamıyorlar.

Bilenler sektörü böyle anlatıyorlar işte.

Dahası var da.

Ne elim ne dilim varır.

Bir dizi biterken, nefes almadan diğeri başlayan dizi sektöründe, iş bulamamak ne demek anlamak çok zor.

İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor.

Gencecik bir oyuncuyu intihara sürükleyecek kadar iş bulamamanın sorumlusu kim.

Bu ölümden kim sorumlu.

Cast direktörleri mi?

Yapımcılar mı?

Menajerler mi?

Ya da kim?

Dünya ne kadar değişti.

Sektörler ne kadar değişti.

Kıymet bilen var mı?

İyi oyuncu, iyi insandan anlayan var mı?

Hayır.

Etraf çakallarla çevrili.

Alçaklık marifetmiş gibi yayılmış.

Dünya bildiğimiz dünya değil.

Dünyayı parmaklarının ucunda oynatan insanlar var.

Yaşanan haksız ne varsa, vebali üzerinize olsun inşallah.

Ve dileğim.

Umarım ömrünüz boyunca kendi, menfaatçi, ayırımcı ve merhametsiz gölgenize borçlu yaşarsınız.

Funda'nın aklındakiler…

... Adam sevgilisinin kuzenine cinsel tacizde bulunmuş.

Ve sonra öldürmüş.

Davası mahkemede.

Ölen kadının üzerinde, bu adamın DNA’sı bulunuyor.

Katil adam ben öldürdüm diye itiraf ediyor, geriye tecavüz suçu kalıyor.

Avukatı diyor ki.

Maktulün cesedi olay yerinde 39 saat kalmıştır, ölümünden sonra tecavüze uğramıştır.

Keşif yapılmasını istiyoruz diyor.

Mahkeme heyet talebi reddediyor.

Helal olsun size.

Ya avukata ne diyelim.

Şöyle diyelim.

İnsan hukukçu da olsa, evet herkesin savunma hakkı vardır desek de, bir kadının ölüsünün, tecavüze uğradığını söylerken  utanmalı.

Diyelim.

Funda'nın aklındakiler!

... Şarkıcı Fatma Tutgut, Ankara Başkent Kültür Yolu Festivali kapsamında sahne alıyor.

Densiz, dangalak seyircinin biri sahneye kadına çakmak atıyor.

Fatma şarkı söylerken, çakmak sert bir şekilde kulağına geliyor.

Öylesine sert atmış ki utanmaz;

Fatma Turgut diyor ki; "Kulağıma çok sert geldi, kulağım çok acıdı, canımı çok yaktı, buradan kötü bir anıyla ayrılmak hiç istemem.”

Ve son olarak diyor ki.

“Beni üzdüğün değdiyse hiç sorun yok, kaldığımız yerden devam edelim". 

Bu ne olgunluk.

Bu ne naif anlatım.

Ben olsam ne yapardım diye düşünüyorum, o acı ile, o hakaret ile, çakmağı gerisin geriye iade ederdim. 

Sanıyorum bu olgunlukla değilim.

Fatma Turgut, seni tebrik ederim.