TRT


​ORTADOĞU DALIŞLARI-1

Aynı Amerika, Hamas'ı bahane ederek bir 'soykırıma' imza atan İsrail'i her türlü saldırıdan korumak amaçlı 'paratoner' görevini üstleniyor ve her yaptığına da 'açık çek' mahiyetinde destek veriyor...

-Filistin'de, İsrail'in işlediği vahşeti ne yazık ki günümüz itibariyle kimsenin durdurmaya gücü yetmiyor. Hepimizin içi sızlıyor. Çırpınsak da görünenden öteye gitmiyor tüm çabalarımız. Kanayan yaraya merhem olmuyor ve hatta pansuman bile belki...

Üzüntü içinde olanı biteni hepiniz gibi ben de gözlemlerken aklıma gelen "bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" kabilinde birkaç hususu köşeme taşımak istiyorum.

Konu daha çokça Amerika, Avrupa ülkeleri ve Çin'in bu olaylarda takındığı tavırlarla ilgili. Amerika tüm İslam aleminde ve hatta kısmen de diğer batı ve Avrupa ülkelerinde İsrail'e bu denli açık destek ve 'paratoner' olması nedeniyle çok itibar kaybetti, burası kesin. Birkaç Avrupa ülkesinin de yönetimlerinin kayıtsız ve şartsız destekleri dolayısıyla akıbetleri aynı. Halkları için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bu konuda kesinlikle Almanya 'halay başı' ne yazık ki. Çin'e gelince, ne gariptir ki aksine bu boşluğu 'Cin' gibi hemen görüp, doldurma niyetiyle bazı hamlelerini hızlıca yaptı...

Daha harbicesi "Ortadoğu'ya dalış" için iyi bir ısınma antrenmanının fırsatını yakaladı. Filistin'e ve Arap dünyasına dair 'yalakalık' mahiyetinde şatafatlı bir iki cümle ile işi şimdilik bitirdi. Sonra da kendini 'bekleme' moduna aldı gibi. Bakalım göreceğiz daha sonrasında 'hasada' dair neler yapacak! Bence biraz da çokça 'göze batmamak' için bu moda aldı kendini. Bence nedeni de, kendi ülkesinde benzeri negatiflikleri 'Uygur Türkleri' için başka bir tonda ve ustaca sergiliyor! İşte yazının 'bam teli' de tam burası olacak...

 Şimdi, "Dananın kuyruğunun kopacağı" o yere gelecek olursam...

Efendim aynı Amerika, Hamas’ı bahane ederek bir 'soykırıma' imza atan İsrail'i her türlü saldırıdan korumak amaçlı 'Paratoner' görevini üstleniyor ve her yaptığına da 'açık çek' mahiyetinde destek oluyor. Gasp edilen toprakları, evleri, şerefleri, namusları için direnen o insanlara bu muameleyi reva gören aynı Amerika ve bazı Avrupa devletleri ne gariptir ki; yine aynı Filistinliler gibi Müslüman olan ve zulüm gören Uygur Türklerine kucak açıp, destek veriyor. Bu işin içinde bir 'hinlik-çinlik' yok mu sizce? Bu güzel, iyi hoş tabii ki. Hiç itirazım da yok. 'Aferin' diyorum lakin, onlar samimi olmadıkları için benim 'aferin' de çok samimi değil! Nedenini de açıklayacağım aşağı satırlarda. Eminim siz de hak vereceksiniz.

Peki, bu iki yüzlü siyasetin sebebi ne olabilir, normalde cevap, 'Yoo, aynı İsrail'in yaptığı gibi ve hatta neredeyse üç aşağı beş yukarı aynı gerekçeler sebebiyle Çin, o insanlara olmadık zulümleri yıllardır reva görüyor, o devletlerde Uygurlara insani olarak sahip çıkıyor ' olur değil mi? Gerçekten öyleyse, insanca, insanice bir sahip çıkma ise bu, neden 'Katmerli katliam' yapan İsrail'e gereken yapılmıyor o vakit? Dur denmiyor, Filistinli mazlumlara da sahip çıkılmıyor! Yaraları sarılmıyor, aç bırakılıyor, tedavi dahi edilmelerine müsaade edilmiyor! Madem insanlık...

Tüm bunlardan sonra, Amerika ve Çin'e sorulacak bazı sorular hasıl oluyor haliyle. Önce Amerika'dan başlayayım. Mesela: İsrail'in, Filistinlilere yaptığı eşi benzeri olmayan, herkesin de gözlerinin önünde yapılan bu zulme 'göz, göre göre' çanak tutarken, diğer yandan Müslüman Uygur Türklerine sahip çıkman ne amaçlı? Uygurları ileride Çin'e karşı 'kurşun asker' olarak mı kullanacaksın? Şayet samimiysen, Filistinlilerin bu kadar zulme uğraması ve haklılıklarına rağmen tepkin neden farklı? Mazlumun, haklının yanında neden değilsin? Güya, 'beşiği' olarak göründüğün demokrasi, adalet ve insan haklarının ihlal edilmesine neden göz yumuyorsun? Neden zulmün asıl 'hamiliğini, abiliğini' yapıyorsun?

Bu arada Amerika ve Avrupa'nın kayığına binen Uygur kardeşlerin de bu konuları iyi düşünmeleri, sorgulamaları, kendilerini er ya da geç Çin'e karşı 'kurşun asker' yapacak olan Amerika ve Avrupa devletlerinin bu düzeneğini bir an önce bozmaları ve bu gerçeği de göz ardı etmemeleri gerekiyor. Kayık su almadan terk etmeleri daha da doğrusu. Bugünleri gören kardeşlerin ders çıkarıp, artık kendi kayıkları, kanoları, salları, artık ellerinde ne imkanları var ise onlarla yola devam etmeleri bana göre elzem... Yoksa, o yolda harcarlar...

Aklı başında Uygurlar bu günlerde zaten şu soruyu eminim kendilerine soracaklardır, "Bu kadar zulme uğrayan Filistin'deki o insanlara sırtını dönen Amerika ve çoğu Avrupa devletleri, aşağı yukarı aynı şeyleri onlarca yıldır yaşayan biz Uygurları neden, ne için seviyor, neden bize kucak açıyor ki, üstelik dinimiz, dilimiz, ırkımızda bir değilken?"

Çin'e sorulacak bazı sorular ve tavsiyelere gelince... Amerika şu an tavsiye aşamasını geçti, o yüzden Çin'e bulunabiliriz. Nedeni açık, tüm dünya da ve özellikle İslam aleminde Çin'de yaşayan 'Uygur Türkleri zulüm altında inliyor' algısı var. Üstelik bu algı son beş yıldır özellikle Türk dünyasında ve akraba topluluklarında çok kuvvetli, izi de net, belirgin. Öyle, "Olanı biteni haber yaptırmayım, dünya duymasın' işi de bitti. Her yerde her şey artık kısa sürede duyuluyor, bu gerçek günümüzde Çin için bile olsa değişmiyor, bunu kendisi de görmüştür herhalde. Hani, bir 15, 20 yıl önceki dünya ve Çin olsa idi, bir nebze baskılanırdı. Artık geçmiş ola...

Yarın da bu konulara dair devam edeceğiz. Görüşmek üzere...