Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden biri olan otomotiv endüstrisi, ABD yönetiminin otomobil ithalatına yönelik yüzde 25 oranındaki yeni gümrük vergisi kararını yakından takip ediyor. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Başkanı Baran Çelik, sürece dair yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin stratejik konumuna ve üretim kabiliyetine dikkat çekerek, bu gelişmenin fırsata dönüştürülebileceğine işaret etti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, "Kurtuluş Günü" olarak ilan ettiği 2 Nisan’da açıklaması beklenen gümrük tarifeleri, küresel ticaret dengeleri açısından kritik bir döneme işaret ediyor. Özellikle otomobil sektörüne yönelik yüzde 25’lik ek vergi kararı, uluslararası piyasada endişelere yol açarken, Türkiye açısından bu yeni tablo titizlikle analiz ediliyor.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, ABD pazarı Türk otomotiv sektörü için stratejik öneme sahip. 2024 yılında ABD’ye yapılan otomotiv ihracatı 1,2 milyar doları aşarak istikrarlı seyrini korudu. Sektör, 2020 yılından bu yana ABD’ye ortalama 1,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Yılın ilk iki ayında da ihracat, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 4 artarak 198 milyon dolara ulaştı.
“ABD, dev otomotiv ithalatçısı konumunda”
OİB Başkanı Baran Çelik, ABD’nin yıllık 14 milyon adetlik dev iç pazarına ve 11 milyon adetlik üretim hacmine sahip olduğunu hatırlatarak, “ABD, aynı zamanda 391 milyar dolarlık otomotiv ithalatı ile dünyanın en büyük ithalatçısıdır. Bu, Türk otomotiv sektörü için önemli bir potansiyel anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
Çelik, özellikle aksam ve parça ihracatının ön planda olduğunu belirterek, “2024 yılında sadece tedarik endüstrisi kapsamında yapılan ihracatımız 1 milyar doları aştı. Bu da gösteriyor ki, ABD ile olan ticaretimiz sadece araç değil, parça ve aksam ihracatında da önemli bir noktada” dedi.
“Koruyucu tedbirler riskleri artırıyor, ama Türkiye hazırlıklı”
Çelik, Trump yönetiminin Çin başta olmak üzere birçok ülkeye karşı korumacı ticaret politikaları izlediğini belirtti. Bu politikalardan yalnızca Türkiye değil, Japonya ve Güney Kore gibi küresel üreticilerin de etkilenmesinin beklendiğini vurgulayan Çelik, "Bu süreç, dünya ticaretinde belirsizlikleri artırıyor. Ancak Türkiye olarak biz, bu zorlukları yönetebilecek güce sahibiz" şeklinde konuştu.
Yeni gümrük vergilerinin, ilk etapta ana sanayi firmalarını etkileyeceğini kaydeden Çelik, “Her ne kadar ihracatımız büyük ölçüde aksam ve parça üzerine yoğunlaşsa da, zaman zaman ABD’ye binek otomobil ve hafif ticari araç gönderimlerimiz de yüksek hacimlerde gerçekleşiyor. Dolayısıyla bu gelişme, maliyetleri artırabilecek bir unsur” dedi.
“Stratejik konum ve esnek üretim avantajı Türkiye’nin elini güçlendiriyor”
Baran Çelik, Türkiye’nin üretim kabiliyetinin dünya standartlarında olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemizin esnek üretim yapısı, lojistik avantajı ve siyasi istikrarı, küresel ticarette yaşanabilecek her türlü kırılmayı avantaja çevirebilecek potansiyeli sunuyor. Türkiye, dengeli dış politikasıyla Avrupa, Asya ve Amerika arasında stratejik köprü görevini sürdürüyor.”
Türkiye’nin otomotiv ihracatı güçlü ivmesini sürdürüyor
TİM verilerine göre 2025 yılı ocak-şubat döneminde Türk otomotiv sektörünün en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında Almanya, Birleşik Krallık ve Fransa ilk sıralarda yer aldı. Özellikle İspanya’ya yapılan ihracatta yüzde 52,6’lık rekor artış dikkat çekti. ABD ise yüzde 3,9’luk artışla 198 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaşarak ilk 10’daki yerini korudu.
Ülke | 2024 (Bin $) | 2025 (Bin $) | Değişim (%) |
---|---|---|---|
Almanya | 854.242 | 931.691 | %9,1 |
Birleşik Krallık | 694.399 | 646.205 | -%6,9 |
Fransa | 603.656 | 643.273 | %6,6 |
İspanya | 355.413 | 542.209 | %52,6 |
ABD | 190.575 | 198.064 | %3,9 |