Vakıf Katılım web

İMZALAR TOPLANDI

Mehmet Arif DEMİR
Tüm Yazıları
Öncelikle geçtiğimiz pazar günü idrak ettiğimiz Gençlik ve Spor Bayramımızı kutlayarak başlayalım yazıya. Dünyada gençlere armağan edilen ilk ve belki de tek bayram bizim ülkemizde ve buna ön ayak olma gururu Beşiktaş JK'ya ait. Ne mutlu Türküm diyene.

Son haftaya kalan ince şampiyonluk hesapları, düşenler, kalanlar, 26 averaj kapanır mı geyikleri eşliğinde yoğun bir hafta sonu geçirdik ve bu arada Futbol Federasyonu seçimlerinde oy kullanma hakkı olan 147 delegenin Noter marifetiyle federasyona çektikleri seçimli genel kurulun “hemen” yapılması talebini içeren ihtarnamenin de yerine ulaştığı duyuruldu ve kum saati işlemeye başladı.

Hukuken federasyon yönetiminin hemen toplanıp bu zaruri durumu bir takvime bağlayarak 30 gün içinde seçim çağrısı yapması beklenir. Fakat TFF’nin hiç umurunda değil bu yaşananlar. Onlar o sırada Tayland’da Infantino’ya projelerini beğendirmeye çalışıyorlar.

Deve hayvanına sormuşlar – boynun neden eğri? diye, mübarek hayvan ne desin: nerem doğru ki boynum doğru olsun? diyebilmiş garibim. Bizim Türk futbolunda eğer bir düzeltme, düzenleme yapılacaksa zaten ilk iş bu delege sayısı ve seçim sisteminin değişerek başlanılması lazım restorasyona.

 

304 delege var şu anda. Süper Lig: 133, 1. Lig: 36, 2. Lig: 37, 3. Lig: 54, Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu: 10, Profesyonel Futbolcular Derneği: 1,  Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği: 1, Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği: 1,  Engelli Spor Federasyonları: 1,  FIFA veya UEFA İcra Kurulu Üyeleri: 2, FIFA veya UEFA Komiteleri Görevlileri: 2,  Eski TFF Başkanları: 11,  En Çok Uluslararası Maç Yöneten FIFA Hakemi: 5,  50 üzeri Milli Olan Futbolcu: 5,  En Fazla Milli Takım Teknik Direktörlüğü Yapanlar: 5 delege ile temsil ediliyor Genel Kurulda.

 

Futbol Ailesinin kendi içinde kendi geleceğini inşa edip yönetmesi bu delegasyonla sağlanmaya çalışılıyor. Uzaktan bakılınca bile davul kimin boynunda, tokmak kimin elinde birbirine karışmış durumda.  İlgili kanunlarda değişiklik yapılarak delege sayısının en az 500’e çıkarılması, süper lig’in delege sayısının yarıdan fazla olması, delegasyonun taban birliklerinin ipoteğinden kurtarılması, emekli bürokratların ve fosillerin temsilci sayılarının minimuma indirilmesi veya kaldırılması ile başlanması genel kurullara dinamizm getirecektir.

 

TFF’nin Süper Lig yönetimini profesyonellerden oluşan Süper Lig AŞ’ye devrederek sadece alt yapılar, okullar futbol ligi ve milli takımlarla meşgul olmaya başlaması, ekonomik ve siyasi ranttan kaynaklanan tartışmaları da azaltacaktır. O zaman delegeler de TFF de daha sakin kafayla ve baskı altında kalmadan sadece Türk futbolunun geleceğine odaklanabileceklerdir. Şimdi yayın ihalesi, bilet pazarlaması, çimlerin bakımı gibi onlarca konu ilgilenilmek için beklerken bu durumda bu işler sorumluları tarafından tıkır-tıkır yürütülecektir.

 

Neyse galiba biz gene gündüz gözüne rüya âlemine daldık ve günümüz Türkiye’si gerçeklerinden uzaklaşarak idealizmin içimizi ısıtan yakıcı güneşine teslim olduk anlaşılan. Kimse Türk Futbolu’nun sorunlarını çözmek istemiyor ki, herkes aynı tas, aynı hamam, fıkradaki “biraz da biz ölelim” modunda. Anayasanın değişmesi teklif dahi edilemeyen maddeleri gibi olan Türk Futbolu’nun mevcut hâline ahlanıp vahlanmaya çook devam edeceğimiz için enerjimizi tasarruflu kullanalım. Ayağımızı yorganımıza göre uzatalım da gece bir yerlerimiz açıkta kalmasın.

 

Devam aynen devam, haydi kalın sağlıcakla.