Mobil Masthead


SİLVAN'DAN KIŞ MANZARALARI

Sabah kahvaltısından sonra biraz haber izliyorum. Spiker İsrail Filistin görüşmelerinden bahsediyor.

Sabah kahvaltısından sonra biraz haber izliyorum. Spiker İsrail Filistin görüşmelerinden bahsediyor. İnsanoğlunun ilginç bir serüveni, tuhaf hikayeleri var. İsrailoğulları aslında Sümer kökenli olup Filistin'in yerlisi olan Kenanlılardan farklı bir topluluk. Peki Kenanlılar Filistinliler mi? Hayır, Antik Filistinliler MÖ 12. Yüzyıl'da İsrailoğulları ile aynı dönemde Filistin'e yerleşmiş Ege kökenli insanlar. 

Peki soğuk hava? İşte onun yurdu kesin kuzey kutbu... Kutup ayıları ve kar baykuşlarının memleketinden yola çıkıp Balkanlar üzerinden geliyor. Başta İstanbul olmak üzere birçok şehirde yarın tipi görülecekmiş. Artık kış mevsimi gerçek anlamıyla başlıyormuş. Kar vorteks şeklinde yoğun bir halde olacakmış. Ben İstanbul'a epey uzakta, 1500 kilometrelik mesafedeyim. Ama buraya da yılın ilk karı düştü. Yolun karşısındaki parkta çocuklar şimdi kardan adam yapıyorlar. Daha büyük olanları kartopu oynuyorlar. Yanımda getirdiğim kaşkolu bulamıyorum. Bu iyi olmadı ama dolaşmaya mani değil.

Şimdi bulunduğum Silvan 1101 Haçlı Seferi'nin üç ayrı Haçlı ordusunu dahiyane stratejiler ile mağlup eden Sultan I. Kılıç Arslan'ın mezarının önceki yıl burada keşfedilmesi ile gündeme geldi. Şimdi kazı alanını koruyan bariyerler parçalanmış, direklerin üzerindeki kameralar da kazı alanını görmüyor. Sanırım mezar taşları ve buluntular başka bir yere nakledilmiş. Umarım kafatası koleksiyoncular tarafından başka birisininkiyle değiştirilmemiştir.

Silvan'ın Malabadi Köprüsü, Kesik Minare, Selahaddin-i Eyyubi Camisi gibi bin yaşına yaklaşmış yapıları var. Burası bana İspanya turizmine önemli bir katkı sağlayan Orta Çağ kentlerini düşündürüyor, önemli bir turizm potansiyelini barındırıyor. Orhan Usta gibi önde gelen gastronomi markaları var. Nitelikli, işini iyi bilen insanlar tarafından işletiliyor. Geçen gün tattığımız köy salatası müthiş bir şey... Yemek için çevre illerden gelen insanlar olduğu söyleniyor. 

Kar lastiklerini kontrol ediyorum, Üstünler Konağı'nın önünden ana yola çıkıyorum. Burada da kardan adam yapmışlar. Şehirde İrfan Manaz isminde kıymetli bir ahşap sanatçısı yaşıyormuş. Sanayideki atölyesine gidiyorum. Şehrin mimari yapılarının ahşap modellerini, büyük ahşap araba ve tekneler üretmiş. Odun sobası başında oturup kahve içiyoruz. Duvardaki bir panoda "İlim, İrfan, Edep, Adab, Merhamet, Paylaşım, Adalet" yazıyor. Kar yağdığı zaman dükkanını açmasının nedenini ihtiyaç sahibi insanlara yardım etme gayesi olarak açıklıyor, meslek sahibi olmak bunu gerektirirdi diyerek bize eski kültürümüzü anlatıyor.  

Hediyelik eşya sektörünün çok yönlü işlevleri, faydaları var. Hem yerel üreticilere gelir getiren ekonomik bir faaliyet, hem de önemli bir tanıtım enstrümanı. Bunlar bazen şahsi anlama sahip eşyalara da dönüşebiliyor, seyahat deneyiminin sembolleri oluyorlar. Çin mallarının giderek daha fazla satıldığı bu dönemde mahalli idareler turistik eşya olarak satılabilecek özgün ürünlerin çeşitlerini arttırıp tanıtılmasını teşvik edebilirler. Misalen Toledo'nun el sanatlarındaki marka değerini incelemek lazım.