Zekât, İslam'ın temel ibadetlerinden biri olup, maddi durumu iyi olan Müslümanların ihtiyaç sahiplerine yardım etmesini sağlayan önemli bir dayanışma aracıdır. Peki, kimler zekât alabilir? Kur’ân-ı Kerîm’de (Tevbe Suresi, 9/60) zekâtın verileceği sekiz sınıf açıkça belirtilmiştir.
Buna göre zekât; fakirler, miskinler, zekât toplamakla görevli memurlar, kalpleri İslam’a ısındırılmak istenenler (müellefe-i kulûb), esaretten kurtulacaklar, borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolda kalmış kimseler gibi sekiz farklı gruba verilmektedir.
Fakir ve Miskin Kimdir?
Fakir ve miskin, temel ihtiyaçlarının dışında nisap miktarında mala sahip olmayan kimseler olarak tanımlanır. Ancak, nisap miktarına ulaşan herhangi bir malı bulunan kişiler fakir veya miskin sayılmadığından, bu kişilere zekât verilmez.
Borçlulara Zekât Verilir mi?
Zekât, borcunu ödeyecek kadar malı bulunmayan ve borcu kul hakkı sayılan kişilere verilebilir. Ancak, borçlunun temel ihtiyaçları dışında nisap miktarından fazla malı varsa, o kişi zekât alamaz.
Yolda Kalanlar Zekât Alabilir mi?
Sürekli yaşadığı yerde malı olmasına rağmen, çıktığı yolculukta parasız kalan ve memleketine dönme imkânı bulamayan kimseler de zekât alabilir. Ancak, günümüzde banka kartı veya farklı yöntemlerle parasına erişebilen yolcular bu kapsamda değerlendirilmez.
Allah Yolunda Olanlar Kimlerdir?
Kur’ân’da geçen fî sebîlillah (Allah yolunda) ifadesi, İslam’ı yaymak ve ilim yolunda olan kimseler için yorumlanmıştır. Bu kapsamda ilim yolculuğuna çıkanlar, askerler ve hac yolcuları zekât alabilecek sınıflar arasında yer alır.
Zekât, sadece maddi bir destek değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı artıran bir ibadet olarak büyük önem taşımaktadır. Müslümanlar, zekâtlarını verirken bu sekiz sınıfı dikkate almalı ve doğru kişilere ulaştırmalıdır.