Güncel - Yaşam 16.12.2023 13:29

Kayseri'deki terör saldırısında şehit olan evlatlarının acısı yüreklerinde dinmiyor

Kayseri'de 2016'da çarşı iznine çıkan askerleri taşıyan halk otobüsüne patlayıcı yüklü araçla düzenlenen terör saldırısında şehit olan 15 asker arasında bulunan er Kamil Tunç'un anne ve babası oğullarını hatıralarıyla yaşatıyor.
Kayseri'deki terör saldırısında şehit olan evlatlarının acısı yüreklerinde dinmiyor

Afyonkarahisar'da yaşayan Hamiyet (50) ile İsmail Tunç (53) çifti, Kayseri'nin Talas Mahallesi'nde 17 Aralık 2016'da oğullarının da aralarında bulunduğu çarşı iznine çıkan 1. Komando Tugay Komutanlığında görevli askerleri taşıyan halk otobüsüne yönelik patlayıcı yüklü araçla düzenlenen terör saldırısında 15 askerin şehit olmasını, 54 askerin de yaralanmasını unutamıyor.

Çift, şehit oğullarının eşyalarını yaptırdıkları özel bir dolapta saklıyor.

Kayseri'deki anma törenlerine aynı acıyı yaşamamak ve psikolojik olarak kendilerini hazır hissetmedikleri için katılmayan şehit annesi Hamiyet Tunç, oğulları Kamil olmadan yılların çok acı geçtiğini, dayanmanın zor olduğunu söyledi.

Kentte beş aylık asker olan oğluyla çarşı iznine çıkacağı günün akşamında telefonda görüştüklerini aktaran Tunç, "Acım çok büyük. Bu can bu bedende olduğu müddetçe oğlumu unutmam mümkün değil. Şimdi tek kızım kaldı." dedi.

Oğlunun alamadığı kazağı tertiplerine hediye etti

Şehit babası İsmail Tunç da geçen 7 yılın kendilerine 70 sene gibi geldiğini, yaşadıkları acının ilk günkü gibi olduğunun dile getirdi.

Hayallerinin de oğlu Kamil üzerine kurulu olduğunu anlatan Tunç, "Benim bütün dünyam altüst oldu. Daha kendimizi yeni yeni toparlıyoruz. Çok uykusuz günler geçirdim. Kamil'in yokluğuna yavaş yavaş alışıyoruz ama acısı hiç hafiflemiyor. İçimiz hala yanıyor. Sadece onsuz yaşamayı öğreniyoruz." diye konuştu.

Tunç, oğlunu hatıralarıyla yaşatmaya çalıştıklarını, ondan geriye kalan eşyalara gözü gibi baktıklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Oğlum, 'Baba havalar soğudu, kendime kazak almak için çarşıya çıkacağım.' demişti. Şehidimin o kazak sözü hafızama kazındı. Daha sonra Kamil'imin çarşıdan alamadığı o kazaktan alarak 20 tertibine ve durumu iyi olmayanlara hediye ettim. Oğlum orada kazak alıp giyemedi, onun akranları giysin istedim. Kamil'in en büyük hayali burada yuva kurup, eczanede çalışmaktı. Bizimle birlikte yaşamayı istiyordu. Devlet, oğlumun kanını yerde bırakmadı."