'AMCAM FATİH ERKOÇ'UN HER SAHNESİ BİR DERS'

Röportaj Pazartesi 27 Eylül 2021 07:00

Yağ gibi bir ses, profesyonel yorumu ve canlı sahnesindeki renkli performansıyla dinleyiciyi sürükleyen Serra Erkoç, "Suçlama Beni" adlı şarkısı için amcası Fatih Erkoç ile kamera karşısına geçti.

'Amcam Fatih Erkoç'un her sahnesi bir ders'

Tüm yaşamı müzikle geçen Erkoç, konservatuvar ve diğer müzik eğitimlerinin yanı sıra sanat yaşamının gelişiminde amcası Fatih Erkoç'un büyük rol oynadığını söyledi.

SEMA SEZEN

8 yaşında babası Sinan Erkoç ve amcası Fatih Erkoç ile "The Brothers Show'la sanat hayatına başlayan Serra Erkoç,
Jazz, funk, latin ve pop türlerinde seslendirdiği şarkılarla büyük bir dinleyici kitlesine sahip. 2019 yılında “Zaman Durdu”, 2020 yılında “Kozmik Enerji" ve 2021 yılında da “Kıyamet“ isimli şarkılarını yayınlayan Erkoç, şu an çıkardığı "Suçlama Beni" şarkısıyla büyük beğeni toplamaya devam ediyor. Erkoç'a sanat yaşamıyla ilgili merak ettiklerimizi sorduk..

-Yeni şarkınız Suçlama Beni'nin gelişim sürecini anlatabilir misiniz?

Konservatuvarda enstrüman hocam olan çok değerli Aycan Teztel' e ait olan bu parçayı söylemem için beni aradığında çok heyecanlandım. İlk heyecanım kendisinin bestesini seslendirecek olmaktı ama sonradan şarkıyı dinleyince ritmik yapısına hayran oldum. Her dinlediğimde hala yerimde dans ediyorum. Tepkiler ise tam da beklediğimiz gibi çok olumlu. Beğenisini ileten çoğu kişi şarkının zengin orkestrasyonun yanında; hem kaliteli hem eğlenceli bir şarkı olduğunu söylüyor. Bu da tam amaçladığımız şey idi. Bu yüzden çok mutluyuz.

-Şarkı söylemek senin için ne anlam ifade ediyor?

Şarkı söylemek benim için bir duygu aktarımı. İçimde yükselen enerjiyi birileriyle paylaşabiliyor olmak büyük bir şans bence. Örnek verecek olursam şarkı söylemek pandemi dönemi gibi sıkıntılı bir süreçte benim için rehabilitasyon oldu diyebilirim. Bu süreçte kendisi de müzisyen olan ve müziğe aşkla bağlı diyebileceğim eşim Gökay Gökşen ile birlikte bu süreçte birçok sevdiğimiz parçayı düzenleyip kendi istediğimiz biçimde hayata geçirdik ve bununla kalmayıp kendi bestelerimizi de dinleyicilerin beğenisine sunduk. Dolayısıyla müzikle uğraşan insanların fiziki ve maddi zorlukları olsa da manevi açıdan yüksek doygunluğa ve huzura ulaşma imkanları çok daha fazladır. Bu yüzden nefes aldığım her an şarkı söyleyebildiğime ve bu işi meslek olarak seçtiğime şükrediyor olacağım.

-Genç, başarılı bir müzisyen olarak idolün kim?

Şarkı söyleyen herkesin idolleri vardır. Benim de çok sayıda var. İsim verecek olursam Whitney Houston, Stevie Wonder, Ella Fitzgerald, Kurt Elling diyebilirim. Bu isimlerin şarkılarını seslendirdiğim ve hayatta olanlarla düet yaptığım dünya çapında ses getirecek bir albüm şahane olurdu..

'Amcam Fatih Erkoç'un okulundan mezunum diyebilirim"

-Projenizde amcanız Fatih Erkoç ile birliktesiniz. Böyle duayen bir isimle çalışmak sizce nasıl?

Amcam Fatih Erkoç ile 15 yaşımdan beri profesyonel olarak aynı sahneyi paylaşıyorum. Dolayısıyla konservatuvarın yanında onun okulundan da mezunum diyebilirim. Çünkü bilen tüm müzisyen arkadaşlarım katılacaklardır ki, amcamın her sahnesi bir ders niteliğindedir. Dolayısıyla bu projede, böyle bir duayenle birlikte olmak manevi açıdan benim için çok değerli. Yepyeni ve enerjik bir şarkıyı beraber seslendirmiş olmak, yıllar boyu aklımdan silinmeyecek çok tatlı bir hatıra...

-Özellikle ailenizin sizi müziğe teşviki oldu mu? Bunlardan bahsedebilir misiniz?

Açıkçası pek teşvik ettiklerini söyleyemeyeceğim. Çünkü bizim ailede müzisyen olmayan az. Amcamla babamın yanında rahmetli Dedem de Udi'dir. Hasan Erkoç... Dönemin en ünlü sanatçılarıyla çalışmış, İstanbul Belediye Konservatuvarından emekliydi kendisi. Dolayısıyla sektörün ve müziğin zorluklarını çok iyi bilen bir ev ortamıydı bizimkisi. Hep başka bir meslek seçmemi istediler ama armut dibine düşüyor tabii..

-Projede emeği geçen başka kimler var?

Çok sayıda değerli müzisyen arkadaşımın emeği var bu şarkıda. Başta tabii çok değerli Aycan Teztel. Trombon, bas gitar, klavyeli çalgılar ona ait; aranje ve beste de onun. Şarkının mimarı tabiri caiz ise..
Trompette Barış Doğukan Yazıcı, saksafonda Batu Şallıel, gitarda Erkan Kenç ve davulda Behsat Boran. Hepsi de hem çok sevdiğim dostlarım hem de enstrumanlarında virtüöz seviyesinde çok değerli isimler. Onlarla birlikte bu çalışmada yer almaktan duyduğum keyifi anlatamam.

 

 

 

ABONE OL

EN ÇOK OKUNANLAR