140. DOĞUM YILINDA MEHMET EMİN RESULZADE

Haber Merkezi |Kültür Sanat Pazartesi 12 Şubat 2024 15:12

Turan Kültür Merkezi Süleymaniye Kürsüsü 2023-2024 dönemi etkinlikleri çerçevesinde, 10 Şubat 2024 Cumartesi günü 14.00'te, İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Konferans Salonunda, Prof. Dr. Sebahattin Şimşir ile Azerbaycanlı gazeteci Aynur İmran, "140. Doğum Yılında Mehmet Emin Resulzade" başlıklı bir konferans verdiler.

140. doğum yılında Mehmet Emin Resulzade

İlk sırada söz alan gazeteci yazar Aynur İmran, önde gelen devlet ve sosyo-politik şahsiyet, gazeteci, dahi düşünür, milli ülkü önderi, Azerbaycan Halk Cumhuriyetinin kurucusu (1918-1920) ve Azerbaycan'ın siyasi göçmenlerinin lideri, Azerbaycan tarihinin en önemli ve büyük şahsiyetlerinden biri olan ve Azerbaycan'ın ulusal bağımsızlık hareketine öncülük edip "Bir defa yükselen bayrak, bir daha inmez!" ifadesiyle 20. yüzyılda Azerbaycan'da bağımsızlık hareketinin simgesi haline gelen Mehmet Emin Resulzade’nin hayatı, düşünceleri ve çalışmalarıyla ilgili bilgiler verip değerlendirmelerde bulundu.


Resulzade’nin 20. yüzyılın başından başlayarak yüksek bir milli bilinçle Azerbaycan başta olmak üzere Türk Dünyası’nın birliği, dirliği ve bağımsızlığı için savaşım verdiğini belirten İmran, bunu Azerbaycan’dan başlayarak, gittiği/ gitmek zorunda kaldığı İran, Türkiye, Almanya ve benzeri nerede olursa olsun büyük bir sevgi ve görev bilinciyle, kurduğu dernek ve partiler; çıkardığı gazete ve dergiler, düzenlediği veya katıldığı toplantılarda sunduğu bildiriler, yazdığı kitaplar aracılığıyla yaşamının sonuna kadar bıkmadan, yorulmadan, eğilmeden, bükülmeden sürdürdüğünü söyledi.

M. E. Resulzade, Azerbaycan Türk aydınları arasında milli ideolojinin temel ilkelerini geliştiren, "milliyetçilik"ten "milliyetçilik"e yönelen ilk kişi olduğunu belirten İmran, "İslam milliyetçiliği" yerine "Türk milliyetçiliğini" öne çıkaran; 1915 yılında yayınlanan Açığ Söz gazetesinde ilk kez "Müslüman" ve "Tatar" yerine "Türk" kelimesini kullanarak, "Biz Türküz!" diyen M.A. Resulzade, böylece "ümmet" ve "milliyetçilik" çağını resmen kapatmış, "millet" ve "Türk milliyetçiliği" çağının başladığını ilan etmiştir, dedi.

İmran, çok kritik ve zor şartlara rağmen 1918’de Azerbaycan Cumhuriyetini kuran ve 2 yıla yakın bağımsız yaşatıp temel anlamda kurumlarla biçimlendiren, Sovyet işgali döneminde yurdundan uzak yaşadığı dönemlerde kurduğu ülkenin bir gün bağımsızlığına yeniden kavuşacağı inancını hiç yitirmeden, Azerbaycan Türklerinin milli bilincinin ve bağımsızlık ruhu taze tutulması için önlerinde dalgalanan bir bayrak olan Resulzade’nin, Azerbaycan başta olmak üzere Türk Dünyası’nda düşünce ülküleriyle parlayan bir yıldız olmaya devam edeceğine değinen sözleriyle konuşmasını tamamladı.

İkinci konuşmacı olan Balıkesir Üniversitesi Genel Türk Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sebahattin Şimşir de bir Resulzade uzmanı olmanın verdiği birikim ve donanımıyla Resulzade’nin Türkiye ve Avrupa’daki yaşamı ve savaşımıyla ilgili bilgilendirmelerde bulunup değerli düşünce ve görüşler ortaya koydu.

Prof. Dr. Sebahattin Şimşir, Resulzadenin yaşamının büyük bir kısmını ülkesi dışında geçirmek zorunda kaldığını belirterek, bu süreci bizlere “İran Dönemi”, “Türkiye Dönemi/ Avrupa Öncesi ve Sonrası”, “Avrupa Dönemi” olarak üç başlık altında değerlendirdi.
20. Yüzyılın başında milli savaşımla birlikte Sosyalist fikirlerin de etkisinde olan Resulzade’nin, 1905 Savaşı’ndan sonra Rusya’nın milli aydın ve önderlere bu düşünceleriyle birlikte Rusya’da yaşam hakkı tanınmaması üzerine, İran’a geçtiğini, burada da aynı kararlılıkla Rusya’ya karşı verdiği bağımsızlık savaşımı nedeniyle Rus hükümetinin İran’a baskı yapması üzerine Türkiye’ye gitmek zorunda kaldığını belirten Şimşir, bunun Resulzade’nin hayatında bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Şimşir, Resulzade’nin 1911 Balkan Savaşları’nın sonuçlarının Osmanlı Türklüğü üzerindeki etkilerine tanıklık eden Resulzade’nin Yusuf Akçura, Ayaz İshaki gibi Türk aydınlarıyla da paylaştığı ortamlarda Türkçülük fikirleriyle donandığını, bu bağlamda Türk Yurdu ve Sebilü’l Reşad dergilerinde yazdığı bir dizi makalelerle Türkiye aydınlarına ve kamuoyuna Azerbaycan başta olmak üzere Dış Türkleri tanıttığını, ilk Turan şiirini Hüseyinzade Ali Bey yazsa da Türk aydının kafasına Turan fikrini Mehmet Emin Resulzade’nin soktuğunu söyledi.
Komünist yönetimin iş başına gelmesi, Resulzade’nin ölüm tehdidi alması, Stalin’in belki fikrini çelerim gayesiyle onu Moskova’ya götürmesi, oradan Tatarların yardımıyla Finlandiya, arkasından Almanya ve 1922’de Türkiye’ye gelme ve burada aynı kararlıkla Azerbaycan Türklüğünü uyandırma ve Türkçülük yolundaki çalışmalarını değerlendiren Şimşir, Türkiye’den bir müddet sonra ayrılmak zorunda kalmasının nedenleri üzerinde de bazı görüşler ortaya koydu.
Şimşir, 1928-1947 yılları arasında Almanya odaklı olarak Avrupa’da kalan orada da Azerbaycan ve Türk Dünyası çalışmalarını içinde bulunduğu, kurduğu ve içinde bulunduğu kuruluşlar, sayıları bir düzineye yakın dergiler, konferans ve kitaplarla sürdüren Resulzade’nin, İkinci Dünya Savaşı yıllarında ağırlıklı olmak üzere bir hayli sıkıntılar yaşamasına rağmen milli ülküsünü yayma ve yaşatma açısından faydalı yıllar olduğunu örnekleriyle ortaya koydu.
Şimşir, konuşmasını Türkiye’de Resulzade araştırmaları konusunda bazı paylaşımlarda bulunup bunun eksiklikleri üzerinde durup kendi çalışmalarından söz ederek bitirdi.

 

 

 

ABONE OL