Savaş sürecinde milyonlarca Suriyeli gibi memleketini terk etmek zorunda kalanlardan biri de Mena Tabaş ve ailesiydi. Yaklaşık 14 yıl önce Türkiye’ye göç eden Tabaş, rejimin yıkılmasının ardından umutla memleketine döndü. Ancak karşılaştıkları manzara, beklentilerinin çok uzağındaydı.
Yıkılmış Bir Ev, Bitmeyen Mücadele
Mena Tabaş ve iki kızı, dönüşlerinde evlerini neredeyse tanınmaz halde buldu. Kapısı ve penceresi olmayan, duvarları kısmen yıkılmış bir ev... Ne mutfak vardı ne de banyo. Yine de başka seçenekleri olmayan aile, bu koşullarda hayata tutunmaya çalışıyor.
Tabaş, iç savaşın getirdiği yıkımın yanı sıra, yaşam şartlarının da oldukça zorlayıcı olduğunu ifade ediyor. Temel ihtiyaçlara ulaşmakta büyük güçlük çektiklerini belirten Tabaş, bahçede yaktıkları ateşte su kaynatıp yemek yaptıklarını, ancak malzeme eksikliği nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını aktarıyor.
"Eşim vefat etti, iki kızımla tek başıma kaldım"
Tabaş, geri dönüş sonrası yalnız başına ayakta kalma mücadelesi verdiğini söylüyor. Eşini kaybetmiş, iki kızıyla birlikte hayata tutunmaya çalışıyor. Kardeşinin 6 kişilik ailesiyle aynı çatıyı paylaşan Tabaş, "Birbirimize destek olmaya çalışıyoruz ama şartlar gerçekten çok ağır" diyerek duygularını dile getiriyor.
Evlerinin bir kısmı hayırseverler tarafından kısmen onarılmış. Kapı, pencere ve perde gibi temel ihtiyaçlar dışarıdan gelen yardımlarla sağlanmış. Ancak halen tam anlamıyla yaşanabilir bir düzeye ulaşmadığını belirtiyor. “Üzerine oturacak bir minderimiz bile yok, yardımlarla geçiniyoruz” diyen Tabaş, yaşadıkları zor koşullara dikkat çekiyor.
"Kimse bizi görmüyor, yalnız bırakıldık"
Tabaş, ülkelerine döndükten sonra çok az yardım aldıklarını ve bunun da hiçbir şekilde yeterli olmadığını belirtiyor. "Bir kez yardım ulaştı ama faydası olmadı" diyerek durumlarını özetleyen Tabaş, yıllarca yaşadıkları gurbetin ardından memleketlerine kavuşmanın sevincini yaşarken aynı zamanda büyük bir hayal kırıklığı yaşadıklarını dile getiriyor.
Gece uyurken bile huzursuz olduklarını, çevrede hırsızlık olaylarının arttığını ve güvenlik endişelerinin bulunduğunu ifade ediyor. "Çocuklarımla korkarak uyuyoruz" diyen Tabaş, yaşadıkları zorlukları anlattıktan sonra duygusal bir çağrıda bulunuyor:
“Lütfen sesimizi duyurun. Biz yalnız kaldık. Yardıma ihtiyacımız var.”
"Türkiye bize sahip çıktı ama burada kimseden destek göremiyoruz"
Türkiye’de kaldıkları süre boyunca destek gördüklerini belirten Tabaş, "Yabancı bir ülkede yaşamak zor ama Türkiye bize kucak açtı. Çok şükür bir evimiz vardı ama şimdi buradayız ve her şey yerle bir olmuş" diyerek duygularını dile getiriyor.
“Allah’a şükür evimize döndük, ama elimizde hiçbir şey yok” diyen Tabaş, umutlarının hala tükenmediğini, gelecekte her şeyin daha iyi olacağına inandığını söylüyor. Ancak bu süreçte destek olmadan ayakta durmanın mümkün olmadığını da vurguluyor.
Yardım Çağrısı: “Görünmeyenleri görün”
Mena Tabaş’ın hikayesi, savaşın sadece silahlarla değil, insanların hayatlarında bıraktığı izlerle de sürdüğünü gösteriyor. Suriye’de savaş sonrası yeni bir hayat kurmaya çalışan binlerce insan, Mena Tabaş gibi yardıma, desteğe ve görünmeye ihtiyaç duyuyor.
Tabaş’ın şu sözleri, bu durumun özetini veriyor:
“Zorluk çekiyoruz, ama kimse bizi görmüyor. Yalnız kaldık, sesimizi duyurun.”