Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Ardahan Üniversitesi’nin 13 bin yıllık ata tohumu olan kavılca buğdayını kampüs arazisinde yeniden yetiştirerek bölgesel kalkınmaya önemli katkı sağladığını açıkladı. Üniversite, sadece üretimle sınırlı kalmayıp, yaklaşık 600 çiftçiye eğitim ve destek sunarak bu kadim buğdayın geleceğini garanti altına alıyor.
100 Dönümde Kavılca Buğdayı Ekildi, Unu Ürüne Dönüştü
Üniversitenin yürüttüğü tarımsal projeler kapsamında, kampüs arazisinde 100 dönümlük alana kavılca buğdayı ekimi gerçekleştirildi. Elde edilen buğdaydan üretilen un, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü tarafından değerlendirilerek, makarna, erişte ve bulgur gibi katma değerli ürünlere dönüştürüldü. Projeye entegre edilen gıda üretim tesisi sayesinde, yerli buğdayın ekonomik değerinin artırılması hedefleniyor.
YÖK Başkanı Özvar: "Üniversiteler Bölgesel Kalkınmanın Lokomotifi Olmalı"
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretim kurumlarının yalnızca eğitim değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmanın da taşıyıcısı olması gerektiğini belirtti.
Özvar, “Üniversitelerimizin tarım, sağlık ve teknoloji alanlarında yenilikçi projeler üretmesini destekliyoruz. Ardahan Üniversitesi’nin kavılca buğdayı üzerindeki çalışması, bölgesel kalkınma ve yerel tarımın gelişmesi açısından örnek bir modeldir.” ifadelerini kullandı.
Rektör Biber: “Kavılca Buğdayı Ata Yadigârıdır”
Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber, projeyi sadece bir tarımsal faaliyet değil, aynı zamanda kültürel bir sorumluluk olarak gördüklerini vurguladı. “Genetiği değiştirilmemiş yerli buğdayımız kavılcayı üniversitemizde yeniden yeşerttik. Buğdayımız coğrafi işaretlidir ve bu özelliğiyle bölge ekonomisine ve tarımına büyük değer katmaktadır,” dedi.
Sağlık Değeri Yüksek, Katma Değeri Fazla
Projede görev alan akademisyenlerden Gıda İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Akif Göktuğ, kavılca buğdayının düşük karbonhidrat oranı ve yüksek protein değeri sayesinde sağlık açısından da oldukça önemli bir besin olduğunu belirtti. Özellikle organik ve sağlıklı beslenme trendlerinin yükselişte olduğu günümüzde, kavılca buğdayı gibi ürünlerin potansiyelinin çok yüksek olduğuna dikkat çekti.
Prof. Dr. Arslan: “Bölgesel İklime Uygun Üretim Modeli Geliştiriyoruz”
Projeyi yürüten akademik kadrodan biri olan Prof. Dr. Mehmet Arslan, kavılca buğdayının yalnızca bir tarım ürünü değil, aynı zamanda iklim koşullarına dayanıklı, yerel üretimi destekleyen stratejik bir değer olduğunu ifade etti. “Amacımız buğdayın doğal yapısını bozmadan, modern üretim teknikleriyle değer kazandırmak ve bunu bölge çiftçileriyle paylaşmak,” dedi.