Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin ihracat hamlesinde lokomotif olmayı sürdürüyor. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) tarafından açıklanan mart ayı verilerine göre, bölge yılın ilk çeyreğinde 190 ülkeye tam 3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu başarı, hem bölgenin toparlanma iradesini hem de yerli üretimin gücünü gözler önüne serdi.
Sadece mart ayında gerçekleştirilen ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre %5,4 artışla 1 milyar dolar olarak kaydedildi. Gaziantep ise bu dönemde 861,5 milyon dolarlık ihracatla Türkiye'nin en fazla ihracat yapan 6. ili olmayı başardı. Gaziantep’in ilk üç aylık toplam ihracatı ise 2,5 milyar dolar seviyesine ulaştı.
Başkan Kileci: “Güç birliği ile sürdürülebilir kalkınma mümkün”
GAİB Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci, bölgenin üretim ve ihracat potansiyelinin her geçen gün arttığını belirterek şunları kaydetti:
“Bölge ihracatçılarımız, yenilikçi ve sürdürülebilir üretim anlayışlarıyla küresel rekabette yerlerini güçlendirmek için olağanüstü gayret gösteriyor. Ancak yüksek üretim maliyetleri, lojistik sıkıntılar ve nitelikli eleman eksikliği gibi yapısal sorunlar hala aşılması gereken engeller arasında. Tüm paydaşların ortak akıl ve iş birliğiyle hareket etmesi, sürdürülebilir bir kalkınma için hayati önem taşıyor.”
İhracatın Yönü: Irak, ABD ve Suriye İlk Sıralarda
Bölgenin en çok ihracat yaptığı ülkeler arasında Irak, ABD, Suriye, İngiltere, Suudi Arabistan, İtalya, Almanya, Libya, İran ve Cibuti öne çıkarken, Türk ürünlerinin dünya pazarlarında gördüğü ilgi dikkat çekiyor. Bu tablo, hükümetin ihracat odaklı ekonomik modeli ve dış ticaret politikalarının başarıyla uygulandığını ortaya koyuyor.
İllerin Performansı Yükselişte
Bölgede Gaziantep dışında öne çıkan diğer illerin mart ayı ihracat rakamları şu şekilde gerçekleşti:
Kahramanmaraş: 105,7 milyon dolar
Mardin: 84,2 milyon dolar
Malatya: 34,8 milyon dolar
Şanlıurfa: 27,3 milyon dolar
Diyarbakır: 20,8 milyon dolar
Kilis: 10,2 milyon dolar
Adıyaman: 7,7 milyon dolar
Bu veriler, bölgesel kalkınma politikalarının sahada karşılık bulduğunu ve yerli üreticilerin küresel pazarlarda söz sahibi olmaya başladığını net biçimde gösteriyor.