ABD’nin eski başkanı Donald Trump’ın yeniden etkili hale gelen dış politika hamleleri, dünya genelinde endişe verici gelişmelere yol açıyor. Financial Times’ın dikkat çektiği habere göre, Trump’ın müttefiklere karşı mesafeli ve Rusya’ya yakın duruşu, yeni bir küresel nükleer silahlanma yarışını tetikleyebilir.
Soğuk Savaş’ı Aratacak Yeni Dönem Mi Başlıyor?
Soğuk Savaş yıllarında ABD ile Sovyetler Birliği, nükleer tehdidin büyüklüğü konusunda hemfikirdi. Bu uzlaşıdan doğan 1968 tarihli Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT), dünya barışının temel taşlarından biri oldu.
Ancak günümüzde, özellikle ABD’nin nükleer şemsiyesinden uzaklaşan politikaları, Berlin’den Tokyo’ya kadar birçok başkentte alarm zillerini çalıyor. ABD'nin korumasının geri çekilmesi ihtimali, müttefikleri kendi güvenliklerini sağlama konusunda yeni adımlar atmaya zorluyor.
Nükleer Sahiplik 25 Ülkeye Uzanabilir
Halihazırda ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere’nin yer aldığı 5 nükleer güç dışında; Hindistan, Pakistan, İsrail ve Kuzey Kore gibi ülkeler de fiilen nükleer yeteneklere sahip durumda. Uzmanlara göre bu tablo, Trump’ın dış politika tercihleriyle dramatik şekilde değişebilir.
Financial Times’a göre, Almanya, Polonya, Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler, nükleer silah edinme veya paylaşım seçeneklerini ciddi şekilde masaya yatırıyor. Bu da önümüzdeki süreçte nükleer silah sahibi ülke sayısının 25’e kadar çıkabileceği anlamına geliyor.
ABD’nin Çekilmesi Müttefikleri Kendi Yolunu Çizmeye Zorluyor
Polonya, topraklarında Amerikan nükleer başlıklarını konuşlandırmak isterken; Almanya, Fransa ve İngiltere ile ortak bir nükleer paylaşım modelini gündeme taşıyor. Japonya ve Güney Kore ise, özellikle Çin ve Kuzey Kore tehdidine karşı, kendi caydırıcı güçlerini inşa etmeye hazırlanıyor.