Yeni Birlik Gazetesi
İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
ANKARA
00:00:00
İkindi vaktine kalan
İSTANBUL
00:00:00
İkindi vaktine kalan
Ara

Sudan'da sinerji

“Kudüs kırmızı çizgimizdir” çıkışı Türkiye’nin bölgedeki gücünü ve kararlılığını ifade eden yeni bir ideal, dünyayı kan gölüne çeviren küresel güç odaklarına da insanlık adına bir meydan okumadır.
Dünya

“Kudüs kırmızı çizgimizdir” çıkışı Türkiye’nin bölgedeki gücünü ve kararlılığını ifade eden yeni bir ideal, dünyayı kan gölüne çeviren küresel güç odaklarına da insanlık adına bir meydan okumadır.

“Kudüs kırmızı çizgimizdir” çıkışı Türkiye’nin bölgedeki gücünü ve kararlılığını ifade eden yeni bir ideal, dünyayı kan gölüne çeviren küresel güç odaklarına da insanlık adına bir meydan okumadır.
Kudüs’e salt Müslümanların kutsal yeri penceresinden bakmıyoruz elbette. Kudüs, bütün insanlık için adaletin adıdır.
İnsanlığın Filistin hassasiyeti ve ortak derdi Filistin’i, 'Filistin Davası'na dönüştürmüştür. Yeryüzünün birçok yerinde vicdan sahibi insanlar için Filistin bir dava olmuştur yıllardır. Ve bu dava artık dip dalganın yoğun baskısı ile değişim istiyor, adalet istiyor, insanca yaşamak istiyor, insani davranış bekliyor ve bu sorumluluğu da Türkiye’ye yüklüyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın Kudüs çıkışları, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve BM Genel Kurulu'ndaki meydan okumaları bu sorumluluğun gereğidir.
BM Genel Kurulu kararından hemen sonra Sudan, Çad ve Tunus seyehatleri Afrika üzerinden yeni bir yol haritası olacaktır. Bu seyehatin ana fikri Türkiye’nin Kudüs konusundaki liderliğinin güçlü yankı bulmuş olmasıdır.
Sudan Meclisi’nde tekbirlerle karşılanmak bu coğrafyanın bizden beklentilerinin, bize güvenin, bize yüklenen sorumluluğun ve bu topraklardaki insanlığın umudu olarak görülmemizdendir.
Bu ziyaretin çok konuşulan Sevakin Adası’nın Türkiye’ye tahsisi konusu stratejik bir kazanımdır Sevakin, Kızıldeniz’in tarih boyunca en aktif limanlarından biri olmuştur. Ticari malların geçiş güzergahının yanı sıra hac yolları üzerinde bulunmasından dolayı da farklı kültürlerin kaynaşması, kültürel alışverişin de mekanı olmuştur. Dolayısıyla Sevakin adasının restorasyonunun Türkiye eli ile yapılıp canlandırılması büyük kazanımdır.
Hartum Üniversitesi Rektörü konuşmasında; “Sudan halkı sizi bekliyordu” derken Türkiye’nin sorumluluğunu hatırlatıyor, “Sudan halkı ve Sudan gençliği yeryüzünün bütün topraklarında zalimlere karşı dimdik durduğunuzu gördü” derken umudun yeşermesini hissederek, yüreğinden diline duygularını döküyordu. Rektörün konuşması sırasında  salondaki gençlerin “Hayber Hayber ya Yehud” sloganları ise her birimizin yüreğinde umudun ateşlenmesine sebep olmuştur, yeniden bir dirilişin habercisi olarak. Yıllar önce sokaklarda bireysel ve toplumsal sloganların bugün devletler nezdinde karşılık bulması dipdalganın büyük başarısı olsa gerek.
Afrika toplumlarına öğretilmiş çaresizlik olarak sömürgecilik penceresinden değil,insani zenginlik penceresinden bakma vakti gelmiştir. Aslında son günlerde yaşadığımız da budur.
Türkiye emperyalist güç zihniyetinin insanlık için ürettiği adaletsizliklere yüksek perdeden “la” diyor. Ve bunu bu adaletsizliklerden yorulan insanlarda görüyor ve karşılık veriyor. Bu karşılıklı etkileşim de kararlılık,cesaret ve umut olarak vücut buluyor.
Zaman öğretir sabırla ve umutla…Bir yılı daha geride bıraktığımız şu günlerde öyle sanıyorum birçok

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *