AB Fonlarını Kötüye Kullandı, Suçlu Bulundu: Siyaset Sahnesinden Siliniyor Mu?
Fransa'da siyaset sahnesinin tartışmalı ismi Marine Le Pen, Avrupa Birliği (AB) fonlarını usulsüz şekilde kullandığı gerekçesiyle yargılandığı davada suçlu bulundu. 2027 Cumhurbaşkanlığı seçimleri için yeniden adaylığını açıklayan Le Pen hakkında verilen bu karar, ülkede siyasi dengeleri kökünden değiştirebilir.
Paris Ceza Mahkemesi, uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer alan dosyada nihai kararını verdi. Aşırı sağ çizgideki Ulusal Birlik (RN) partisinin lideri Le Pen ile birlikte 8 eski Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi, "AB fonlarının kötüye kullanımı" gerekçesiyle yolsuzluktan suçlu bulundu. Dava sürecinde Le Pen’in, AP milletvekilliği yaptığı dönemde fonları "hayali danışmanlara" maaş ödemek suretiyle usulsüz kullandığı ortaya konmuştu.
Savcılıktan Çarpıcı Talep: Siyaset Yasağı Derhal Uygulansın
Paris Savcılığı, Le Pen hakkında istenen 5 yıl hapis, 5 yıl siyasetten men ve 300 bin avro para cezasının temyiz süreci beklenmeden uygulanması yönünde ısrarcı. Bu talebin kabul görmesi halinde Le Pen, 2027'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olamayacak. Fransız hukuk çevrelerinde tartışma yaratan bu durum, Anayasa Mahkemesi'nin geçtiğimiz dönemde aldığı emsal bir kararla ilişkilendiriliyor.
Anayasa Mahkemesi, 2024’te Mayotte adasında görev yapan bir yerel siyasetçinin temyiz süreci tamamlanmadan görevden alınmasını yasal bulmuştu. Bu kararın Le Pen davasına da emsal teşkil edebileceği değerlendiriliyor. Ancak bazı hukukçular, bu uygulamanın yalnızca yerel yöneticilerle sınırlı kalması gerektiğini savunarak temyiz süreci tamamlanmadan verilecek infaz kararının anayasal sorunlar doğurabileceği görüşünde.
Yargı Süreci ve Skandalın Perde Arkası
Marine Le Pen’in adının karıştığı skandal, 2004-2016 yılları arasında AP’de görev yaptığı döneme dayanıyor. Le Pen’in, Avrupa Parlamentosu fonlarını kullanarak aslında var olmayan iki danışmana maaş ödediği tespit edilmişti. 2015 yılında başlatılan soruşturma, yıllar içinde kapsamını genişletti ve Le Pen’in yanı sıra babası Jean-Marie Le Pen ile partinin önde gelen isimleri Louis Aliot ve Bruno Gollnisch gibi isimler de soruşturmaya dahil edildi.
2018 yılında Ulusal Cephe ismini bırakarak "Ulusal Birlik" (RN) adını alan parti, skandalla birlikte kamuoyunda büyük bir güven kaybı yaşadı. Dava kapsamında 27 kişi hakkında yargı süreci başlatıldı ve davanın ilk duruşması Eylül 2024’te Paris Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü.
Cumhurbaşkanlığı Yolunda Büyük Engel
2027 seçimlerine hazırlanan Fransa’da, Marine Le Pen’in yargılandığı dosyada çıkan bu karar, aşırı sağın yükselişini durdurabilecek bir dönüm noktası olabilir. Mahkemenin cezayı temyiz sürecinden bağımsız olarak infaz etmesi durumunda Le Pen'in siyasi kariyeri ciddi bir darbe alacak.
Fransa'daki bu gelişme, Avrupa genelinde de aşırı sağın demokratik değerlere karşı oluşturduğu tehditleri bir kez daha gözler önüne sererken, hukuk devleti ilkelerinin güç kazanmasına yönelik olumlu bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye açısından ise bu süreç, Avrupa'daki popülist ve aşırı sağcı siyasetçilerin zayıflaması yönünde önemli bir gelişme olarak öne çıkarken, bölgesel istikrar ve uluslararası iş birliği çabalarının önünü açacak bir zemin oluşturuyor.