TDV sağ 160x600
Halkbank Ekonomi

TÜRKİYE'NİN İLK LİTYUM DEMİR FOSFAT BATARYA FABRİKASI TEMELİ ATILDI

Ekonomi Çarşamba 26 Ocak 2022 07:00

Türkiye'nin ilk lityum demir fosfat batarya fabrikasının temelini atan Bakan Varank, "Türkiye'de enerji çeşitliliğini artırmak için ülkemizin dört bir tarafında yatırımlar yapıyoruz. Ne zaman yeni bir yatırımı gündeme getirsek bizim karşımıza ilk muhalefet çıkıyor." dedi.

Türkiye'nin ilk lityum demir fosfat batarya fabrikası TEMELİ ATILDI

Türkiye'nin ilk lityum demir fosfat batarya fabrikasının temelini atan Bakan Varank, "Türkiye'de enerji çeşitliliğini artırmak için ülkemizin dört bir tarafında yatırımlar yapıyoruz. Ne zaman yeni bir yatırımı gündeme getirsek bizim karşımıza ilk muhalefet çıkıyor." dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye'de enerji çeşitliliğini artırmak için ülkenin dört bir tarafında yatırımlar yaptıklarını ancak muhalefetin bunlara karşı çıktığını belirterek,"Her yaptığımız yatırımda karşımıza çıkanlar şimdi de kalkmış, tedarikçi ülkenin bir anda plansız kesintisi üzerinden sanayi çok umurlarındaymış gibi siyaset yapmaya çalışıyorlar." dedi.

Bakan Varank, Polatlı'da Kontrolmatik Teknoloji Lityum Demir Fosfat Batarya Fabrikası Temel Atma Töreni'nde yaptığı konuşmada, üretimin, istihdamın ve ihracatın dinamosu olan fabrikaların temel atma ve açılış törenlerine katılmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.

Türkiye'yi kritik teknolojileri üretebilen küresel bir üs haline getirmek amacıyla çalıştıklarını dile getiren Varank, "Kontrolmatik'in batarya teknolojileri ve enerji depolama sistemleri alanındaki bu öncü yatırımı da bu vizyonu tahkim edecek önemli bir girişim." diye konuştu.

Varank, hızlı teknolojik gelişmelerle enerjiye olan ihtiyacın her geçen gün arttığına dikkati çekerek, "Enerjinin üretimi ve iletimi kadar depolanabilmesi de hayati öneme sahip bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Bu yatırımın kıymeti, elektrikli araç ve tüketici elektroniği sektörleriyle birlikte değerlendirildiğinde daha net ortaya çıkacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Fosil yakıtların kullanıldığı içten yanmalı motor teknolojisinin tarih olduğunu ifade eden Varank, bunların yerini alacak elektrikli araçların maliyetinin büyük kısmının da pillerden kaynaklandığına işaret etti.

Varank, enerji depolama sistemlerinin şarj altyapısı için de kritik bir unsur olduğunu belirterek, "Biz de ülke olarak, rekabet şartlarının eşitlendiği şu dönemde Türkiye'nin Otomobili ile elektrikli araç sektörüne hızlı bir giriş yaptık. Şu anda projede her şey yolunda ilerliyor. Yıl sonunda, inşallah, ilk araçlar seri üretim bandından inecek ama biz, TOGG gibi projelerin uzun vadede kalıcı başarıya ulaşmasında pil teknolojilerinin çok etkili olacağının farkındayız." dedi.

- "İthalatta yıllık 250 milyon dolarlık düşüş sağlayacak"

Bu sebeple, dünyanın en büyük batarya üreticilerinden FARASİS ile TOGG arasında bir iş birliğine gidildiğini anımsatan Varank, Türkiye'nin Otomobili'nde kullanılacak bataryaların Türkiye'de üretilmesine yönelik yatırım çalışmalarının Gemlik'te tüm hızıyla sürdürüldüğünü bildirdi.
Varank, Ford Otosan'ın da Türkiye'de benzer bir yatırımının söz konusu olduğunu aktararak, anılan firmanın büyük bir pil yatırımıyla ilgili müjdeli haberleri de çok yakın zamanda duyuracaklarını kaydetti.
Kontrolmatik Teknoloji'nin yatırımına da değinen Varank, şu değerlendirmede bulundu:
"Burada, çok daha büyük bir ekosistemin oluşması ve ulusal kapasitemizin gelişmesi en mühimi. Kontrolmatik Teknoloji'nin bu yatırımı da sektördeki artan depolama ihtiyacını yerli ve milli imkanlarla karşılama noktasında öne çıkan, yerinde bir adım. Gerek teknolojisi gerekse ölçeği bakımından ülkemizin gücüne ve enerjisine çok şey katacağına inanıyorum. 3 etapta tamamlanacak bu proje için toplamda 180 milyon dolarlık bir yatırım yapılması öngörülüyor. İlk etapta 250 vatandaşımız istihdam edilecek, tüm süreçlerin tamamlanmasıyla birlikte bu istihdamı 600'e çıkarmış olacaklar. Yine üretim kapasitesi olarak da 250 megavat saatle başlanıp 1000 megavata yükseltilmesi hedefleniyor. Tabii bu üretim, cari açığımızın azaltılması noktasında da hatırı sayılır bir katkı yapacak. Alanındaki ilk özel sektör yatırımı olacak bu tesis, yapacağı üretimle ithalatta yıllık 250 milyon dolarlık bir düşüş sağlayacak."
Fabrikanın, enerji sektörünün karbon salımının azaltılmasına da katkıda bulunacağına dikkati çeken Varank, rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir kaynaklardan enerji üretilmesinin önündeki en büyük handikabın süreklilik olduğunu, depolama sistemlerinin de bu kaynaklardan üretilen elektrik enerjisinin güvenli, sürekli ve kaliteli bir şekilde kullanımının önünü açtığını dile getirdi.

- "Panik havası oluşturmaya çalışıldı"

Varank, doğal gaz arzında yaşanan İran kaynaklı kesintinin kısa süreliğine de olsa sanayi tesislerinde doğal gaz ve elektrik kısıtlamalarına yol açtığını belirterek, şöyle devam etti:
"Bu kesintilerden herkes nasibini alsın gibi eşitlikçi görünen ama adil olmayan bir görüşü dile getirenler var. Takdir edersiniz ki kışın ortasında vatandaşlarımızın konutlarında herhangi bir kısıntıya gitmemiz düşünülemez. Süreci, ortaya çıktığı ilk andan itibaren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız yakından ve titizlikle takip ediyor. Pazar akşamı OSB yönetimlerimizle, sektör temsilcilerimizle, sanayi odalarımızla, TOBB sektör meclisindeki arkadaşlarımızla bir araya geldik. 500 kişilik katılımla bir değerlendirme toplantısı düzenledik. Bu sıkıntıyı en az hasarla nasıl atlatacağımızı istişare ettik. Aldığımız görüş ve değerlendirmelere göre de Enerji Bakanlığımız gerekli düzenlemeleri ivedilikle yaptı, yapmaya devam ediyor. Buradaki temel yaklaşımımız, oluşabilecek makine teçhizat hasarlarını, ham madde kayıplarını minimize ederek kısıtlamaların üreticiler üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirebilmek. İran kaynaklı bu sorunu yine sanayicilerimizle el ele vererek inşallah en kısa sürede atlatacağız."

Süreci hassasiyetle yönetmelerine rağmen bu durumu siyaseten kullanmaya çalışanların da olduğunu söyleyen Varank, "üretim, istihdam, yatırım ve ihracattan anlamayanların bir panik havası oluşturmaya çalıştığını" anlattı.

Varank, sanayicilerin bu kesintileri telafi edebilecek güçte olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Türkiye'de enerji çeşitliliğini artırmak için ülkemizin dört bir tarafında yatırımlar yapıyoruz. Ne zaman yeni bir yatırımı gündeme getirsek bizim karşımıza ilk muhalefet çıkıyor. Hidroelektrik, nükleer enerji santralleri, rüzgar enerjisi yatırımları yaptırmak istiyoruz, karşı çıkan ilk muhalefet oluyor. Vatandaşlarımızdan sadece bir konuya bakmalarını istiyorum. Saros Körfezi'nde Türkiye'ye FSRU LNG terminali kazandırmak için 2 senedir mücadele veriyoruz. Oradaki santrali devreye almış olsaydık İran kaynaklı bu sıkıntıyı hiç yaşamamış olacaktık ama internete girin Saros Körfezi LNG terminali yazın bakın CHP milletvekilleri o santrali durdurmak için nasıl şantiyeyi basmışlar, hangi davaları açmışlar, kendiniz okuyun. Her yaptığımız yatırımda karşımıza çıkanlar şimdi de kalkmış, tedarikçi ülkenin bir anda plansız kesintisi üzerinden sanayi çok umurlarındaymış gibi siyaset yapmaya çalışıyorlar."

- "Türkiye'yi sanayi öncülüğünde büyütmeyi sürdüreceğiz"

Varank, yoğun kar yağışı nedeniyle İstanbul'da şehir merkezlerinde mahsur kalanlara işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

"Ben diyorum ki siz anlamadığınız işlere karışmayın. Bakın bu millet size Türkiye'nin en büyük şehirlerini emanet etti, 'hizmet yapmamız engelleniyor' diye sürekli bahane üretiyorsunuz. Dün İstanbul'da yaşananları hepimiz ekranlardan izledik. Kar küremesi yapmanız, tuzlama yapmanız da mı engellendi? Karla mücadele balık tuzlayarak yapılmaz. Koordinasyonla, işinin başında durarak yapılır. Ben dün bir görüntüye hayret ettim. İstanbul'u kar kıyamet götürüyor, İstanbul'un Belediye Başkanı bir balıkçı restoranında görüntü veriyor. Bunu gerçekten insan yapmaya utanır. Biz bütün arkadaşlarımızla, ekiplerimizle görevimizin başındayız. Türkiye'nin sorunlarını gidermek için canla başla gayret gösteriyoruz. Ancak bu arkadaşlarımız iş yapmak yerine siyaset yapmayı daha çok seviyorlar. Bakanlarımızla, valilerimizle, ekiplerimizle sahadayız. İstanbullunun daha da mağdur olmaması için bu süreçte elimizden gelen gayreti göstereceğiz."

İçeriden ve dışarıdan tüm engellemelere rağmen "babayiğit" müteşebbislerle Türkiye'yi 2022'de de sanayi öncülüğünde büyütmeye devam edeceklerini belirten Varank, ülkeyi yatırım, üretim, ihracat ve istihdam rotasında tutmayı sürdüreceklerini, enerji yatırımlarının da bu hedeflere ulaşmanın teminatı olacağını anlattı.

Varank, ülkede yerleşik üreticilerle global firmaları benzer yatırımları yapmak üzere Türkiye'ye davet ederek, "Ülkemiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde oluşturduğu rekabetçi iş ortamıyla, cazip teşvikleriyle, güçlü finans sistemi ve makroekonomik yapısıyla yatırımlarınız için güvenli bir limandır. Gelin buradaki fırsatları hep birlikte değerlendirelim ve kazanalım." dedi.

Bakan Varank ve beraberindekiler, konuşmaların ardından butonlara basarak fabrikanın temelini attılar.

 

 

ABONE OL