​MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. FETHİ AHMET POLAT: HEDEFİMİZ MODEL OLMAK
Eğitim Cuma 03 Kasım 2017 20:53
"Muş, lisanslı sporcu sayısı ile Türkiye'de 30. sıradadır. Mimari Dekoratif Sanatlar, Ameliyathane Hizmetleri, Turizm ve Otel İşletmeciliği gibi bölge gençlerinin istihdamını kolaylaştıracak bölümlerimiz açıldı. Üniversitemizde akademik kariyerlerini sürdürmek ya da eğitim almak için tercih eden personelimizi ve öğrencilerimizi hangi etnik kökenden, mezhepten ya da siyasi görüşten olurlarsa olsunlar liyakat esasıyla kucaklıyoruz. Bu olumlu ve sürdürebilir yaklaşımımızla model bir üniversite olmayı hedefliyoruz."
​Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat: Hedefimiz model olmak

Süleyman DOĞAN

Muş deninle aklıma özellikle üç şey gelir. Birincisi Malazgirt ve ikincisi ise Muş ovası ve üçüncüsü ise “Burası Muş’tur” türküsü.  Birisi Türklerin Anadolu’ya girişin ilk kapısını hatırlatırken, ikincisi ise bereketli bir ovayı temsil etmektedir. Muş türküsü ise hüzünle birlikte kahramanlığı temsil eder. Muş Alparslan Üniversitesi ismine yakışan bir yapılanma ile Muş’un yıldızını parlatmaktadır. Üniversite kampüsü her ne kadar da şehrin dışında yapılmış olsa da Muş’a önemli sosyal, kültürel ve ekonomik katma değer sağlamaktadır. Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Fethi Ahmet Polat genç, dinamik, çalışkan, sempatik ve iletişim becerisiyle öne çıkan bir profil çiziyor. Rektör Polat, rektörler yardımcıları Prof.Dr.İbrahim Erdoğan ve Prof.Dr.Abdüllatif Tüzer ile  iyi bir ekip oluşturmuş. Rektör Polat ile üniversitenin güzel kampüsünde bir araya geldik. Muş’ta bulunduğum sırada bana yardımcı olan öğretim üyesi  Yrd.Doç.Dr.Bünyamin Sarıkaya ve yine üniversitenin Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Mumtaz Aras’a da teşekkür ediyorum. Bu ilginç söyleşinin soru ve cevaplarıyla siz aziz okuyucuları baş başa bırakıyorum. 

Sayın hocam, Muş Alparslan Üniversitesi nereden nereye gelmiştir?

29 Mayıs 2007 tarihinde kurulan üniversitemiz geride kalan 10 yıllık süreçte gerek fiziksel gerekse insan kaynakları anlamında altyapısını büyük ölçüde tamamlanmıştır. Köklü bir şehrin ve çok şey borçlu olduğumuz bir büyük tarihi şahsiyetin ismini aynı anda taşıyor olmanın yüklediği sorumlulukla bilime ve bulunduğumuz coğrafyaya katkıda bulunmak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 

 İsmiyle müsemma bir üniversite olduğunu söylüyorsunuz öyle mi?

Evet. Üniversitemiz yeni bölümleri, güçlü akademik kadrosu ve oturmuş idari yapısıyla Muş’un ve bölgesinin sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına inanılmaz katkılar sağlıyor. Üniversitemiz yeni nesil devlet üniversiteleri arasında yaptığı faaliyetlerle ve etki sahasıyla öne çıkan bir eğitim kurumu olarak çok daha yüksek hedefleri gerçekleştirmek için kadrosunun ve öğrencilerinin yanı sıra Muş halkının potansiyelini değerlendirmeyi de önemsiyor. Şehre kucağını açan, şehriyle birlikte kalkınan, gelişen ve ülkemizin gelecek hedeflerine kararlı adımlarla yürüyen bir kurumuz. Muş halkının bize güveni ve yapıcı yaklaşımlarıyla bugünkü noktaya geldik. İnşallah altyapı bakımından çok daha iyi koşullara erişip asıl odaklanmamız gereken bilimsel faaliyetlerle bölgemizin akranları içerisinde en tanınmış ve en prestijli üniversitesi olmayı hedefliyoruz. 

Üniversiteniz Türkiye ve bölgesi için ne ifade ediyor ve bilime katkıları nelerdir?

Üniversitemizin kendi bölgesinde yıllar içinde zenginleşen ve güçlenen varlığı, Türkiye’nin uzun yıllar çilesini çektiği eğitim eşitsizliği sorununun çözümü için ortaya konan pozitif iradeyi temsil ediyor. 

Muş Alparslan Üniversitesi olmasaydı bölgede eksik kalan ne olurdu?

Muş’ta dışa göçü tersine çeviren, nitelikli iş gücünü ilde tutan, devlet hizmetlerini çarpan etkisi yüksek nitelikte vatandaşa arz eden, rol model olan ve gelecek vizyonunu sağlam ve sahih bir gelenek temelinde inşa eden enerjik bir kurum olarak halkımızın özgüven eksikliğini ortadan kaldıran, onları yarınlara ümitle bakma dinamizmi ile hareket geçiren bir devlet müessesesi olarak varlık gösterdik. 

 İlmi toplantılar bakımından durumunuz nedir hocam?

Üniversitemiz yalnızca 2016-2017 akademik yılı içinde beş büyük organizasyona imza attı. İlk olarak 1-2 Haziran 2016 tarihleri arasında çiftçimizin önemli bir gelir kaynağı konumunda olan tütün ile ilgili sorunların ele alındığı “Uluslararası Tütün Çalıştayı” yapıldı. Bu çalıştayda tütünün sanayide kullanımı enine boyuna incelenerek sigara gibi kötü bir alışkanlıkla adı anılan tütünün ilk defa farklı yönleri ile ele alınması sağlandı. 28-30 Eylül 2016 tarihlerinde ise Kalkınma Bakanlığı ve üniversitemizin ortak çalışmasıyla ana teması “Sosyal Kalkınma ve Değerler” olarak belirlenen, şimdiye kadar yapılan kalkınma konferanslarından en büyüğü, “ÜNİDAP Uluslararası Bölgesel Kalkınma Konferansı” gerçekleştirildi. 

2017 yılı nasıl geçti?

2017 Mayıs’ında ise bugüne kadar yapılan en geniş kapsamlı “6. Türkiye Lisansüstü Çalışmalar Kongresi”, ardından “Muş Ovası Tarım ve Hayvancılık Çalıştayı” yapıldı. Türkiye’de ilk defa en geniş katılımlı “Uluslararası 15 Temmuz Darbe Girişimi ve Türkiye Sempozyumu” üniversitemiz ev sahipliğinde icra edildi. Bu sempozyumun en dikkat çekici yanı, darbe kalkışmasına karşı duran ulusal sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de bu bilim şenliğine sunumlarla katkı yapmış olmasıydı. Öte yandan Malazgirt Zaferi etkinliklerinin gündeme gelmesi konusunda çok önemli mutfak çalışmaları yaptık. Kutlamalarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu üniversitelerinin katılımı konusunda organizasyonu üstlendik ve 22 üniversite ile toplamda 52 otobüs öğrenci ve personel katılımı ile ecdadımıza layık evlatlar olacağımızı deklere ettik. 

Malazgirt Zaferini nasıl kutladınız?

Bu sene 946. yıl dönümü görkemli bir şekilde kutlanan Malazgirt Zaferi, devletimizin, bütün milletimizi ilgilendiren son derece büyük bir tarihi hadiseye gösterdiği geç kalmış bir vefa örneğidir. Malazgirt ilçesinde de meslek yüksekokulu bulunan bir üniversite olarak bölgemizin yurt ve dünya çapında tanınmasına vesile olacak bu etkinliğin zenginleşerek gelişmesini önemsiyoruz. Önümüzdeki yıl Türkiye Din Felsefesi Çalıştayı ve geniş katılımlı Muş sempozyumu üniversitemizde yapılacak. Türkiye’nin en önemli organizasyonlarından olan ve uluslararası nitelikte Engellilerde Beden Eğitimi ve Spor kongresini Muş’ta yapmak istiyoruz. Ayrıca önümüzdeki yıl Malazgirt Zaferi ile ilgili kapsamlı bir sempozyum yapmayı planlıyoruz. 

Sizce üniversitenizin acilen çözülmesi gereken temel sorunları nelerdir ve çözüm yolları neler olabilir?

Bana göre üniversitemizde üç önemli açığımız vardı; bunlardan biri sağlık alanında ara eleman yetiştirmeye yönelik bir meslek yüksekokulu, diğeri Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu, diğeri de Ziraat ve Veteriner Fakülteleri idi. Elhamdülillah bunların hepsini de aldık. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Fiziki anlamda büyük çaplı 10’a yakın birimde eksiğimiz vardı. Onların da tamamının projesini bitirdik, 7’sinin yatırım projesini de geçen yıl alıp temellerini attık. Bu projelerin her biri kendi çapında önemli projelerdir. Açık spor tesisleri, hangar, lojmanlar, ana giriş kapısı, İslami İlimler, Fen Edebiyat Derslikleri 1. Etap, hobi bahçeleri, tersip bentleri, yeni nizamiye çift kara yolu bunlardan bazıları. Kalan son büyük projemiz olan meslek yüksekokulları kompleksi projesini geçen yıl bitirmiştik, bu yıl da yatırım bütçemize aldık. Bahar ayında onun da temelini atacağız. 

Üniversitenin iş dünyasıyla iş birliğini geliştirmek için neler yapıyorsunuz?

Yerel ve ulusal çapta iş dünyasını temsil eden kurum ve kuruluşlar ile sıcak temas halindeyiz. Yıl içinde zaman zaman iş dünyasının duayenlerini konuk olarak ağırlıyor, onları üniversitemizin yürüttüğü faaliyetler konusunda bilgilendiriyoruz. Mezunlarımızı iş hayatına kazandırmak bakımından yurt sevdalısı ve duyarlı patronlarımızın katkısını önemsiyoruz. Meslek Yüksekokulları düzeyinde bölgenin ihtiyaç duyduğu en kalifiye teknikerleri biz yetiştirmek istiyoruz. Şehircilikte, gıdada, elektrik altyapısında ve özellikle enerjide atılım yapmak istiyoruz. Nükleer ve jeotermal enerji alanlarında istihdam edilmek üzere ara personel yetiştirmek için özel bölümler açmak istiyoruz. İstanbul’daki önemli iş adamlarımızın bizimle ortak yeni çalışmalar yapmasını arzu ediyoruz. Bu konuda da başarılı olacağımıza inanıyorum.

Yeni fakülteler açtık!

Üniversitenizin yakın ve uzak hedef olarak vizyonunu ve yerini nerede görmek istiyorsunuz? 

Amacımız donanımlı akademisyenlerin görev aldığı; hem bilimsel katkıları hem eğitim kalitesi hem de bölge halkına hizmet noktasında öne çıkan fakültelere sahip olmak. Bu amaç doğrultusunda başta İslami İlimler Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ile veterinerlik ve ziraat sahalarında uzmanlaşmış Uygulamalı Bilimler Fakültesini kalite düzeyi yüksek şekilde teşkil etmek en yakın hedeflerimizdir. Meslek yüksek okullarında özellikle enerji alanına yatırım yapmak istiyoruz. Bununla ilgili de adımlar atıyoruz. Hedeflerimiz doğrultusunda öğrenci sayısını anlamsız bir şekilde artırmak yerine 15-20 bin aralığında sabitlemeyi öngörüyoruz. 

Yükseköğretim meseleleriyle yakından ilgilenen bir rektör olarak Türk yükseköğretimini ve geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Yeni YÖK kavramı artık Türkiye’de oturmuş durumda. Bana göre elbette her kurumda olduğu gibi YÖK’te de bir gelenek var ve Yeni YÖK bu gelenek üzerinde şekillendi; ancak geleneğe hapsolup kalmadı. Özellikle akademik kaliteye önem veren bir çizgiyi tutturmak kolay değil; ama bu başarılı bir şekilde uygulanmaya başlandı. OHAL döneminde YÖK’e pek çok haksız itham söz konusu olsa da adil ve objektif kriterler geliştirmek sureti ile mağdurlar üretmeden bu süreçte başarılı bir mücadele verdi. Elbette bunların tamam yüksek bir irade ve kayda değer bir tecrübe gerektiriyor. Bu açıdan YÖK Başkanımız Sayın Yekta Saraç Beyefendiye hepimizin teşekkür etmesi gerekiyor.

Türkiye’deki üniversitelerin bilime, tekniğe ve üretime katkı bakımından Dünya üniversiteleri ile rekabet edebilecek düzeye gelmesi için neler yapılmalıdır?

Bizim eksiğimiz mesleğinin tutkunu ve hastası olan akademisyen yetersizliğidir. Onu da kısa süre içerisinde tamamlarsak ben geleceği çok parlak görüyorum.

Üniversite Rektörü olmak nasıl bir duygu?

Belimi büken bir vicdanî sorumluluk. Doğrusu inanılmaz bir iş yükümüz de var, ama duam hep şu olmuştur: “Allah’ım, işimin güçlüğünden şikâyet etmem; tek ki sen gücümü elimden alma…”

“Kampüsümüzde sosyal imkanlar var!”

Öğrenciler neden üniversitenizi tercih ediyorlar ya da etmeliler?

Külliyemizdeki dersliklerimiz yeni, son derece konforlu ve teknolojik bakımdan cazip özelliklere sahiptir. Zengin bir kütüphanemiz var. Kaliteli ve ucuz yemek hizmetimiz, hemen her öğrencimize temas eden, pek çok kurumun üstlendiği burs imkânları; kısmi zamanlı öğrenci olarak çalışma imkânı da önemli diğer avantajlar. Yüzme havuzlu spor salonu, konferans ve tiyatro salonlarımız ve yıl boyunca üniversitemize konuk olarak bilgi dağarcığımızı zenginleştiren onlarca bilim ve kültür insanını da mutlaka zikretmeliyim. Kredi Yurtlar Kurumunun ve çeşitli STK’ların sağladığı barınma imkânlarının çeşitliliği, Muş’ta ulaşımın görece ucuz olması öğrencilerimizin lehinedir. Muş’un bir havalimanına sahip olması, şehrin karayoluyla da bölgedeki belli başlı kentlere rahat ulaşım imkânına sahip olmasını da bu meyanda zikredebiliriz.  

Üniversitenizi rakamlarla tanıtır mısınız?

6 fakültesi 52 bölüm ve 64 programı olan üniversitemizde 4 meslek yüksekokulu, 2 enstitü ve 13 yüksek lisans programı bulunuyor. 166 öğretim üyesi olan ve şimdiye kadar 10.500 öğrenci mezun eden üniversitemizde halen 10.050 öğrenci eğitim görüyor.

Rektörlüğünüz sırasında unutamadığınız bir anınızı paylaşır mısınız?

Unutamadığım en önemli anım, 15 Temmuz gecesi yaşadıklarım. Ben o gece İstanbul’da idim ve ailemle beraber 10 km. yürüyerek Atatürk Havalimanına gitmiş, geç saatlere kadar orada kalmış idik. Bu arada sürekli Muş ile konuşuyor, basına, ne gibi bir mesaj ile personelimizi ve öğrencilerimizi meydanlara çağıracağımızı müzakere ediyorduk. Durum tehlike arz ediyordu; çünkü üniversitemizden şehre giden yol üzerinde alay bulunmaktaydı. Gece 12 gibi mesaj üzerinde mutabık kalıp personelimize ve tüm öğrencilerimize gönderdim. Türkiye’de bu mesajı tüm personeline ve öğrencilerine en erken gönderen rektörlerden biri olduğumu düşünüyorum. Ayrıca yine belki de Türkiye’de en erken şekilde, o gecenin sabahında Senato kararını sitemizde yayınlayarak darbeyi telin ettik. Sonraki 27 gün boyunca da meydanları hem organize ettik hem de bizzat kalabalıklara karıştık.

“İş adamlarından destek bekliyoruz!”

Model bir üniversite olabilmek için nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz?

Bu coğrafyanın insanları olarak bizler bir irfan kültürünün mensuplarıyız. Bu kültür; tevazu, merhamet, hoşgörü, adalet ve şeffaflık gibi ilkelere sahip. Biz de üniversitemizde bu kültürün yerleşmesi için gayret sarf ediyoruz. Bu anlayışın gereği olarak bölgemizin değerli kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve bürokratları ile sıcak ilişkiler kurmayı önemsiyoruz. Akademisyenlerimizin ve öğrencilerimizin meşru çerçevede faaliyet yürüten gönüllü kuruluşlara mensubiyetini ve bu kuruluşlarda görev almalarını saygıyla karşılıyor ve teşvik ediyoruz. Bölgede bir Araştırma Hastanesi açılması için gerekli ön hazırlığı da üniversite olarak yaptık. Gerek mülki erkânın, gerek siyasi kanadın ve İstanbul’da yaşayan Muşlu hemşerilerimizin gücünü yanımıza alarak hep birlikte süreci başlattık ve Muş’a son ziyaretleri sırasında Sayın Başbakanımızdan bu hususta da söz aldık. Konu ile ilgili çalışmalar şu an için Valiliğimiz marifeti ile Sağlık Bakanlığı uhdesinde yürütülüyor. İnşallah en kısa zamanda neticelendirilir.

KİMDİR?

1969’da Elazığ’da doğdu. 2001 yılında Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalında doktorasını tamamladı. 2003’te yardımcı doçent, 2006’da doçent oldu. 1997-1998 arasında bir buçuk yıl süreyle Mısır’da alanı ile ilgili araştırmalarda bulundu. 2001-2004 arasında Azerbaycan Bakü Devlet Üniversitesi (BDU) İlahiyat Fakültesinde çalıştı. 2002-2003 eğitim-öğretim döneminde BDU İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölüm Başkanlığı, 2003-2004 arasında BDU İlahiyat Fakültesi Dekan Muavinliği, BDU İlahiyat Fakültesi Elmi Mecmuası Editörlüğü, Marife Bilimsel Birikim Dergisi Editör Yardımcılığı ve Yayın Kurulu Üyeliği yaptı. İlim Yayma Cemiyeti Muş Şube Başkanlığı, Ensar ve Hüdai Vakıfları Muş Şubeleri kurucu üyelikleri; İslam Ülkeleri Akademisyen ve Yazarlar Birliği (AYBİR), Bilgi Kültür İletişim Araştırma Derneği ve Öğretim Üyeleri Birliği Derneği üyesidir. 2015’te Muş Alparslan Üniversitesi Rektörlüğü’ne atandı.