ALPEREN SAKİN DAVASINDA TANIKLAR DİNLENDİ
Güncel Pazartesi 20 Kasım 2017 18:40
İzmir'in Çiğli ilçesinde 3 yaşındaki Alperen Sakin'in serviste unutularak ölmesinin ardından sanıkların yargılanmasına devam edildi.
Alperen Sakin davasında tanıklar dinlendi
İzmir’in Çiğli ilçesinde 3 yaşındaki Alperen Sakin’in serviste unutularak ölmesinin ardından sanıkların yargılanmasına devam edildi. Öğleden sonra devam edilen ikinci oturumda tanıklar dinlendi.

İzmir’in Çiğli ilçesinde yaşanan olayda 3 yaşındaki Alperen Sakin, servis içerisinde saatlerce unutulmuş ve can vermişti. Olayın ardından açılan davada sanıklar, Karşıyaka 2. Ceza Mahkemesi’nde ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Tamer İ., Yurdagül İ. ile tutuksuz sanıklar Arzu G., Dilara K. Bekir G., sanık avukatları, Alperen Sakin’in babası Serkan, annesi Buket Sakin, ailenin avukatı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Müjgan Bilgen Özen, İzmir Baro Başkanlığı Çocuk Hakları Merkezi katıldı. Sakin ailesine 20 avukat vekillik yaptı.

ÇOCUĞUNU İZLEYECEĞİ ZAMAN BEKLETİYORLARMIŞ

Öğleden önce yapılan oturumda tutuksuz sanık Bekir G. ve 2 tanık dinlendi. Aradan sonra tanıkların dinlenmesine devam edildi. Tanık olarak dinlenen kreşteki öğrencilerin velilerinden Berat Hayta, "Olayı görmedim. Ben şüpheci bir baba olduğum için okula gidip 2-3 defa gözetlemek istedi. İçeriye girdiğim de Yurdagül İ. Bana, ‘Çok az bekleteceğim, bayan öğretmenler var. Oturuşları uygun olmayabilir. Daha sonra kamerayı izleteceğim’ dedi. Yukarıya telefon açıp bilgi verdi. Sonra kameralardan izlemem için müsaade verdiler. Bize karşı hep güler yüzlüydüler. Oğlum bir gün eve geldiğinde Arzu öğretmen bana vurdu’ dedi. Bende ‘Eşime okula telefon aç, öğren’ dedim. Eşim görüştüğünde Yurdagül İ. ‘Severken ağzının üstüne vurarak sevdiklerini’ söylemiş. Daha önceden böyle bir sıkıntı oluşmadığı için bu durum kafama takıldı. Oğlumun beni dövüyorlar söylemlerini dikkatle yaklaşmaya çalıştım. Genel olarak Yurdagül hanım çocuklar arasında sert şakalaşmaların olduğunu söylerdi. Oğlumun yaşı tutmuyordu, 30 aylıktı. Bunu birebir Yurdagül İ. ile görüştük. Yurdagül İ. Bana, ‘Sorun olmayacağını, idare edebileceklerini’ söyledi’’ dedi.

"ÇOCUKLARA CEZA VERİYORLARDI" İDDİASI

Müşteki avukatının sorusu zerine tanık Berat Hayta, "Çocuğumun kreşten geldiğinde bacaklarında ve kollarında morluklar vardı. Bana çocuğum, ‘dövdüler’ şeklinde söylüyordu. Ama öğretmenler, ‘Çocukların hayal dünyaları geniş, bunu kurgulayabilirler’ diye söylüyorlardı. Kreş de sınıf değişikliği yaptığında fark ettiğim zaman ellerini alt çenesine tutarak yada cenin pozisyonu alarak kafasını kapatırdı. Bunun üzerine talebimiz üzerine tekrar eski sınıfına aldılar. Eşime okuldan ismini hatırlamadığım bir öğretmen whatsapp üzerinde bir fotoğraf gönderdiler. Fotoğrafta top havuzu içerisinde uyuyakaldığını gösterir fotoğraf vardı. Bunun normal olduğunu düşündük. Daha sonrasında Alperen’in olayından sonra benim oğlumun top havuzunda ceza aldığını ve top havuzuna kapatıldığını duydum. En çok ceza alanların başında oğlumun olduğunu gösteriyorlar’’ dedi.

ÖĞRETMEN EKSİKLİĞİNDEN ÇOCUKLARINI OLAYDAN BİR AY ÖNCE ALMIŞ

Tanık Müşerref Bıyık, ‘’Olayı görmedim. İkizlerim 2 buçuk yıl olayın olduğu kreşe gittiler. Olaydan yaklaşık bir ay önce aldım. Öğretmen açığını duyunca çocuklarımı aldım. Yeşim öğretmenden çok memnundum. Daha sonra çocuklarım Nurcan öğretmene geçti. Çocuklar altlarını kaçırıyordu, çocuklara ‘sidikli’ diyordu. Çocuklarda abana söylüyorlardı. Bunun gibi davranışlardan rahatsız oldum’’ dedi.

"ALPEREN ÖLDÜ, BU OLAYI ÖĞRETMENLER DUYMASIN KIZAR"

Bir diğer tanık Kadriye Toprak ise olayı görmediğini belirterek, "Olay olduktan sonra, oğluma okula gitmeyeceğini söylediğimde oğlumun sevinç yaşadığını gördüm. Neden sevindiğini sorduğumda, ‘Bana kızıyorlardı. Kafama vuruyorlardı.’ Dedi. Kim vuruyor diye sorduğum da ‘Nurcan öğretmen vuruyordu’ dedi. Israrla sorduğumda ‘Anne sopa da vardı, Nurcan öğretmen vuruyordu’ dedi. Çocuğumun sınıfı değiştiğini de bilmiyordum. Çocuğumun ara ara morlukları oluyordu. Düşmüştür diye düşünüyordum Bu olay çıktıktan sonra okula gitmeyeceksin deyince, oğlum olayları anlattı’ dedi. Bir diğer tanık Buket Küçük, ‘Olayı görmedim ama oğlum anlattı. Olay günü oğlumu okuldan aldım. Eve getirmeden önce oğlum heyecanlı bir şekilde ‘Anne bugün okulda çok kötü bir şey oldu. Alperen öldü. Ancak bu olayı öğretmenler duymasın bana kızarlar’ dedi. Okuldaki diğer çocukların annelerinden duyduğuma göre çocuklara ceza veriliyormuş. Benim çocuğum da çok konuştuğu için depo gibi bir alanda sokmuşlar. Oğluma bu olayları neden anlatmadın diye oğluma sorunca, ‘Çok korktum. ‘Anneniz babanız çalışıyor, yine buraya geleceksiniz’ diye söylediler’ dedi bana. Okula gitmeyeceği için çok sevindi’’ dedi.

ALPEREN SERVİSTE SÜT İÇİN ELİNİ UZATMIŞ

Tanık olarak dinlenen veli Yelda Bayındır, "Çocuğumun kollarında morluklar vardı, Benim çocuğum içine kapanıktı bu nedenle Yurdagül hanıma sordum, o da bana ’O yaştaki çocuk grubunun kendilerini savunma şekillerinin olduğunu, kendisinin müdahale edemeyeceğini’ söyledi. Servis aracına öğrencilere emniyet kemeri takılmıyordu. Servis ablasını da uyardım. Kendimde servis aracına binmiştim, çocuklar oturmuyorlardı. Yeğenim de aynı okuldaydı. Aynı şekilde kolunda morluklar vardı. Kardeşim Erkan Bayındır okula girdiğinde, öğretmen, yeğenimin altını açarken hırpalayarak şiddetli bir şekilde ittirdiğini görmüş. Daha sonra kardeşim beni aradı, ’Abla sen Yurdagül hanımla görüşür müsün, ben ararsam çok ağır konuşurum’ dedi. Durumu anlattığım da Yurdagül hanım , ’Büyük bir ihtimal bunu yapan stajyerlerden biridir. Zaten stajyerlerin bir kısmının işine son verdim. Öğretmenlerin böyle bir şey yapacağını sanmıyorum’ dedi" dedi. Bir diğer tanık veli Meral Kümen ise, ’’Kızımı servise verdim 07.50’de. Kımız servise binerken süt istedi. Bende servis ablası Dilara K.’ya serviste kaç kişi var diye sordum. O da 10 kişi deyince bende marketten 10 tane paket süt aldım. Birini kızıma verdim. Geri kalanı poşette Dilara’ya verdim, diğer çocuklara vermesi için. Bu sırada Alperen elini poşete attığını gördüm süt almak için. Dilara’ya ’Kıyamam süt istiyor, okula gitmeden ver’ dedim. Dilara da bana ’Tamam’ dedi" dedi.

"TELAŞLANDILAR"

Okulda aşçı olarak çalışan Tülay Duva, "Olay tarihinden 4 ay önce çalışmaya başladım. Olay günü de herhalde serviste unutulmuş. Telaşlandılar. bağırdılar. Hemen arabaya doğru koştular. Nurcan öğretmen servisten aldı ve okula getirdi. Çocuklar çıkmasın diye yanlarına gittim, kapıları kapattım. Alperen’in okulda olduğunu ilk önce kim fark etti bilmiyorum. Ancak bir telaşlanma gördüm. Mutfakta bana sordular Alperen’i gördün mü diye. Alperen’i hastaneye Yurdagül hanımla Nurcan öğretmen özel araçla götürdü. Alperen olay günü servis aracından getirildiğinde ben yüzüne su serpmedim, serpeni de görmedim" diye konuştu.

Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip, kalan tanıkların dinlenmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Geçtiğimiz 15 Ağustos günü Çiğli ilçesindeki bir anaokulunda yaşanan olayda, 3 yaşındaki Alperen Sakin servis içerisinde unutulmuş ve saatlerce araç içerisinde kalarak hayatını kaybetti. Servis şoförü Tamer İ., kreş sahibi ve aynı zamanda servis şoförünün eşi Yurdagül İ. tutuklandı. Yaşanan olay sonrasında savcı Şükran Dedeağaoğlu’nun sanıklar hakkında hazırladığı iddianame Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kabul edilirken, sanıklar hakkında dava açtı.