WHATSAPP! VE HASTALAR! 

Cehaletin bu kadar yaldızlandığı bir ülkede herkes kendini ne kadar önemsiyor ne kadar paranoya içinde görmüş olduk.

Bu hafta televizyonlar, köşe yazarları, sosyal medya, sokaktaki insan, konu komşu, arkadaş, çoluk çocuk WhatsApp konuştuk.

WhatsApp bize bir bildiri yolladı, sözleşme yolladı, her WhatsApp’a girişte karşımıza çıktı.

Bundan sonra bu platformdaki paylaşımlarını facebook kullanabilirim, bu sözleşmeyi onaylamazsan 8 Şubat’tan itibaren kullanamazsın.

Başladı bir paranoya, vay arkadaş benim kişisel bilgilerimi kullanacaklar.

Sandılar ki özel yazışmaları paylaşacaklar.

Senin benim gibi insanların, kişisel bilgilerimiz kimin umurunda, dert para, sana artık bedava kullandırmayacak, reklam yollayacak bu kadar. 

Ben hemen onayladım, umurum da olmadı.

Cehaletin bu kadar yaldızlandığı bir ülkede herkes kendini ne kadar önemsiyor ne kadar paranoya içinde görmüş olduk.

Öyle sıkıldım ki bu konu nerede konuşuluyorsa hemen kaçtım.

Yorumlar, varsayımlar, fikirler o kadar yordu ki beni.

Düşünce terörizmi sardı her tarafımızı.

Her konuda paranoyakça düşünen insanların etrafımızı sarması ve bizi zehirlemesi nedeniyle yandık arkadaş.

Virüsün hayatımıza girmesinden sonra zaten kafalarımız karmakarışık, yorgun ve endişeli kalplerimiz var.

Yarın ne olacak endişesi, bizi bizden aldı.

Dünya zaten devamlı gayret etme yeri iken, bu kadar belirsizlik var iken yeter artık.

Ben kendi adına bu insanlardan bıktım.

Zuckerberg’e telefon ettim, lütfen beni çok önemser misiniz, bana çip takar mısınız, diye ricada bulundum.

Banka bilgilerim orada, 10 milyon dolarım var, sakın almayın dedim.

Olur canım, peki dedi.

Of ya! Neler anlatıyorlar neler.

Kendilerinden bile randıman alamayan insanlar bizim gibi temiz kafalı insanların randımanına göz dikti sanki.

Yere yapıştıracaklar besbelli.

Kendi adıma izin vermeyeceğim.

Hayatın umut mesajlarını göremeyecek kadar bıkkınsan, içindeki mezarlığında yerini ayırt ve otur, bana ne arkadaş.

Hayatın kendine göre yasaları var.

Ben bu yasalar içinde yürekli kalmaya çalışan bir insanım.

Yıkıcı gücünle, yapıcı gücü olan insanları yıkamayacaksınız.

Her taşın altında paranoya aramaya devam edin siz. 

Bugüne kadar.

Hangi tarih, hangi yürekli insanları yenik saymış ki.

Sen beni yenik düşüreceksin.

Hayat daima mahvedenleri mahveder, öğüdüyle büyüyen ve bunun ümidini taşıyan insanlar var.

Hiçbirimiz bu dünyadan ders almadan gidemeyeceğiz.

Herkes kendi dersini, kendi koynuna alsın ve öyle gitsin.

Çocuklukta çok sağlam büyüdük biz.

Unutmayın.

Bize bir şey olmaz.

Funda'nın aklındakiler…

Berrak Tüzünataç, Instagram sayfasında "Üç kadın sanatçı olarak bizim için çok önemli olan bir şeyi ifade etmek için iş birliği yaptık" diye yazmış ve paylaşımda bulunmuş.

Bedenine tepeden tırnağa "bla bla bla" yazmış ve çıplak fotoğraflar vermiş.

İngilizce olarak da "özgürlüğün doğuşu" yazmış.

Bu kız daima, magazinciler soru sorduğunda azarlayarak ve yandan yandan kaçarak cevap verir.

Tersler hep. 

Ve gerçekten okyanusta sadece bir damla olan insankızı halini bilmez, kendini bir şey sanarak, sandırarak görüntüler verir. 

Bu ve bu kafadakiler hiçbir şeyi beğenmezler. Şimdi bu mesajından biz kadınlar olarak ne anladık.

Hiç.

Palavra kafa karışıklığı hali.

Farklılık palavrası falan hali.

Ne diyorsunuz HANIMEFENDİ.

Çıplaklık özgürlük mü diyorsun, 

Boş konuşmalara bla bla bla’lara kulağını tıka o zaman özgürsün mü diyorsun, 

Ya da. 

Siz konuşun benim umurum değil, istediğimi yaparım.

Mı diyorsun.

Anlayan beri gelsin, ben almadığıma çok memnun oldum.

... Çarşamba günü yayınlanan Sadakat dizisi yine haftaya damgasını vurdu.

Karısını aldatan bu nedenle boşanan ve gidip diğer kadınla evlenen Volkan, aldattığı eski karısı başka erkeğe yaklaştı diye gözyaşı döküyor.

Utanmadan ağlıyor.

Sadakatsizlik ettiği karısından boşandıktan sonra sadakat bekliyor. 

Pes değil mi?

Sosyal medyada bu gözyaşı çok konuşuldu ve haftaya damgasını vurdu.

KADIN gülmeye başladı mı bu erkeklere ağlama sırası gelir.

Hiç hakkı olmamasına rağmen, eski karısının bir türlü başka adama gitmesini hazmedemez.

Kadının mutlu olmasını hazmedemez.

Bunları yaşamak istemiyorsan yaşatmayacaksın arkadaş. 

Hiçbir ilişki de, dürüst olmayan hiç kimse karşısından dürüstlük talep edemez.

Farkındayım.

Hayat ve duygular daima göründüğünden daha karmaşıktır.

Ama "dürüstlük" bir haktır.

Bana dürüst olacaksın demek bir haktır.

Hakkımı yemeyeceksin 

Hak ihlali yapmayacaksın.