VF_Detay


​'TURNALAR HEP UÇSUN'

İsmail ŞAHİNBAŞ 07 Oca 2018

Türk halk kültüründe turna kuşunun çok önemli bir yeri var.

Türk halk kültüründe turna kuşunun çok önemli bir yeri var. Bu göçmen kuşlar pek çok türkümüze de konu olmuştur. Nesli tükenmekte olan turnalar için WWF ile birlikte Brisa arasında yürütülen ‘Turnalar Hep Uçsun’ isimli çalışma turnaların korunmasına hizmet ediyor. 

04_turna_wwf_mehmet_hanay2

Sayıları bilinmeyen, tahminen 100 bin civarında olan turnalar, Karadeniz’in kuzeyinden Türkiye üzerinden İsrail ve Nil Vadisi’ne inerler. Bu kuşların kullandığı ana göç yolu, Kırım’dan Orta Karadeniz kıyılarına, oradan da Doğu Akdeniz kıyılarına uzanır. Bu topluluğun bir kısmı düzenli olarak Adana’daki Akyatan Lagünü ve Yumurtalık Lagünlerinde kışlar. Bu kuşlar ülkemizde kışlayan turnaların yüzde 95’ini oluşturur.

03_turna_wwf_mehmet_hanay2

Çukurova Deltası

crane_4_sanchez___lope2

Türkiye lastik sektörü lideri Brisa, doğa koruma mücadelesinde öncü rol oynayan WWF-Türkiye ile birlikte, nesli tükenmekte olan turnalar için gözlem ve koruma çalışmaları gerçekleştiriyor. ‘Turnalar Hep Uçsun’ adı verilen proje, elde edilen veriler ile Türkiye’nin biyoçeşitliliği, doğası ve kültürü için büyük önem taşıyan turnaların korunmasına hizmet ediyor. 2013 yılında, Brisa’nın 25. kuruluş yıldönümünde, Çukurova Deltası’nda başlatılan proje ile bugüne dek 21 bin km yol kat edilerek gerçekleştirilen gözlemlerde 10 bin civarı turna tespit edildi.

 

Sürdürülebilir bir çalışma

Sürdürülebilirliğin tüm iş süreçlerinin odağında olduğunu belirten Brisa CEO’su Cevdet Alemdar; “Sürdürülebilirliğin bir tercih değil, gelecek nesillere karşı büyük bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Bu bilinçle WWF-Türkiye ile birlikte Anadolu’da turna popülâsyonunu koruma ve güncel durumunu ortaya koyma amacıyla 2013 yılında ‘Turnalar Hep Uçsun’ projesini hayata geçirdik. Türkiye’de bir kışlama alanında yapılan en kapsamlı çalışma olma niteliğini taşıyan projemiz, 4 yılda önemli veriler ve bilgilere ulaşmamızı sağlarken çevrede bu türün korunması için farkındalık yaratılmasına da olanak tanıdı. Hem Türk hem de Japon kültüründe uzun ömür, iyi şans, refah ve umudu simgeleyen ve önemli bir yere sahip olan ‘Turna’, bu projenin temelini oluşturduğu gibi, aynı zamanda Sabancı Holding ile Bridgestone Corporation ortaklığında faaliyet gösteren şirketimizin de sembolü haline geldi. WWF-Türkiye ile birlikte yaptığımız çalışmalarla turnalar, Çukurova deltasında çok daha huzurlu bir şekilde kışlıyor ve neslinin devamı için artık çok daha fazla şansa sahip. Proje ile gelecek nesillerin de hem doğal hem de kültürel bir zenginlik olan bu türü tanımalarına ve onunla birlikte yaşamayı sürdürmelerine katkı sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

WWF-Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli ise, “Dünyadaki 500 bin turnanın kullandığı ana göç yollarından biri Çukurova Deltası ve bu göç yolundan yaklaşık 80 bin turna geçiyor. Yaptığımız çalışmalara göre; Türkiye’de kışı geçiren 10 bin civarı turna Çukurova Deltası’nda barınıyor. Bu rakam tahminlerin üstünde olmakla beraber aslında Çukurova Deltası’nın potansiyelinin çok altında. Kuşların varlığı ve zenginliği, yaşadıkları doğal alanların iyi durumda olmasının göstergesidir. Bu anlamda turnanın dünya genelinde sayısı oldukça fazlayken Türkiye’de tehlike altında olması hepimize önemli bir mesaj. Ülkemizdeki turnaların yüzde 95’ini barındıran Çukurova Deltası’nın bilinç ve farkındalıkla desteklenmesi, bu türün ve diğer canlıların burada gelişmelerine dolayısıyla da bölgenin biyoçeşitliliğinin korunarak zenginleşmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu, istikrarlı bir şekilde çalışmayı gerektiriyor ve Brisa ile birlikte kararlı bir şekilde bu hedefe ulaşmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

 

Çukurova Deltası, turnaların yuvası olmaya devam edecek

Dünya üzerinde 15 turna türü bulunuyor. Türkiye’de ise 2 turna türü görülüyor; Turna ve Telli Turna. Çukurova Deltası’nda turnalar Kasım-Aralık aylarında uyuma noktalarına yakın bölgelerde (7 km) beslenirken, Ocak-Şubat aylarında kuş uçuşu 100 km’ye yakın mesafe kat ediyorlar ve fıstık, pamuk, mısır, buğday tarlalarından besleniyorlar.

 crane_2_sanchez___lope___wwf2

Üreme alanlarına göç edip, yuva kurmadan önce güçlerini topladıkları, bol bol beslendikleri, dinlendikleri Çukurova Deltası’nda turnalar, günün doğmasıyla birlikte geceleme alanlarından havalanarak pamuk, yer fıstığı, mısır ve buğday tarlalarında hasat sonrası kalan tohum ve yumrularla besleniyor. Bu da turnaların alandaki davranışlarıyla tarımsal faaliyetler arasında yakın ilişki olduğunu gösteriyor.

 

Turnalar Hep Uçsun ekibi, türün alandaki popülâsyonu ve davranışlarının yanı sıra ona yönelik tehditleri araştırıyor ve gerekli önlemler konusunda yetkililerle ve yöre halkı ile görüşmeler yapıyor. Bu sayede her yıl artan bir bilinçle Çukurova Deltası, turnalar için çok daha güvenli bir yuva haline dönüşüyor.

01_turna_wwf_mehmet_hanay_13

4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’na göre de Orman ve Su İşleri Bakanlığınca Koruma Altına Alınan Yaban Hayvanları listesinde yer alan bu türün avlanması yasaktır. IUCN 2012 Kırmızı Liste’ye göre dünya genelinde ‘Düşük Öncelikli’ olan bu türün Türkiye popülâsyonu ‘Tehdit Altında’dır. Türün kışladığı önemli alanlar arasında Çukurova Deltası’nda Yumurtalık, Ağyatan, Akyatan Lagünleri, Tuzla Gölü ve bunlara ek olarak Göksu Deltası, Sultansazlığı, Ereğli ve Karapınar Ovası ön plana çıkmaktadır.

‘Turnalar Hep Uçsun’ projesi kapsamında bölgede 30’u aşkın köy ziyaret edildi, 2 bin adet turna eğitim kitapçığını ilköğretim öğrencileriyle paylaşıldı.