TAYVAN'DA KOPTU KOPACAK FIRTINA

Bu haftanın sonuna doğru tansiyon Tayvan adası yakınlarında yükselmesiydi Zelenski çiftinin Vogue Paris'e kapak olan pozlarından söz eden daha hafif bir yazı kaleme alacaktık.

Bu haftanın sonuna doğru tansiyon Tayvan adası yakınlarında yükselmesiydi Zelenski çiftinin Vogue Paris’e kapak olan pozlarından söz eden daha hafif bir yazı kaleme alacaktık. Hoş Vogue’un siyasallaşma çabalarında Bayan Zelenski bir ilk olmadığı gibi, siyaset yarışına girip moda dergilerinde poz verenler arasında da ilklerden bahsetmiyoruz. Pek çok kişi, Esma Esad’dın “çöl gülü” olarak şalına sarındığı pozlarından Kamala Haris’in korkutucu takım elbisesine ters tepen çabaları yazmaktan geri kalmadı. Yine de Bayan Zelenski’nin harap olmuş tanklar ile cansız manken ve JI Jane arası bir şeye dönüştürülmüş modeller arasında kaşmir paltosuna gömüldüğü fotoğrafta göze batan öyle bir şey var ki pek çok açıdan eleştirel beyinleri uyardı.

Yeni Soğuk Savaş’ın ciddiyetinden uzak düşmek

Kimisi için mesele, “yıkılmadık ayaktayız” mesajı vermenin ötesinde Batı kültürel kodlarının içerisine yerleştirilmekten, bunun için de savaş sahasını bir arka plan, bir fon olarak kullanmaktan rahatsızlık duymamak sorunu. Kimisi için mesele, savaş Ukrayna’da sivillerin ve savaşa bulaşmış herkesin hayatı üzerinde dans ederken Vogue’daki çekimlerin bu kadar estetik kaygıyla ve ciddiyetle yapılması ve savaşın kanlı-canlı bir şeyden bambaşka bir şeye dönüştürülmesi sorunu. Fotoğrafları ilk gördüğümde Ukrayna’daki savaş sahasının ötesinde süregiden korku ve endişe halinden soyutlanmış olmalarının rahatsızlık yaratacağını düşünmüştüm. Zira Ukrayna Savaşı, hiçbir zaman sadece Ukrayna ile ve Ukrayna’nın işgali ile ilgili olmadı. Büyük güç mücadelesinin tarafları savaş riskini göze alabilecek noktaya itebileceğini göstermesi bakımından Ukrayna savaşı her zaman önemli bir milat olacak ama Yeni Soğuk Savaş diye anılan mevzunun ürettiği korku hızla tırmanmaların ve caydırıcılık sınamalarının sürekliliğine dayanıyor ve Vogue gibi mecraların savaş ve kahramanlık güzellemelerini pahalı objeler üzerinden gerçekleştirme isteği de bu nedenle ciddiyetsiz, bir hakikat-sonrası yapay-gerçeklik üretme gösterisi olarak algılanıyor. Kamuoyunun ilgisi de zaten bu tür üretilmiş gerçekliklerden gerçekten korkutucu üretilmiş krizlere kısa sürede dönüyor.

Yeni bir Tayvan krizi üretiliyor mu?

Bu tür bir kriz- şimdilik üretilmiş ama doğası gereği yapay bir kriz değil- ABD Temsilciler Meclisi başkanı Pelosi’nin içinde bulunduğumuz günlerde çıkacağı Asya turunda Tayvan’a uğramayı düşündüğünün basına sızması üzerine patladı. Aslında Pelosi, koyu bir Beijing karşıtı olarak, Biden yönetiminden daha sert bir retoriği uzun bir süredir ÇHC’ne karşı kullanıyor, bu ziyareti de Nisan ayında planladığını ofisi duyurmuştu. Keza Kongre içerisinde hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat Parti temsilcilerinin desteklediği ABD’nin Tayvan politikasının stratejik belirsizliğin ötesine geçmesini destekleyen ve bunun için yasa tasarıları hazırlayan bir grup var. Dolayısıyla Pelosi’nin ABD’nin bölgedeki müttefiklerini Biden’ın Asya’ya yaptığı ziyaret sonrası boş bırakmak istememesi kendi içerisinde bir mantığa oturuyor. Unutulmamalı Tayvan uzun süredir ABD için NATO dışı müttefik olarak (Non-NATO ally) görülüyor. Ama ABD’nin 1972, 1978 ve 1982’de temel çizgileri oluşmuş bir Çin ve Tayvan politikası var ki bu da tek Çin politikasını yani Tayvan’ın Çin’in parçası olduğunun tanınmasını beraberinde getiriyor ve bugün stratejik belirsizlik olan bilinen yaklaşımın ana temelini oluşturuyor. Hatırlanacaktır, 1980’lerde Reagan tarafından formüle edilen “Altı Güvence”, belirsizliğin içerisini a)-Tayvan’ın öz savunmasına destek verme-yani bu amaçla Tayvan’a silah satışı yapma- ve b)-Tayvan’ın ihtiyaç duyması halinde öz savunmasına destek verme opsiyonunu ABD için açık tutma sözü ile doldurmuştu. Biden Yönetimi Tayvan’a silah satışı ile ilgili kesenin ağzını açtığı gibi Asya’ya düzenlediği son ziyarette ABD’nin ÇHC’nin Tayvan’a saldırması halinde Tayvan’ın savunmasına destek vaat ederek stratejik belirsizliği delmese de belirsizlikten daha güçlü bir caydırıcılığa doğru ABD’nin kayabileceği sinyalini verdi. Bu genel hava nedeniyle Biden’ın kişisel olarak, Pentagon’un da resmi olarak Pelosi’nin durakları arasına Tayvan’ın eklenmesi fikrine soğuk baktıkları görüşüne inananların sayısı çok az. Pelosi, resmi olarak gerçekleşecek Asya turu bağlamında Tayvan’a gideceğini şimdilik açıklamadığından geri adım atarsa kimse tarafından geri adım atmakla da suçlanamaz. Ama tüm bu curcuna, burun buruna gelen ÇHC ve ABD stratejik kuvvetleri, sırf içeride birileri daha şahin görünmek istiyor diye çıkmadı. Hayır efendim, ABD ve Çin birbirlerini en rasyonel ama riskli bir biçimde test ediyorlar.

Beijing nerede duruyor?

Beijing, Pelosi’nin Tayvan’a ziyaret olasılığı üzerinden çıkan krizi -ki bu yazı kaleme alınırken Pelosi resmi olarak ziyaret durakları arasına Tayvan’ı eklememişti- Tayvan konusundaki ciddiyetini ve caydırıcılığını göstermek için kullanmayı da tercih edebilir. Doğrusu son zamanlarda mesele Çin-Tayvan ilişkileri olduğunda Çinli yetkililer Çin’in Tayvan politikasının sınırlarını genişleten söylem ve eylemlerden kaçınmıyorlar. Elbette Çin Donanmasının kabiliyetlerini ABD’nin Hint-Pasifikten sorumlu 7. Filosunun burnunun dibinde göstermeye Beijing’i iten temel iki sebep var. Öncelikle Tayvan için Hong Kong formülü olarak görülebilecek “Bir devlet – İki Sistem” modeli giderek popülerliğini yitiriyor.  Bu formülün temeli Çin Komünist Partisi ve Tayvan Komintang Partisi (KMT) arasında 1992’de ulaşılan bir konsensüse dayanıyor. Ancak bu konsensüsten çıkan formül, bildiğimiz gibi, Hong Kong’da sorunları tam anlamıyla çözemedi. Siyasi özerkliğin nerede başlayıp, nerede biteceği ile ilgili tartışma Hong Kong’u her 10 yılda bir yoklayan isyan-bastırma dalgasının sadece bir ayağı. Diğer ayak Çin/Hong Kong ekonomik mucizesinin zayıflığına dayanıyor ki daha geçenlerde Çin’de bazı eyaletler banka krizi, sıcak para sıkışıklığı ve gayri-menkullerde fiyat artışlarına yönelik protestolarla sarsıldı. Ayrıca 2016’dan beri iktidarda KMT yerine İlerici Demokrat Parti (DPP) var ve DPP liderliği 1992 Konsensüsü’nü benimsemiyor. DPP ve ÇHC arasında ilişkilerin gerilmesinde Trump faktörü de rol oynamış, sahayı iktisadi bir savaş alanına dönüştürünce Beijing, Tayvan’ı iktisadi olarak sıkıştırma şansına sahip olmuştu. İkinci sebep jeopolitik; Çin kendini kıtaya sıkıştıran ada zincirlerinden kurtarmak için füze, donanma ve hava kuvvetlerini geliştiriyor. Şimdi burnunun dibindeki alanın bir devlet iki sistem formülünün dışına çıkartılmasına müsaade etmeyecek görünüyor. Ancak bu formülün jeopolitik iması da siyasi iması gibi çözümden çok sorun getirme potansiyeline sahip. Örneğin geçtiğimiz günlerde Çin’den yetkililer Tayvan Boğazı’nın uluslararası su yolu olarak görülemeyeceğini dolayısıyla ÇHC tarafından ulusal su yolu olarak muamele görmesi gerektiğini söylediler-ki bunun kabul edilmezliği konusunda DPP, KMT ve Washington’un aynı yerde durduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Karşılıklı caydırıcılık testi                                    

Pelosi’nin – ABD liderlik hiyerarşisindeki 3 numaralı isim olarak-Tayvan’a korumasız ulaşmasını kimse beklemiyor. ÇHC, ziyareti önlemek adına hava sahasını konvansiyonel ve hibrit yöntemlerle engellerse, Pelosi’nin adaya ulaşıp sağ salim çıkmasını sağlamaktan sorumlu olacak Amerikan hava, deniz ve siber kuvvetleri aslında ÇHC’nin donanmasındaki tüm güce rağmen, denediği yeni füzelere rağmen burnunun dibindeki bir alanı kendi adına rakiplere kapatamadığını gösterecek. ABD, adına gerçekleşirse çok önemli bir güç gösterisi ve Beijing’in caydırıcılığına vurulabilecek önemli bir darbe. Bu nedenle zaten Çin liderliği ABD’yi Çin’in bu duruma düşmeyi her ne pahasına olursa olsun reddedeceği konusunda uyarıyorlar. ABD’nin Tayvan konusunda sağladığı caydırıcılığın çatışma olasılığını stratejik belirsizlik içerisinde kaldığı müddetçe düşüreceği, bunun ötesinde ÇHC’nin caydırıcılığına zarar verebilecek hamlelerin çatışma olasılığını- burada Çin’in Tayvan’a karşı güç kullanma olasılığını- artırabileceği unutulmamalı. Şu anda Çin’e karşı aktif bir sıcak çatışma cephesi açılmasını ABD’nin istemeyeceği gerçeği bir yana 1982’den beri bölgede sınanan ama şu ana kadar sınamaları geçmiş ABD caydırıcılığının Tayvan’da güç kullanımını durduramazsa, burada Ukrayna’yı aslanların önüne atmaktan daha ciddi bir pozisyon takınması gerekecek. Bu nedenle Çin liderliğinin “ateşle oynayan kendini yakar” sözünü kimse hafife almadı. Eğer tüm bu yangın tehdidi Pelosi’nin hamleleri neticesi gerçeğe dönüşürse, Pelosi moda dergilerinden daha ciddi platformlarda açıklama yapmak zorunda kalabilir.