Kurban_bayrm


TABUTTA RÖVAŞATA

Süpertitiz Mahsun'un yaşadığı imkânsızlıkları anlatmak ve içinde bulunduğu çıkmazı betimlemek için kullanılır tabutta rövaşata tanımı.

Değeri pek bilinmemiş yönetmenlerimizden Derviş Zaim’in bir filmiydi Tabutta Rövaşata. Üzerinden 25 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen geniş halk kitlelerine ulaşamayıp meraklısına yapılmış bir film olarak bilen bilir, seven sever.

Süpertitiz Mahsun’un yaşadığı imkânsızlıkları anlatmak ve içinde bulunduğu çıkmazı betimlemek için kullanılır tabutta rövaşata tanımı. Normalde tabut gibi daracık ve cansız bedenlerin bulunduğu bir mekânda rövaşata gibi geniş alan isteyen teknik bir hareketin yapılmasını düşünmek bile kendi başına bir oksimoron yani.

Türkiye Futbol Federasyonumuzun kıymetli başkan ve üyeleri tarafından 12 Haziran itibarıyla tüm liglerde karşılaşmalara devam edilmesi kararıyla geldiğimiz nokta tam da Derviş Zaim/Ahmet Uğurlu ikilisinin anlatmaya çalıştığı tıkanmayı çağrıştırıyor. Risk o kadar büyük ve âşikar ki bunu görüp buna rağmen bir temas oyunu olan futbola start vermek beraberinde inşallah Kovid-19’a yakalanmış futbol bileşenlerini ve kayıplarını getirmez. Tribünleri boş tutarak seyircileri riske etmediğimiz halde bir futbol maçının oynanması ve naklen yayınlanması için stadyumda neredeyse 200 kadar insan görev yapmaktadır. 12 Haziran itibarıyla güzel Ülkemizde vaka sayısının “0” sıfır olması lazım ki kimsenin kimseye bulaştıracağı bir virüs kalmasın.

TFF ya bizim bilmediğimiz bir şey biliyor ( o zaman kadar virüsün yorulacağını ve bizimle baş edemeyeceğini anlayıp sıvışacağını falan sanıyorlar galiba) ya da çok büyük ve masadaki karşılığı insan hayatı olan bir kumar oynuyor.

12 Haziran’da start kararı açıklandıktan sonra, Fenerbahçe’de bir tesis görevlisinde, Beşiktaş’ta bir futbolcu ve bir kulüp görevlisinde, MKE Ankaragücü’nde bir futbolcuda Kovid-19 pozitif çıktı ve tedavi başlatıldı. Anadolu’da daha önce başka birçok enfekte sporcu, çalışan haberi çıkmıştı ajans bültenlerinde. Bu süreç devam ettiği müddetçe bunun da arkasının geleceğini anlamak için Einstein olmaya gerek yok.

Bunun deplasmanı var, otobüs yolculuğu var, uçak yolculuğu var, alandan otele, otelden stada transferi var, var oğlu var bir tek sağduyu yok maalesef.

Ülkemizin Kovid-19’la mücadelede gösterdiği üstün başarının ardındaki bilim kurulu ve Sağlık Bakanı Liglerin başlaması ile ilgili karara onay vermeyerek aslında tehlikenin ne kadar büyük olduğunu sessiz bir çığlık şeklinde hepimize haykırıyorlar. Bazen bir konuda sessiz kalmak anlayana en büyük cevaptır. Ne deseydi çıkıp ateşle oynuyorsunuz mu deseydi Bilim Kurulu?

Tüm bu olumsuz tabloya rağmen TFF’nin geri adım atmamasının ardında farklı senaryolar ve ajandalar olduğunu tahmin edebiliyoruz. Karadeniz’den esen güçlü rüzgârlar, liglerin hemen başlamasıyla birlikte mevcut puan eşitliği durumunun kendi lehlerine hızlıca pozitife geçeceğini, o sıralarda artan vaka sayıları sebebiyle lig iptalinde ise lig birincisinin şampiyon ilan edilmesinin mümkün olabileceğini öngörüyor, hesapları bu şekilde. İstanbul “Dükalığı” temsilcisi de 29. Hafta İBFK/Başakşehir maçını kazasız atlatıp evinde oynayacağı Trabzon maçına varabilirse, tahtı ele geçirmeyi planlıyor. Bunun için gereken tüm bileşenlerin koordinasyonunu sağlamak kendi büyük tecrübesi ile çocuk oyuncağı.

Herkes kendi menfaati peşinde gördüğünüz gibi. Bir taraf 34 yıl aradan sonra “o sene, bu sene” derdinde, diğer taraf “alan da kaçan mı?” durun bakalım diyor, işin ucunda Şampiyonlar Ligi duhuliyesi ve sair avantaları var bu işin, çil-çil dolarlar kasaya girmek için bekleşiyor.

Kimsenin hastalık riskini ve vereceği ağır/hafif zayiatları düşündüğü yok bu hengâmede. Herkes tabutta rövaşata peşinde. İnşallah akl-ı selim galip gelir de bu iş başlamadan Beştepe tarafından durdurulur.

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını şimdiden tebrik eder, sağlık ve afiyetler dileriz.