SİNEMASEVERLERE HARPUT DOPİNGİ

Sema SEZEN 13 Eyl 2021

Harput'un, Palu'nun yani Elazığ'ın çok özel bir yeri vardır bende. Doğu'da ve Güneydoğu'da yaptığı kazılarla ülkemize birçok kültürel mirası kazandıran Arkeoloji efsanesi Prof.Dr. Harald Hauptmann'la tanışıp, saatlerce röportaj yaptığım yerdir. Harput, bir kez de kalbimde kısa film festivaliyle yer aldı

Yanlış hatırlamıyorsan ya 2015 ya da 2016'ydı. Arkeoloji araştırmaları yaparken Urartular'da takılıp kaldığım dönemdi. Bir Urartu prensinin kalkanının görseline günlerce bakıp kalkandaki darp izlerinin nasıl oluşabildiğini düşünüyordum. Artık çekim yasası mı, 'temiz kalpliliğin' eseri midir, ne derseniz deyin, tam da o günlerde Elazığ'da Urartu konferansına davet edildim. Anında valizimi hazırlayıp gittim. Sürekli makalelerini okuyup deli gibi sorular sormak istediğim arkeolog Prof.Dr. Harald Hauptmann'la karşılaşacağım aklımın ucundan bile geçmemişti. Kazı alanlarına gideceğimiz servise biner binmez bir baktım karşımda Hauptmann! Hemen yapıştım ve soru yağmuruna tutmaya başladım. 3 gün boyunca da sorularım bitmemişti. Neyse ki hazırladığım arkeoloji sayfasında makalelerini yayımlamaya ikna ettim onu. İkna etmedim aslında o kadar mütevazi ki, direkt "olur" dedi. Sürekli Palu, Harput'taki buluntularla ilgili mailleşirken birkaç ay boyunca epostalarıma yanıt gelmedi. Öğretim üyesi olarak çalıştığı üniversiteyi aradım ancak bilgi alamadım. Hauptmnann'ın makalelerini Türkçe'ye çeviren değerli hocam Ayanis Kalesi Kazı Başkanı Atatürk Üni. Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı'dan hasta olduğunu öğrendim. 2018'in Ağustos ayında da arkeoloji dünyası, ülkemiz ve öğrenme açlığı içinde olan arkeolojiseverler Hauptmann'ı kaybetti. Onunla ilk ve tek karşılaştığım, dugusal bağ kurduğum, kafamdaki soruların aydınlandığı yerdir Elazığ, Harput, Palu... Hep özel kalacak benim için bu şehir.

Yıllar sonra Hauptmann'la sohbetlerimizi, esprilerimizi düşündüğüm günlerde Harput'ta kısa film festivali yapılacağını, festivalin basın danışmanlığını üstlenen değerli dostumSinema Yazarı Esenyurt Üni. Radyo Televizyon Sinema bölümü öğretim görevlisi Dr. Fırat Sayıcı'dan öğrendim. Heyecan içinde gittim, heyecan içinde film festivalini takip edip; heyecan içinde döndüm. Tek kelimeyle kalbimde ikinci bir yer açtı bu festival.. İlk kez düzenlenmesine karşın beklemediğim profesyonellikte bir organizasyonla karşılaştım. Elbette ki bunun nedeni Harput Kısa Film Festivali'ni gerçekleştiren profesyonel ekibin ve festival direktörü Yapımcı Yönetmen Kerim Abanoz'un başarısıdır. Öte yandan bol ödüllü yönetmen ve geleceğin başarılı sinemacılarını yetiştiren akademisyen Hasan Basri Özdemir de varlığıyla festivali daha da değerlendirdi. Festival, A'dan Z'ye önemli isimlerle, harika film seçkisiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle Elazığ Valiliği tarafından 8-11 Eylül tarihleri arasında gerçekleşti.

Harput Kısa Film Festivali’nin kısa film dalında seçici kurulunda Osman Sınav (Yapımcı-Yönetmen), Ahu Türkpençe (Oyuncu), Raşit Çelikezer (Yönetmen-Senarist), Mehmet Çepiç (Oyuncu) ve Natali Yeres (Sanat Yönetmeni) yer aldı. Prof. Dr. Hakan Aytekin'in (Akademisyen-Belgesel Yönetmeni) seçici kurul başkanlığını üstlendiği belgesel jürisinde ise Müjgan Taner (Belgesel Yönetmeni), Murat Tolga Şen (Sinema Yazarı), Dr. Musa Ak (Akademisyen-Belgesel Yönetmeni) ve Tülin Tezel (Belgesel Yönetmeni) gibi isimler vardı. Yarışmanın senaryo dalının jüri üyeleri Doç. Dr. Burak Medin ve Öğr. Gör. Günşad Özger’den oluştu.

Beni son şaşırtan sürpriz ise festivalde Onur Ödülünün sinemamızın çınarı, Yılmaz Gruda'ya sunulacağı oldu. Neden mi şaşırdım? Yine son haftalarda yoğun düşündüğüm isimlerden ikincisi de Yılmaz Gruda hocamdı. Bir araya gelsem de bir röportaj yapsam diyordum. Neyse ki havalimanında görür görmez ona da yapışıp festival sonuna kadar rahat bırakmadan soru yağmuruna tuttum. Sağolsun hiçbir sorumu yanıtsız bırakmadı.

Usta senarist, yönetmen ve oyuncu Müfit Can Saçıntı hocamız ise neşe saçtı festivale.. Deneyimleriyle bizi aydınlattı. Birçok başarılı belgesel ve dizileri hafızamıza kazıyan usta yönetmen Jale İncekol'la karşılaşmak da çok mutlu etti beni. Köy Enstitüleri ve kadının toplumuzdaki değerini en güzel açıklayan işleriyle hayranlık duyarım kendisine.. Elbette oyuncu Mehmet Çepiç de renk kattı festivale.

Elazığ'ın adı film festivalleriyle daha çok anılmalı. Böylesine tarihi dokuyu barındıran bir bölgenin film festivalleriyle söz edilmemesi büyük bir eksik. Geçmişte denemeler mutlaka olmuştur. Ancak Harput Kısa Film Festivaliyle başlayıp, uluslararası film festivali olma yolunda ilermesi dileğimdir. Ayrıca zor geçirdiğimiz, salgınla sınandığımız iki yıldan sonra Harput Kısa Film Festivali hepimize çok iyi geldi.
Kesinlikle bu bölgedeki şehirler film festivalleri konusunda daha çok desteklenmeli. Yöre halkının heyecanla beklediği bu festivalleri desteklemek konusunda kurumların sıraya girmesi gerekiyor.