TT_Ekim


ŞİMDİ BİRLİK ZAMANI

Fehmi KETENCİ 27 Eyl 2020

Son altı günde Sağlık Bakanlığımızın açıkladığı koronavirüs tablolarına baktığımızda pandemi dönemindeki salgında belli bir oranda yükselme görülüyor.

      Son bir-iki haftadır Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı Kovid-19 vakalarını gösteren tablolara baktığımızda gördüklerimiz pek de iç açıcı bir durumu yansıtmıyor.

      Son gelen 20-25 tarihleri arasında birkaç günlük veri tablosuna yansıyanlarda şunları görebiliyoruz;

      25 Eylül; yeni hasta sayısı 1.665, vefat sayısı; 73, zatürre oranı ise %6,6 olarak görünüyor. Burada birkaç günden beri, hasta ve vefat sayısında yükselme varken zatürre oranında azalma gözleniyor.

      24 Eylül; yeni hasta sayısı 1.721, vefat sayısı; 74, zatürre oranı ise %6,6 olarak görünüyor.

      23 Eylül; yeni hasta sayısı 1.767, vefat sayısı; 72 ve zatürre oranı ise %6,7 olarak görünüyor.

      22 Eylül; yeni hasta sayısı 1.692, vefat sayısı; 65 ve zatürre oranı ise %6,7 olarak görünüyor.

      21 Eylül; yeni hasta sayısı 1.743, vefat sayısı; 68 ve zatürre oranı ise %6,8 olarak görünüyor.

      20 Eylül; yeni hasta sayısı 1.519, vefat sayısı; 61 ve zatürre oranı ise %7,0 olarak görünüyor.

      Son altı günde Sağlık Bakanlığımızın açıkladığı koronavirüs tablolarına baktığımızda pandemi dönemindeki salgında belli bir oranda yükselme görülüyor. Ancak, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın son açıklamalarında salgın artış hızının yavaşladığı ve durma noktasına geldiği bilgileri biraz ümitvar olsa da, sonbaharın başlamasıyla gribal enfeksiyon hastalıklarının göstereceği gidişata göre alınması gereken önlemleri asla gevşetmememiz gerektiği özellikle vurgulanıyor. Okulların bir bölümü başladı. Üniversiteler ekimin yarısına doğru online eğitimle de olsalar, büyükşehir merkezleri yoğunlaşacaktır.

      Yaz döneminde; köylerine, tatile gidenler, sezonun sona ermesi nedeniyle büyükşehir merkezlerine döneceklerdir. Kısacası; bunun neler getirip, neler götüreceğini de tam olarak bilemiyoruz.

      “Pandemi döneminin en önemsenmesi, en etkin önlemler alınması gereken çok özellikli ve dikkat edilmesi gereken süreci, hep gündemde olan ve sık sık üzerine durulanıdır..

      Bu durumu şöyle bir tanım çerçevesinde toparlanmak hiç de yanlış olmayacaktır. Kısacası; Önümüzdeki bu birkaç ay içinde, çok daha dikkatli ve yoğun kısıtlamaların olabileceği bir döneme hazır olmalıyız. Sadece Kovid-19 değil, sendrom benzerliği gösteren, kış aylarının vazgeçilmezi grip vakaları birlikteliğinin bu dönemi direkt etkileyeceğini de asla göz ardı etmemeliyiz. Konunun uzmanlarının fikir birlikteliği yaptıkları ve önemle üzerinde durdukları tek konu bu.

      Son bir haftaya yansıyan gelişmelerden; salgının, neredeyse tüm Türkiye genelinde etkisini biraz arttırarak sürdürdüğünü, İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere şehir merkezlerinde daha da etkinleştirebileceği en çok üzerinde durulandır.”

      Son haftalarda başta büyükşehirler olmak üzere, ülke genelinde yükselme eğilimindeki vaka sayıları ve son kayıtlara 73 olarak düşen vefat sayısı sonbahar aylarının pek de kolay geçmeyeceğini gösteriyor.

      Bir süredir bu köşede haftada yazdığım güncel yazılarımın sonunu, şu önemli duyuru ile bağlıyorum. Görünen o ki, bu duyuruyu daha çok kez buraya aktaracağım.

      “Koronavirüsün iyice dişini göstermeye başladığı bu dönemde, sağlıklı kalabilmemiz için yapmamız gerekenleri asla ihmal etmemeliyiz;

      - Evlerimiz dışında mutlaka maske takmalıyız (tüm illerde maskesiz çıkma yasaklandı). Dış mekanlarda ortak kullanılan yerlere dokunmamalıyız, ellerimizi ağzımıza, burnumuza ve gözümüze sürmemeliyiz.

      - Mümkün olabildiğince evde kalmalı dışarı çıkmamalıyız. Çıkmak zorunda kalırsak da; kalabalık ortamlarda (Kafeler, düğün-dernek, taziye, toplantı, ağırlama, uğurlama v.b gibi) bulunmamaya dikkat etmeliyiz. Ve her yerde sosyal mesafeyi mutlaka korumalıyız.

      - Hijyene ve temizliğe dikkat etmeliyiz. Ellerimizi; dezenfektan, limon kolonyası ile temizlemeli, fırsat bulduğumuzda bol sabunlu suyla mutlaka yıkamalıyız.

      Artık bu illetle etkin savaşta iş başa düşmüştür. Artık “o yaş bu yaş”, “şu veya bu nedenlerle gibi tartışmalarla didişmeyelim, uğraşmayalım ve zaman kaybetmeyelim. Birlikte, yılmadan mücadeleye devam. Kovid-19’a yenilmeyelim.”