ŞEFFAF İTTİFAK VE DOLMABAHÇE MUTABAKATI

Faruk AKTAŞ 25 Şub 2020

CHP'nin gençlik kolları ya da kadın kolları partisiyle arasına ne kadar mesafe koyabilirse HDP'nin PKK ile arasına koyabileceği mesafe en fazla o kadardır.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın hafta sonu katıldığı bir televizyon programında CHP ile ittifak konusunda yaptığı açıklamalar tartışma konusu oldu.

Şimdiye kadar CHP ile yaptıkları ittifakın gizli kapaklı yürütülmesinden duydukları rahatsızlığı dile getiren Buldan, "Bir seferliğine İstanbul seçimlerini kazanmak için kabul ettik, bundan sonra yapılacak olan ittifaklar, açık ve şeffaf olmalı ve birlikte görüntü verilmeli” diye konuştu.

CHP’nin bu konuda cesur davranması gerektiğini söyleyen Buldan, “Biz kadınlar olarak tiyatro oyununda birlikte bu görüntüyü verdik, bu cesareti gösterdik. Bu cesareti herkesin göstermesi gerek. Bir daha ki seçimlerde daha açık daha şeffaf birlikteliklere ihtiyaç olacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Buldan’ın sözünü ettiği görüntü, cezaevindeki eski Eş Genel başkanları Selahattin Demirtaş’ın yazdığı Devran adlı tiyatro oyununu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile birlikte izlerken verdikleri fotoğraftı.

Böylelikle Pervin Buldan, o görüntünün bir tiyatro oyununu izlemekten öte siyasi bir ittifak mesajı vermek için verildiğini ifşa etmiş oldu.

Buldan, parti tabanlarının ittifakın bu şekilde gizli kapaklı yürütülmesinden rahatsızlık duyduğunu belirterek, CHP’nin bunu alenileştirmemesi halinde bir sonraki seçimde farklı bir tutum sergileyebilecekleri mesajını da veriyor.

Malum CHP hem kendi tabanından gelecek bazı eleştirileri göğüslemekten korktuğu için hem de İYİ Parti ile kurdukları ittifakın sarsılabileceği endişesiyle bu ilişkiyi gizli kapaklı yürütmeyi tercih ediyor. Ancak Pervin Buldan, CHP’ye “Ya İYİ Parti ya biz, birini seç” mesajı veriyor.

Süreç ilerledikçe HDP’nin CHP’ye yönelik bu baskısı artacak gibi.

CHP, böyle bir tercihe zorlanması halinde kararını kimden yana verecek?

Kanaatimce HDP.

Dolayısıyla önümüzdeki süreçte HDP-CHP ilişkisinin daha aleniyet kazanmasına paralel olarak İYİ Parti’nin Millet İttifakı’ndan kopması gibi bir sonuç yaşanması muhtemel.

Belki CHP bunun karşılığında, HDP’den PKK’yla arasına biraz mesafe koymasını isteyebilir.

Peki bu mümkün mü?

Elbette değil, eşyanın tabiatına aykırı.

CHP’nin gençlik kolları ya da kadın kolları partisiyle arasına ne kadar mesafe koyabilirse HDP’nin PKK ile arasına koyabileceği mesafe en fazla o kadardır.

Belki HDP bu amaçla kimi vitrinsel değişiklikler yapabilir.

Bu hafta sonu 4. Olağan Kongresi’nde eş genel başkanlarından birini değiştirdiği gibi.

Kongrede Sezai Temelli’nin yerine Mardin Milletvekili Mithat Sancar getirildi. Bir anayasa profesörü olan Sancar’ın Temelli’ye göre daha makul olduğu söylenebilir.

Ancak HDP’de belirleyici olan ne bireyler, ne Parti Meclisi ne de MYK’dır. Tek belirleyici PKK’dır. Bireyler ve kurullar da sadece PKK’nın amaç ve hedeflerine uygun hareket etmekle yükümlü figürlerdir.

HDP’nin kongresinden söz etmişken yeni Eş Genel Başkan Sancar’ın bazı sözlerine de değinmekte yarar var.

Sancar, kongrede yaptığı konuşmada 2012-2015 arasındaki çözüm sürecine atıfta bulunarak, “Mutabakat arıyorsanız işte Dolmabahçe mutabakatı. Oradan başlayalım. Dolmabahçe mutabakatı ile yürüyelim, yeni mutabakat istiyorsanız yenisini yapalım” dedi.

Neydi Dolmabahçe mutabakatı?

PKK silah bırakacak, hükümet de Kürt meselesi konusunda atılması gereken kimi demokratik düzenlemeleri yapacaktı.

Hükümet o düzenlemelerin büyük kısmını gerçekleştirdi. Ancak PKK silah bırakmadığı gibi terör eylemlerini şehir merkezlerine taşıyan “hendek olaylarını” başlattı.

Sancar, bunu gündeme getirerek, “yeni bir çözüm süreci başlatalım mı?” diyor.

Zannetmiyorum…

Ne PKK’nın böyle bir derdi var ki o çözüm sürecinin altına dinamit koyan Kandil yönetimi yerinde duruyor, ne de devlet ve hükümet mevcut koşullarda böyle bir sürece yeltenir.

Peki Sancar bunu neden gündeme getiriyor?

Kanaatimce hem kendi tabanına, hem CHP’ye, hem Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi’ne, hem de kurulması gündemde olan Ali Babacan’ın partisine mesaj vermek için.

HDP önümüzdeki süreçte bu partilerden biri, ikisi ya da tümüyle bir ittifak sürecini, Pervin Buldan’ın dile getirdiği şekilde aleni olarak yürütmek istiyor.

HDP’nin tabanında yeni bir çözüm süreci arzusu ve beklentisi var.

Dolayısıyla HDP tabanına, “Biz bunu gündeme getirdik AK Parti yanaşmadı o nedenle buna ‘evet’ diyen şu partilerle ittifak yapıyoruz” diyecek.

Önümüzdeki süreçte CHP ve/veya HDP ile ittifak arzusunda olan diğer partilerden yeni bir çözüm sürecine dair söylemleri sıkça duyabiliriz.