SARSINTI!

Aslı SERTDEMİR 07 Kas 2020

Magazin yok! Dedikodu yok!

Magazin yok! Dedikodu yok! Bu hafta köşemde, o onu demiş bu bunu yapmış yok! Yaşanan onca acı felaketten sonra umurumda değil seçim, doğum günü, bayramın cadısı… Ölümü gördüm! Feryat figan İzmir’in çığlıklarını duydum. Yaralananları, sevdiklerini kaybedenleri, evi başına yıkılanları gördüm. 7 saat boyunca “Dayan, Helim Amca!” dedikleri amcamın dayanamayıp, şu dünyadan göçüp gittiğini duydum. Neredeyse mezarı olacak evinden, 58 saat sonra çıkan minik İdil’i gördüm. 65 saat sonra Elif’in küçücük elini gördüm. 3 gün 18 saat sonra taşın toprağın, molozun arasında ışıldayan Ayda’nın gözlerini gördüm. Onları bekleyen doktorları, hemşireleri gördüm. İnsan, kedi, köpek ayırt demeden ter gözyaşı döken insanları gördüm. Ve şimdi, düşünmeden edemiyorum… Ayda artık hangi köfte yerse yesin hiçbiri “anne köftesi” gibi olmayacak.  

Kimin eli?

Hep felaket zamanlarında duyduk isimlerini sonra… Unuttuk! Ta ki bir sonraki felakete kadar… Hayat sorunsuz seyrinde akıyorken AFAD, KIZILAY, UMKE ve AKUT isimleri kimin aklına geliyor?  Onların gerçekte kim olduğunu kaçımız biliyor? Ya da bildiklerimiz ne kadar doğru?  AFAD; İçişleri Bakanlığına bağlı... Türkiye'nin afet yönetimi, uluslararası yardımları ve tüm acil durumlarında yetkin ve yetkililer. Bünyesinde birbirinden donanımlı personel bulunuyor. Ve gerek duyulduğunda birçok bakanlıktan, Genelkurmay’a kadar sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliğiyle çalışıyorlar.                                                                                                                                                          KIZILAY;  kâr amacı gütmeyen, yardım hizmetleri karşılıksız ve kamu yararına çalışan, gönüllü sosyal hizmet kuruluşudur. Yaşanan her doğa ve doğa dışı felakette sadece Türkiye değil, başka ülkelerin de yardımına koşuyorlar. UMKE yani Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi… Her türlü afet durumunda yurt içi ve dışı sağlık hizmeti sunuyorlar. Ve bu eğitimli sağlık ekibi sadece gönüllülerden oluşuyor. UMKE; Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı bir kurum. AKUT ismini ilk kez 1999’da ki Gölcük depreminde duyduk. Arama Kurtarma Derneği yüzde yüz gönüllülerle çalışıyor. Her doğal afet için aldıkları eğitimler sayesinde, güçleri yettiğince Türkiye ve dünyada insan ya da hayvanları ayırmadan kurtarmaya çalışıyorlar. Gölcük depremine 90 kişi ile koşan AKUT’un şimdi 2000’i aşan gönüllüsü var. Bize bu kara günlerde uzanan yardım elinin, kimin olduğunu biraz olsun bilelim istedim.                                                                                                                

“O”nun suçu değil bu!

Ne sayıp sövdünüz bee… 2020 bitsin diye gün sayıyorsunuz. Bitse ne olacak ki? Siz değişmedikten sonra… Doğada yaşan her canlı zevk için katledip, dengesini bozan siz. Virüsü yaratanı bilmem de yayılması için umarsızca elini kolu sallayarak gezen siz. Sonra ekonomi bozuldu diyen yine siz. Savaşları çıkarıp, kan döken siz. Küçücük sarsıntıda insanları öldüren, gözünü para hırsı bürümüş müteahhit uzaylı değil. Hiç günah keçisi aramayın! Kainat zaten bizsiz mükemmel çalışıyor. Suçlu, ne rakamlar ne Mars’ın gerilemesi ne de Merkür’ün ters açısı. İşin aslı astarını görüp, bir an evvel değişmeliyiz! Biz değişmezsek, gelecek her yıl 2020 tadında geçecek. Hatta 2020’yi mumla ararız.