ŞAMPİYON BELLİ Mİ NE!

Fehmi KETENCİ 15 Nis 2021

Şu sıralarda İstanbul'da iki vakıf üniversitesinde haftanın dört günü yoğun derslerim ve iyice yaklaşan ara sınavlar sırasında yaşadığım yoğunluk nedeniyle Gezetemiz Genel Yayın Yönetimi'nden hafta sonu yazılarıma ara verme konusunda izin istemiştim.

      Şu sıralarda İstanbul’da iki vakıf üniversitesinde haftanın dört günü yoğun derslerim ve iyice yaklaşan ara sınavlar sırasında yaşadığım yoğunluk nedeniyle Gezetemiz Genel Yayın Yönetimi’nden hafta sonu yazılarıma ara verme konusunda izin istemiştim. Sağolsun bu hafta sonuna kadar izinliydim ve yazı yazamamıştım. İzin sürem hafta sonunda sona erecekti ama son haftalarına yaklaştığımız Süper Ligimizde iyice dillere düşen, artık “şehir efsanesi” ne dönüşen Süper Lig karşılaşmalarında yaşananlar, maçların önüne geçen hakem atamaları ve sahadaki hakemlerle VAR hakemleri arasında yaşanalar konusu nedeniyle kendimi konu dışına atamadım ve bu konuda bir şeyler yazma gereği duydum.

      Bugün bu yazıyı yazarken eski bir futbol hakemi olarak söyleyeceğim ve yazacaklarımı şimdiye dek birçok kez yazmıştım. Eski yazılarıma baktığımda gördüm.

      Çok uzağa gitmeye gerek yoktu, geçtiğimiz hafta “Bu Lig Nasıl Bitecek!” başlığıyla yazdığım yazımda konuyu olabildiğince özetlemişim. Şimdi yazacaklarım o yazdıklarımdan pek de farklı olmayacak. Değişen bir şey yoktu. Aksine daha da sorunlar artmıştı. O nedenle sonuç özeti olarak geçen hafta yazdığım yazıdan bir bölümünü buraya aktarıyorum, bir kez daha bakalım;

      “Artık hakemlerimizin,hakem atamalarının ve VAR organizasyonlarının tartışılmadığı Süper Lig karşılaşması yok gibi. İstenmediği halde, inadına, arka arkaya aynı takımın maçına verilen hakemler veya aylardır verilmediği takımın maçına verilen hakemler üzerine yapıştırılan, endişe yaratan tartışılan hakemler konusu, sahadaki hakemlerle sert tartışmaların sergilendiği maçlar konusu, tribüne gönderilmeyi alışkanlık haline getiren teknik çalıştırıcılar konusu, neredeyse, maçlarda oynanan futbolu iyice konuşulamaz hale getirdi.

      Maçları konuşulmuyor, başroldeki VAR hakemlerinin pozisyon geçtikten sonra sahadaki hakemlere “yeniden izlemelisin” tavsiyeleri sonrasında sürpriz hakem kararlarnın iptalleri maçların önüne geçmiş durumda. Hakemlerimiz “ağzı olanın konuştuğu” TV programlarında ağızlara “ciklet” olmuş durumdalar.

      Hakemlerimize yazık oluyor. Kendilerine güvenleri kalmadı. Hakemler penaltı kararı verirken mutlaka VAR’a sorma gereğini hissettiklerini çok net gösteriyorlar.

      Ya son zamanlarda gündeme gelen ve tartışılmaya başlanan; sahadaki pozisyonlar sırasında çizilen VAR çizgisinin çizilmesi ile ilgili yoğunlaşan süpekülatif söylentiler. Bu çizgi konusunun, nereden, nasıl çizilmesi gerektiği ile ilgili bir kural var mıdır, yok mudur tam bilemiyorum ama bu kadar önemli bir işin, bir teknisyenin keyfi değerlendirilmesine bırakılmış olabileceğini düşünemiyorum. Yaşanalardan ve tartışmalardan anlaşıldığı üzere, maçların en kritik pozisyonları ve kaderi VAR çizgisini çizen teknisyenin kararına bırakılmış durumda.

      Tüm bunlar yaşanırken ve dilden dile dolaşırken birileri işi biraz ciddiye alıp duruma ivedilikle el koyulması gerektiğini ne zaman anlayacak.

      Ligin en kritik haftalarına geldik. Maçlarda verilen kararların karşılaşma sonuçlarında ne kadar etkili olduğunun en net göstergesi, sonucu tartışılmayan maç neredeyse kalmadığıdır.

      Böyle karmaşık ortamı yaşayan hakemlerimizle bu ligi nasıl bitireceğiz.”

      Artık dillere düşen durumun özeti aynen böyleydi.

      Futbolumuz, yönetenlerinin sık sık tartışıldığı bir hale geldi. Bu duruma gereken önemi vermeyip, çözüm üreten yaklaşımın uzağında, durumu başka içerikli açıklamalarla geçiştiren TFF’nin ve son zamanlarda adı iyice öne çıkarılan MHK başkanı Serdar Tatlı’nın yönetimindedir. Futbolumuz, yaşananlar konusunda suskun kalınmasının anlaşılamadığı, şikayetlerin yüksek sesle tartışıldığı bir duruma getirilmiştir.

     Son aylarda iyice öne çıkan VAR Hakemliği ve karşılaşmalara yerli yersiz müdahaleler konusunda şikayetlere yansıyan davranışları, maç sonucunu etkilemeleri, endişeleri iyice öne çıkardı. Hakemlere güven kalmadı, tarafsızlıklarını giderek kaybettikleri, yanlı davrandıkları dedikodularının iyice yoğunlaştığı ortamın psikolojik baskısı altında kafaları karışık hakemlerimizle bu lig nasıl bitecek!..

      Karşılaşmalarda VAR hakemleri müdahelesinin sonuçlarda etkin olduğu söylentilerinin giderek yoğunlaştığı böylesine karmaşık bir ortamda Süper Lig’ın kalan sekiz haftası nasıl geçecek, bekleyelim göreceğiz.