ORMANIN ORTASINDA FENERLE KALMAK!

Kişisel kaderin iş, para kazanmak, hayatını ömrünü ihtiyaçlarını gidermek için çabalarken, insan cehenneminde kalmak demektir.

Hayat ne kadar zor, değil mi?

Tüm dünyaya bak, karmaşa içinde.

Kendi ülkeni hiç sorma istersen dert içinde.

Coğrafya kaderindir derler ya, tam işte öyle.

Kader, kederli ülkenin her sabah bir derdi ile uyanmaktır.

Üstelik bir de kişisel kaderin var.

Kişisel kaderin iş, para kazanmak, hayatını ömrünü ihtiyaçlarını gidermek için çabalarken, insan cehenneminde kalmak demektir.

İnsan cehennemi.

İlişki çıkmazları.

Güvensizlik duygusu ile saçta kavrulma hikayesi.

Kavrul kavrul dur.

Kadın takipçimin anlattığı hikayesi gibi.

12 senelik hayat arkadaşının, kocasının, kahvaltı sofrasında, nerdeyse ben bakkala ekmek almaya gidiyorum diyerek evden çıkması ve başka kadının kollarına koşması gibi. 

Bu kadar yani, adamın yaşanan senelere, ortak hikayesine saygısı yok.

Adam kayboldu.

Arkada bıraktığı kadının, kalbini, duygularını, ne kadar incindiğini, merhametini bilmeyen adama ne denir ki?

Sen, ben, hepimiz aman cehennem olsun gitsin diyebiliriz de.

Kadının şaşkınlığı, hayal kırıklığı, duyguları aldanmışlığını nereye koyacağız, ne yapacağız. 

Gitmiş işte.

Kadın da orada kalmış işte.

Ya diğer hikaye.

Onu da ben anlayayım.

Ne olur.

Şöyle olur.

Adam durup dururken ölür.

İnsan durup dururken ölür mü, ölürmüş meğerse.

Ölen yarının, hayat arkadaşının mezarına gittiğinde başka kadının yaşanmışlıkları, aşklarını anlattığı mektubunu bulman gibi olur.

Ölen adam da, mezarına seni aldatmış, kandırmış, utandırmış ve gitmişse ne diyelim.

Ağlarsın, o gözyaşın, sanki dünyanın gözyaşlarının toplamı kadardır.

Yasın büyür.

İçin çekilir 

Ruhun kaybolur.

Gözlerin yok olur.

Sorasın gelir.

Yahu adam, madem yalnız öleceksin, ben ve diğer kadınlar, bu kalabalıklar niye.

Orhan baba gibi, batsın bu dünya mı diyelim 

Peki ya böyle demek istemiyorsak.

Demesek iyi olursa.

Ha gayret.

Derin derin nefes alıp, oksijenin büyütüp, yahu mutlu olmak benim çok hakkım, hayat bir kere ve tek kere diyorsan ki.

Mutlaka demelisin.

Kendine en iyi gelen şeyi buluyorsan ve sabahları iyi uyanıyorsan tamamdır arkadaş. 

Avucuna mutlu olmayı koy.

Kendine sıkı sıkı sarıl.

En şahane omuz sende ve çok yakınında omuzuna başını daya, en güvenli yerdesin.

Bak tatlım.

Bunu bilmeyenlere, bozmak isteyenlere izin verme. 

Bak zor biliyorum ama.

Kaybamı uğradın elinde kalanları fark et, emin ol,  o seni daha güçlü kılmıştır.

Güçlü olmak her zaman gerekli midir, çok önemli midir?

Önemlidir.

İnsanların, aklı çok yorgun.

Hepimiz.

Herkes.

Kimselere anlatamadığı ilişki sırları ile yorgunuz…

Yalanlar var, dolanlar var.

Aldatma var.

Kandırmaca var.

Utandırma var.

Hepimiz.

Ormanın ortasında fenerle kalmış duygusunda yaşayıp duruyoruz. 

Hadi toparlanalım.

Sırtımızdaki küfe ağırlaşmadan.

Kendimize gelelim.

Söylene söylene yaşanan hayat çok büyük haksızlıktır.

Hayat!

Ve her şey!

Pamuk ipliğine! bağlı ise inceldiği yerden kopsun diyelim.

Funda’nın aklındakiler…

Zor günlerden geçiyoruz.

Çok zor zamanlardan geçiyoruz.

Tüm dünya, canım ülkem pandemi ile savaşıyor.

Her sektör payını aldı.

Ben televizyon sektöründe olduğum için, kendi sektörüme baktığımda zor zamanlar geçtiğini satır satır okuyabiliyorum.

Tüm televizyonlar küçüldü.

Birçok televizyonda sabah canlı programları kalktı.

Dizilerde oyuncular kim olursa olsun, reytingi yok ise çat diye bitiyor.

Günlük kuşak programları çok sancılı.

Ama, bu dönemde bir arkadaş doğdu bize. Söylemeden, yazmadan edemeyeceğim, haksızlık olur.

Bu dönemin kahraman bir televizyon kanalı var.

Uçankuş.

Sabah programları, öğle programları, kadın kuşak programı, canlı masa programları ve sıcacık sesli adam ile ana haber bülteni yaptılar.

Dopdolu bir kanal oldu.

Bu dönemde televizyonlardan çıkarılan, programcılar, ne kadar yapımcı, yönetmen, editör varsa işe aldılar.

Tam bu dönemde bir kanal bu insanlara el uzatıyor.

Ne kadar şahane. 

Pandemi döneminde insanları işe almak her babayiğidin harcı değildir.

Pandemi döneminde büyümeye karar vermek çok zordur.

Zor zamanlar herkes küçülüyor, sen büyümeye karar veriyorsun.

Çok insanın evine, çok ekmek gidiyor.

Can Tanrıyar ve oğulları.

O insanların çok hayırlı dualarını alıyorsunuz biliyorum.

Sizi kalpten tebrik ediyorum.