NE MÜNASEBET! 

Ne kadar doğru, dünya tam bir cadı kazanı, eriyip gidiyoruz.

Cadılar Bayramı’nı kutladı şımarıklar. 

Ben duyar kasmayacağım, yani bizim bayramlarımızı kutluyor musunuz diye insanların peşine düşmeyeceğim.

Yani çok fazla anlam yüklemeyeceğim ama şımarıklık ve tuzu kuru bayramı olduğunu düşünüyorum.

Bana ne, ister kutlasın, ister kutlamasın ama  bayram kostümleri komik ve abuk sabuk yani.

Aleyna Tilki, bu bayram için; cadılar bayramı kutlamak için, kostüme gerek yok demiş.

"Dünya bir cadı kazanı, biz de içinde kaynıyoruz, kostüme gerek yok, kazan bizi eritiyor" demiş.

Ne kadar doğru, dünya tam bir cadı kazanı, eriyip gidiyoruz.

Ana haber bültenlerine bakın.

Öğleden sonraki mağdur programlarına bakın.

Gazete sayfalarına bakın.

İnternet sitelerine bakın 

Etrafa, komşularınıza, hatta arkadaşlarınıza bakın.

Ve hatta daha çok kendinize bakın.

Ölüleri bile yiyen bir düzen var, biz de seyrede seyrede ömür geçiriyoruz. 

Yüzü kızaran, yüzünde utanma olan kaç insan kaldı bilmiyorum.

Yüzünde özlem, gözlerinde haksızlığa kafa tutan kaç insan kaldı onu da bilmiyorum.

Günde kaç defa;

Hayat senin için çekilmiyorsa, sen hayatın ipini çek, de bakalım! Çekebiliyor musun.

Herkes çakallaşarak para kovalıyor.

Ne aşk kalmış.

Ne sevgi kalmış.

Ne saygı kalmış.

Şahit oldum.

Adam "çok aşığım, çok seviyorum" dediği kadına, para ima ediyor, defalarca yapıyor.

Kadın anlamamazlığa geldiğinde hakaret ediyor ve demediğini bırakmıyor.

Karısı değil, aynı çatı altında değil, ömürlerini geçirdikleri, iyi gün kötü gün yok ki.

İma etmek ne kadar ayıp.

Erkek var.

Kadın var.

Bir erkek kadının parasını istemez ki.

Ne münasebet diye bir cümle vardır, bazen o kadar anlamlıdır ki.

Ne münasebet yani.

Herkesin sevgi saygı dışında her şeyi var.

Kalbi hırsız olmuş ne çok insan var.

Ben artık, her şeyden ve herkesten çok korkar oldum.

Baba kız televizyon seyrediyorlar, kız babasına, “baba televizyonu kapatır mısın, bu adamlardan korkuyorum” diyor.

Baba , “ama ben onları seviyorum, kapatmam"  diyor.

Kız! "baba o zaman ben senden de korkuyorum" diyor.

Funda'nın aklındakiler!

.........Instagram arsızlığı aldı başını gitti.

Yemekçi sayfaları var.

Yemek tarifleri veriyorlar, börek tarifleri veriyorlar, kek tarifleri veriyorlar 

Sağlık sayfaları var.

Saç bakım yağları nasıl hazırlanıyor, kuru cilde ne iyi gelir, topuklar nasıl yumuşatılır.

Bitkicilerin sayfası var.

Hangi bitki böbrek taşı düşürür, hangi bitki migrene iyi gelir, karaciğer nasıl temizlenir falan.

Gerçekten çok faydalı bilgiler veren sayfalar var.

Ama çoğunuzun ortak bir noktası var, dilenci gibi yalvarıyorlar.

Yalvarmanız çok aşağılayıcı ve gereksiz.

Ne münasebet yani.

Şöyle yazıyorlar.

Nokta dahi olsa yorum yazınız. 

Sayfam yoğun baskı altında.

Hatta Allah rızası için yorum yazın.

Anlamakta çok zorluk çekiyorum, gerçekten anlayamıyorum.

Senin sayfan neden yoğun baskı altında, kimler baskıyı, neden kuruyor.

Yoksa takipçi sayın şu kadar ama yorum yazan bu kadar. Sayılarından yola çıkarak reklam iş birliği yapamayacaksınız 

Dert bu mu ? 

Başka türlü manevi bir anlam yükleyemiyorum.

Kusura bakmayın.

Instagram çakallığı var, para kapma dersindesiniz ve anlıyoruz.

O zaman, paranızı kazanın ama yalvarmayın yeter.