NE ABD NE RUSYA!

Yaşar İÇEN 08 Mar 2020

Kürtçe bir deyim vardır; 'giya xâwşe tâlı' yani bahçenin otu acıdır.

Ne Amerika ne de Rusya! İlerleyen süreçte çok daha iyi göreceğiz ki, Türkiye’nin Ortadoğu’daki tek ve gerçek müttefiki Kürtler...

Ne zaman mı göreceğiz? Çok yakında değil çünkü bölge ülkelerini ve insanlarını acılarla biraz daha yoracaklar maalesef!
Kürtçe bir deyim vardır; ‘giya xâwşe tâlı’ yani bahçenin otu acıdır. İnsanoğlu yanı başındaki cevheri, çareyi, dostu görmez veya bazen de görmek istemez ve umudunu uzaklardaki arayışlara bağlar! Şöyle genel tabloya bakarsak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; komşusuyla anlaşamayan, savaşan, restleşen ülkelerin bulunduğu coğrafyalarda taaa uzaktakilerin başlatıp yönettiği kaos senaryoları asla eksik olmaz! Olmuyor da.
Suriye’de sıkıntıların başladığı günden itibaren hep şunu söyledim; Suriye’de başlatılanlar bir oyun! Oyunun sebebi de bölgeyi Suriyelilerden temizlemek, planladıkları şekilde ve sınırlarda yeniden dizayn etmek, seçtikleri halkları dizayn edilen tablonun içine yerleştirmek... Yıllar önce Suriye için yazıp konuştuğum tek cümle buydu.
Ve Irak... İran’ın Irak içerisinde her kademeye sızması için adeta tüm kapılar ardına kadar açılmış gibiydi. Sanki bir güç herkesi Irak’tan çıkarıp İran’a buyur diyordu. Türkiye’nin de bu süreçte Irak Bölgesel Yönetimi ile köprüleri atması için her yol deneniyordu! Ki başarılı oldu bu girişimler. Türkiye IKBY’de gerçekleşen bağımsızlık referandumu sonrası köprüleri attı, uçuşları durdurdu, ticaret zora girdi ve İran balıklama atladı Türkiye’den boşalan her noktaya. Siyasete, ticarete, turizme, sosyal-kültürel etkinliklere ve daha nicelerine...
Sonra Bağdat’ta başlayan ‘aslında Şii Şii güç çekişmesi olan fakat dünyaya Iraklıların yoksulluk, yolsuzluk, adaletsizlik baş kaldırısı olarak lanse edilen sokak olaylarına’ el altından imza attı İran. Çünkü Irak içinde zamanla güçlenen İran taşları kendi liderlerine kafa tutmaya, hesap sormaya, emirlere uymamaya başladı. Ki herkes çok başka şeyler yazıp konuşurken bu tespitimin doğru olduğunu Süleymani ve ekibinin öldürülmesiyle gördü dünya!
Evet şu an Bağdat yönetiminde İran menşeili çok büyük bir Şii-Şii taht savaşı halâ yaşanıyor. Daha da şiddetlenecek çünkü Irak için planlanan ‘Şii Arap’ yönetimini çok büyük ihtimalle yakında hayata geçirilecek! Bununla birlikte içinde Türkiye’nin de olduğu Ortadoğu ülkeleri hızla Arap kültürüyle asimile edilirken zamanla bu ülkelerde iç çatışmaları görme ihtimali de yüksek! Çünkü Arap kültürü baskın olmayı ve içine kendinden olmayanı almama (kaynaşmayı reddetme) ruhuna sahip.
Bunca cümleden sonra gelelim Türkiye’nin konumuna. Türkiye, yıllardır Suriye üzerinden ABD ve Rusya ile sınanırken asıl okuması gereken tablonun Kürtler olduğunu görmeli en kısa zamanda! Dilimde tüy bitse de bıkmadan usanmadan her daim zikredeceğim; ‘Türkiye ve Kürtler, hava ve su gibi Ortadoğu toprağının vazgeçilmez iki unsuru. Ayrı ayrı değil aynı paydada yan yana durmalı ki Ortadoğu tadına doyumsuz bir şekilde yeşersin... Basit bir örnek vermek istiyorum; Ortadoğu halklarının evlilik tablosuna bakınca farklı kültürler arası evliliklerde en yüksek rakamın ve en uyumlu olanın Kürtler ve Türkler arasında olduğu görülür... Aynı uyum rakamının komşuluk, dostluk, arkadaşlık ve iş ortaklığı başlıklarında da yakalandığını ispat edebiliriz araştırdığımızda. Ki Barzanilerin, tıpkı Türkiye gibi yıllardır yürüttüğü PKK mücadelesini ve son süreçte Diyarbakır Annelerinin evlatlarına kavuşmasındaki katkısını da biliyoruz.
Türkiye ve IKBY her kademesiyle kalıcı bir şekilde ikili ilişkilerini ‘müttefik’ formatına taşımayı başarırsa sıkıntıların üstesinden rahatlıkla gelindiği görülecektir...